Yargının Araçsallaştırılması: Güncel Sorunlar – II Sempozyumu düzenlenecek
İstanbul Barosu ile Türkiye Barolar Birliği tarafından Yargının Araçsallaştırılması: Güncel Sorunlar – II Sempozyumu” düzenlenecek.
GAZETE PENCERE - İstanbul Barosu ile Türkiye Barolar Birliği tarafından “Yargının Araçsallaştırılması: Güncel Sorunlar – II Sempozyumu” düzenlenecek. Sempozyum 27-28 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek.
Hukuk devletinin aşınması, yargının siyasallaşması, yargı bağımsızlığının zedelenmesi, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması ile ceza yargılamasında yargının araçsallaştırılması gibi güncel ve kritik başlıkların ele alınacağı sempozyum, alanında uzman hukukçuları, akademisyenleri ve uygulayıcıları bir araya getirecek.
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu sempozyuma ilişkin şu ifadeleri kullandı:
Bu sempozyumun ikincisinin İstanbul’da yapılması adaletsizliklerin merkezi haline gelmiş olan İstanbul açısından önemlidir. Hak ve özgürlük ihlalleri İstanbul’da yoğunlaşmıştır.
2017 Başkanlık sistemiyle beraber oluşturulan baskıcı antidemokratik uygulamalar sebebiyle yerel yönetimlere karşı yargı araçsallaştırılmıştır. Barolar gibi, bazı kurumlara yapıldığı gibi.
Hukuğun anayasının kirletilmesi 3 füzyonla yapılıyor.
1- Kişi başkan devlet füzyonu; Bakanlık atamaları, parti militani olmaları, siyasal egemenliğin nasıl gasp edildiği. Bir başsavcı diğeri vali, bakanlığa atandıktan sonra parti militanı gibi davranıyorlar.
2- Din ve devlet füzyonu birleştirilmesi. Bunu büyük ölçüde bir tarikatla yapılan fiili koalisyon sırasında gördük. Daha sonra kur koru mevduat yoluyla gördük.
3- Devlet toplum füzyonu, 3 yıl once madde 24 ve 41 değişince bu adım atıldı, depremle ertelendi.
Başkanlık sistemiyle Belediye başkanlarına kayyum atanması, hapse atılması. 2025 Mart’ta başlayan süreç, siyasal iktidara giden yolu tıkama gayretleri olarak görülebilir. İlk parti iktidarı bırakmamak için seçim sonuçlarını kabul etmeyerek anayasaya rağmen seçimleri yineletmiştir.
Düşman hukuku, yandaş hukuku uygulanıyor, suç kuşkusu olsa da davet edince gidecek kisiyi top tüfekle alıkoyarsan düşman hukuku olur, düşman el kaldırana ateş etmez, bu durumda ediyor... Hesap verebilir bi iktidar olmadığı sürece bu toplatıların üçüncüsünü yapamayabiliriz. Hukuk çökerse hukukun çökmesi için çaba gösterenler de altında kalabilir. Bugün yürütülen süreç budur. Toplumsal yapının omurgası çökertilmek istenmektedir. Bu bakımdan yargıyı araçsallaştırma, aslında yargının siyasallaştırılmasının ötesinde şöyle de sorulabilir: Acaba bunlar yargının araçsallaştırılması, yargının siyasallaştırılması mı yoksa demokrasi sönümlendirme aracı mıdır?
Kaynak:Haber Merkezi