Uygur Türkü aile Çin'e gönderilecek: 1 aylık bebek ve ailesi deport edilme tehlikesi ile karşı karşıya
İstanbul’da 24 Aralık gecesi, Uygur Türkü bir ailenin evine polis operasyonu düzenlendi. Operasyonda, aralarında henüz 1 aylık bir bebeğin de bulunduğu dört kişi gözaltına alındı.
PENCERE - Son dönemde İçişleri Bakanlığı Türkiye’de yaşayan mültecilere yönelik operasyonlar düzenleniyor.
Bu operasyonlarda hak ihlalleri de dikkat çekici şekilde arttı. Son olarak 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gece İstanbul’da yaşayan Uygur Türkü bir ailenin evine polis tarafından operasyon düzenlendi.
Operasyonda Merziye Penirdin, Bilal Erkin, Müeyesser Ali ve Abdullah Pehirdin gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında henüz1 aylık bir bebek de bulunuyor. 1 haftadır geri gönderme merkezinde tutulan anne ve Müyesser bebeği Enes Abdallah Çin’e deport edilme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldı.
BEBEĞİN SAĞLIK DURUMU
KARAR’a konuşan Müeyesser Ali’nin avukatı, özellikle anne ve 30 günlük bebeğin sağlık durumunun endişe verici olduğunu söyledi.
Karar’dan Feyza Nur Çalıkoğlu’nun haberine göre; Aile bireylerinin Türkiye’de geçerli ve aktif oturum izinlerine sahip olduğu, uzun süredir Türkiye’de yaşadıkları ve çocuklarının da burada doğup büyüdüğü belirtilirken, gözaltı sırasında kendilerine herhangi bir resmi gerekçe bildirilmediği ifade edildi. Gözaltına alınanlardan Müeyesser Ali ile Abdullah Pehirdin’in tek böbrekle yaşadığı, buna rağmen sağlık durumlarının göz önünde bulundurulmadığı ileri sürüldü.
Kırklareli Geri Gönderme Merkezi’nden İzmir’e sevk sürecinde, yaşı 1, 3 ve 6 olan üç çocuğun sağlık koşullarının bozulması üzerine çocukların aile yakınlarına teslim edildiği belirtildi. İzmir Geri Gönderme Merkezi’ne ise yalnızca Müeyesser Ali ile 1 aylık bebeğinin gönderildiği ifade edildi.
Sevkin ardından anne ve bebeğin sağlık durumunda kısmi bir iyileşme sağlandığı ve ilaç temin edildiği belirtilirken, özellikle 30 günlük bebeğin sürekli ve düzenli sağlık kontrolüne ihtiyaç duyduğu vurgulandı.
Sınır dışı ve idari gözetim kararının, herhangi bir yeni ve somut gerekçe gösterilmeksizin uzatıldığı belirtildi. Avukat, bu sürecin emniyette ifade verip serbest bırakılan göçmenlerin dahi otomatik biçimde geri gönderme merkezlerine sevk edilmesi şeklinde işlediğini, müvekkili ile bebeğinin de bu uygulama kapsamında idari gözetim altında tutulduğunu ifade etti.
Sevkin ardından İzmir İl Göç İdaresi, idari gözetimin yeniden uzatılmasına karar verdi. Bunun üzerine avukat, söz konusu karara karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz başvurusunda bulundu. Avukatın aktardığına göre, başvuru dün öğle saatleri itibarıyla UYAP sistemine kaydedildi ve dosya şu anda tensip aşamasında bulunuyor. Mahkeme tarafından henüz bir karar verilmiş değil. Normal koşullarda bu tür başvuruların 1 ila 2 hafta içinde sonuçlandığı ifade ediliyor.
11 YILLIK OTURUM
Ailenin avukatı, dosyaya ailenin yaklaşık 11 yıldır Türkiye’de yaşadığı, uzun dönem ikamet iznine sahip olduğu, çocukların Türkiye’de doğduğu ve eğitim gördüğüne ilişkin bilgilerin sunulduğunu aktardı. Kira sözleşmeleri ile yerleşik bir hayatı ortaya koyan belgelerin de başvuruya eklendiği belirtildi.
ÇİN’E DEPORT HUKUKİ Mİ?
Avukat, ailenin Çin’e geri gönderilmesinin hem fiilen hem de hukuken mümkün olmadığını vurguladı. Çin Halk Cumhuriyeti’nde Uygur Türklerine yönelik yaygın ve sistematik insan hakları ihlallerinin uluslararası raporlarla belgelendiğini belirten avukat, bu nedenle sınır dışı kararlarının geri göndermeme ilkesine açıkça aykırı olduğunu ifade etti. Bu koşullar altında idari gözetimde tutulmanın da hukuki bir anlam taşımadığını söyledi.
Kaynak:Haber Merkezi