Ulusoy: “Çiftçi can suyu beklerken, biz Beştepe’ye çim ekiyoruz”
İYİ Parti Tarım Politikaları Başkanı Kadir Ulusoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tarım sektörüne ilişkin son açıklamalarına sert sözlerle yanıt verdi. Ulusoy, açıklanan destek rakamlarının gerçeği yansıtmadığını savundu.
GAZETE PENCERE - Cumhurbaşkanı’nın tarıma ayrılan bütçeye ilişkin verdiği rakamları “şaşkınlıkla” dinlediklerini belirten Ulusoy, “Verilmeyen paraları verilmiş gibi göstermekle kalmadı, tarımsal üretimimizi de masa başında artırdı. TÜİK’ten aldığımız verilerle tarımsal tüm ürünleri inceledik. Bizim gördüğümüz fotoğraf bu değil” dedi.
“CUMHURBAŞKANI'NI 939 MİLYARDA NE DURDURDU?”
Erdoğan’ın “2025 yılında tarıma 706 milyar TL verdik” sözlerini hatırlatan Ulusoy, 2026 için açıklanan 939 milyar TL’lik destek vaadine de gönderme yaptı:
“2026 yılı için de 939 milyar TL vereceklerini açıkladılar. Neden 939? Madem atıyorsun 940 yap. Sayın Cumhurbaşkanı'nı 939 milyarda ne durdurdu bilemiyorum. Madem sallamak serbest, bunu 940 olarak açıklayabilirdi.”
Ulusoy, Meclis’te görüşülen resmi bütçe rakamlarına işaret ederek 2025 yılı tarımsal destek bütçesinin 158 milyar 550 milyon TL olduğunu, 2026 için öngörülen rakamın ise 167 milyar 634 milyon TL seviyesinde kaldığını söyledi. Tarım Kanunu’na göre desteklerin çok daha yüksek olması gerektiğini savunan Ulusoy, “Vermişler 158 milyar ama 706 milyar verdik diye iddia ediyorlar” ifadelerini kullandı.
“DÜNYADA İLK DEFA BÖYLE BİR DESTEK GÖRÜLDÜ (!)”
Açıklanan yüksek rakamların nasıl hesaplandığını araştırdıklarını belirten Ulusoy, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İstatistik kullanarak yalan söyleminin bir yolunu bulmuşlar. Sayın Cumhurbaşkanı’nın verdiği rakamları, bürokratları şöyle hazırlamışlar; ÇAY-KUR gibi, Türk Şeker gibi, Tarım Kredi gibi kuruluşlar zarar etmiş. ‘O zararları biz tarıma destek verdik’ diye yazmışlar. Bazı ürünlerden vergi de alınmıyor. Maliye Bakanlığı da ‘Eğer biz bunlardan vergi alsaydık şu kadar para kazanacaktık. O vergiyi almadığımız için, bu yatırımı destekliyor’ diyor. Vermediği parayı bu şekilde hesaplamışlar. Dünyada herhalde ilk defa böyle bir destek görülmüştür.”
Ulusoy’a göre açıklanan yatırımların da çiftçinin günlük hayatına doğrudan dokunan projeler olmadığını söyledi.
“ÇİFTÇİ CAN SUYU BEKLERKEN, BİZ BEŞTEPE’YE ÇİM EKİYORUZ”
Ulusoy, Beştepe’deki millet parkı ve mesire alanı için yapılan harcamaları örnek göstererek şöyle konuştu:
“Beştepe’de geçen sene millet parkı için mesire alanına 2 milyar TL harcamışlar. O zamanki dolar kuruyla neredeyse 58 milyon doları mesire alanına harcamışız. Çiftçi can suyu beklerken biz hâlâ Beştepe’ye çim ekiyoruz, sulama yapıyoruz, peyzaj yapıyoruz.”
KİT zararlarının “çiftçiye destek” gibi gösterildiğini savunan Ulusoy, “ÇAY-KUR gibi bir kurum nasıl zarar eder? Sonra bu zararı ‘Çiftçiye destek verdin diye’ nasıl örtmeye çalışırsın?” diye sordu.
“İNSANLAR ETİ YEMEKTE KOKU OLSUN DİYE KULLANMAYA BAŞLADI”
Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’nin kırmızı ette Avrupa birincisi olduğunu söylediğini hatırlatan Ulusoy, fiyatlar üzerinden eleştiri getirdi:
“Kırmızı ette Avrupa'nın birincisi ve dünyada çok iyi bir yerdeysek; niye dünyanın en pahalı etini yiyoruz? Bu bir oksimoron değil mi? O zaman sizin hayvan sayısıyla ilgili verdiğiniz rakamlar doğru değil. O rakam doğru olsa bizim ete doymuş olmamız gerekirdi. Et neredeyse eser miktarda tüketiliyor. İnsanlar yemekte koku olsun diye et tüketmeye başladı.”
Dar gelirli yurttaşların uzun süredir kırmızı ete erişemediğini savunan Ulusoy, açıklanan üretim verilerinin de gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
“NEYİ ARTTIRMIŞIZ Kİ TARIMSAL ÜRETİMDE İYİYİZ?”
TÜİK verilerine atıf yapan Ulusoy, 2024 ve 2025 yıllarını kıyasladıklarında buğdaydan arpayla, patatesten ayçiçeğine kadar birçok üründe gerileme gördüklerini söyledi:
“Allah için biz neyi arttırmışız ki tarımsal üretimde iyiyiz?”
Pamuk üretiminde de düşüş yaşandığını belirten Ulusoy, tekstil sektöründeki daralmaya dikkat çekti.
“PROJENİN MANTIĞINA KARŞI DEĞİLİZ AMA…”
Cumhurbaşkanı’nın “Kırsalda bereket, küçük başa destek” başlığıyla açıkladığı projeye de değinen Ulusoy, destek fikrine karşı olmadıklarını ancak ölçeğin yetersiz olduğunu söyledi:
“Kırsal kalkınmayı ve küçükbaş hayvancılığı destekliyoruz. Bununla ilgili bir proje varsa bunu seve seve herkese anlatır ve Tarım Bakanlığını destekleriz. Keşke kırsal yeniden kalkınsa, keşke küçükbaş hayvancılık ilerlese. O bakımdan hemen muhalefet ediyorsunuz demeyin. Bu projenin mantığına karşı değiliz ama projenin sayılarına ve miktarına karşıyız.”
Projede 150 bin küçükbaş hayvandan söz edildiğini hatırlatan Ulusoy, toplam küçükbaş varlığıyla kıyaslandığında rakamın çok sınırlı kaldığını savundu:
“Yani şöyle; zaten 390 koyunum var, ben yanına bir tane daha küçükbaş koyuyorum ve ‘Türkiye'de hayvancılık kurtuldu’ diyorum. Dalga mı geçiyorsunuz? 390 koyunu 391 yapınca kırmızı et mi ucuzlayacak, hayvancılık mı kurtulacak?”
“ÇOBAN ZANNETTİKLERİNİZİN HEPSİ AFGANLI MÜLTECİ”
Köylerin yeniden canlanması için yalnızca hayvancılık desteğinin yeterli olmayacağını söyleyen Ulusoy, şu ifadeleri kullandı:
“Köylerin yaşanır yerler olması lazım. Siz köyleri yaşanmaz yerler yaptınız. Köylerde çoban mı kaldı? Cumhurbaşkanı orada bir atıf yaptı. ‘Çobanın oyuyla bizim oyumuz bir mi’ diyenlere cevap verdi. Köyde çoban mı kaldı ki çobanın oyu olsun. Senin çoban zannettiklerinin hepsi Afgan. Afganlı mültecileri getirip ahırlara koyuyorsunuz. Onları da çoban zannediyorsunuz.”
Ulusoy, büyükşehir yasasının ve köy statüsünün yeniden ele alınması gerektiğini savundu.
Konuşmasının sonunda ise iktidarın üretim yerine rakamlarla gündem oluşturduğunu iddia etti:
“Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmalarından şunu anlıyoruz; iktidar tarımsal ürün üretemiyor. Peki ne yapıyor? Bol bol istatistik üretiyor. Ama hatırlatalım; istatistik karın doyurmaz. Bu milletin karnı doyacaksa; bizim ete, süte, yumurtaya, ekmeğe ve una ihtiyacımız var.”
Kaynak:Haber Merkezi