Aynı gecede iki dünya prömiyeri: Süreyya Operası’nda “Tehlikeli Oyun” ve “Deli Dumrul”
İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 13 Şubat’ta Kadıköy Süreyya Operası’nda iki yeni eseri ilk kez sahneleyecek. Biri kapalı bir mekânda geçen psikolojik hesaplaşmayı, diğeri ise Dede Korkut’un destansı karakterini bugünün sorularıyla yeniden yorumluyor.
GAZETE PENCERE - İstanbul Devlet Opera ve Balesi, aynı akşam iki yeni opera eserini seyirciyle buluşturuyor. “Tehlikeli Oyun” ve “Deli Dumrul”, 13 Şubat 2026’da Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi’nde dünya prömiyerlerini yapacak. Bu özel gecede izleyici, biri modern bir psikolojik gerilim, diğeri ise kökleri destanlara uzanan iki farklı anlatıyla karşılaşacak.
BİR HAPİSHANE ODASINDA YÜZLEŞME
Mehmet Ergüven’in librettosunu yazdığı, Mesruh Savaş’ın bestelediği “Tehlikeli Oyun”, iki kişi arasında geçen yoğun bir hesaplaşmayı merkeze alıyor. Hikâye, 1920’lerde bir hapishanenin görüş salonunda geçiyor. Kadın ve erkek arasında süren diyaloglar, zamanla korku, suçluluk ve geçmişle hesaplaşmanın ağır bastığı bir gerilim hattına dönüşüyor.
Eser, yalnızca müziğiyle değil sahne diliyle de dikkat çekiyor. Farklı bestecilerden yapılan alıntılar ve karakterlerin geçmişini yansıtan siyah-beyaz kısa film görüntüleri, anlatıyı çok katmanlı bir yapıya taşıyor. Yönetmen koltuğunda Nazlı İktu’nun oturduğu eserde orkestrayı Murat Kodallı yönetiyor. Solist kadrosunda ise Gülbin Günay, Şebnem Ağrıdağ Kışlalı, Zafer Erdaş ve Alper Göçeri dönüşümlü olarak sahneye çıkacak.
Bu prömiyer aynı zamanda, yakın zamanda hayatını kaybeden opera sanatçısı ve eski İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü Prof. Mesut İktu’nun anısına gerçekleştirilecek.
DELİ DUMRUL’UN BİLDİĞİNİZ HİKÂYESİ DEĞİL
Gecenin ikinci eseri “Deli Dumrul”, Dede Korkut anlatılarından tanınan karakteri bu kez farklı bir gözle sahneye taşıyor. Librettosu Sinan Bayraktar tarafından yazılan, bestesi Çetin Işıközlü’ye ait eser, bale ve operayı iç içe geçiren yapısıyla dikkat çekiyor.
Bu yorumda Dumrul, sadece cesur ya da kahraman bir figür olarak değil, iktidarla, güçle ve kendi sınırlarıyla hesaplaşan bir karakter olarak ele alınıyor. Geleneksel anlatılardan farklı olarak, otoriteyi sorgulayan ve kendi kurallarını dayatmaya çalışan bir kişilik portresi çiziliyor.
Cenk Bıyık’ın sahneye koyduğu eserde, orkestrayı yine Murat Kodallı yönetiyor. Deli Dumrul karakterini Işık Belen ve Burak Kul dönüşümlü olarak canlandıracak. Eserin 17 Şubat’taki temsili ise, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin eski müdürlerinden Sedat Öztoprak’ın anısına sahnelenecek.
ŞUBAT VE MART BOYUNCA SAHNEDE OLACAK
Her iki eser de 13 Şubat’taki dünya prömiyerinin ardından 17, 20, 24 ve 27 Şubat ile 13 Mart 2026 tarihlerinde yeniden sahnelenecek.
Süreyya Operası’nda aynı akşam izleyiciyle buluşacak bu iki yapım, hem çağdaş opera üretiminin yeni örneklerini görmek isteyenler hem de klasik anlatıların bugünkü yorumlarını merak edenler için nadir rastlanan bir fırsat sunuyor.

Kaynak:Haber Merkezi