Van'da 'Halep' protestosu: "Sessizlik, bu suça ortak olmaktır"

Van’da düzenlenen yürüyüşte Halep’teki çatışmalar protesto edildi. Demokratik Kurumlar Platformu adına konuşan Hanım Kaya, Birleşmiş Milletler ve uluslararası aktörlere “izleyici kalmayın” çağrısı yaptı.

Van'da 'Halep' protestosu:  "Sessizlik, bu suça ortak olmaktır"

PENCERE - Suriye'nin Halep kentinde yaşanan çatışmalara Van'da yapılan yürüyüşle tepki gösterildi. Demokratik Kurumlar Platformu üyesi Hanım Kaya, "Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın" dedi.

Van'da bir araya gelen vatandaşlar, Suriye'nin Halep kentinde yaşanan çatışmaları protesto etti. Demokratik Kurumlar Platformu'nca düzenlenen yürüyüş DBP Van İl Örgütü önünden başladı, Sanat Sokağı'nda son buldu. Yürüyüşe DEM Parti İl Eşbaşkanları Gülşen Kurt ve Veysi Dilekçi, DBP Van İl Eş Başkanları Gönül Uzunay ile Cemal Demir, Van Milletvekilleri Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Sinan Çiftyürek, Mahmut Dündar, Zülküf Uçar, yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan, Neslihan Şedal, belediye eş başkanları ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Yapılan basın açıklamasında konuşan Demokratik Kurumlar Platformu üyesi Hanım Kaya şunları söyledi:

"Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik aralıksız biçimde sürdürülen saldırılar açık ve tartışmasız bir insanlık suçudur. Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların ağır silahlarla yürüttüğü bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef almakta; aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmaktadır. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin kasıtlı biçimde savaş alanına çevrildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Saldırıların tam da Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonunun ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesi son derece manidardır. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır. Bu saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir.

Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır.
Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın."

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar