Aynı Yağmur Altında dizisinin yapımcısından ‘inancımızı kamçıladı’ açıklaması
ATV’nin Baba Yapım imzalı Aynı Yağmur Altında dizisi domuz eti sahnesiyle tepki çekmişti. Baba Yapım, sahnenin bağlamından koparıldığını savundu, “kutuplaştırıcı değil, toplumsal mutabakatı anlatan tasarım, tepkiler inancımızı kamçıladı” dedi.
GAZETE PENCERE - Başrollerinde Hülya Avşar, Fikret Kuşkan, Mine Çayıroğlu, Deniz Uğur ve Levent Ülgen gibi isimlerin olduğu Aynı Yağmur Altında dizisi, ikinci bölümde yer alan bir akşam yemeği sahnesi nedeniyle sosyal medyada tartışma yarattı. Mine Çayıroğlu’nun canlandırdığı Tülin karakterinin, muhafazakâr Müslüman bir aileyi ağırladığı sofrada domuz eti ikram etmesi kamuoyunda sert tepkilere yol açtı.
Sahne, daha fragman aşamasında gündem olurken, dizinin “muhafazakâr-seküler çatışması” üzerinden toplumu ayrıştırdığı eleştirileri yapıldı. Gelen eleştirilerin ardından senaryo ekibine takviye yapıldığı ve “Yalı Çapkını” dizisinin senaristi Mehmet Barış Günger’in projeye dahil edildiği açıklandı.
YAPIM ŞİRKETİ: “SAHNE MANİPÜLE EDİLDİ”
Tartışmaların büyümesi üzerine Baba Yapım yazılı bir açıklama yayımladı. Gazeteci Birsen Altuntaş’ın aktardığına göre açıklamada, “Aynı Yağmur Altında dizimizin sosyal medyada manipüle edilen sofra sahnesi, inanç veya yaşam tarzı çatışması değil, kibir ile nezaket arasındaki kadim savaşın modern bir tasviridir” denildi.
Şirket, söz konusu sahnenin “kutuplaştırıcı değil, toplumsal mutabakatın ve ortak ahlakın önemini gösterdiğini” savundu. Açıklamada, “Kurulan o sofra bir ayrıştırma alanı değil; en keskin fikir ayrılıklarının bile evrensel değerler karşısında nasıl silinebileceğinin göstergesidir” ifadeleri kullanıldı.
Baba Yapım, sahnedeki asıl mesajın “kaba tutuma karşı kendi ailesinden gelen tepki” üzerinden verildiğini belirterek, bunun kutuplaşmanın panzehrinin “kendi içimizdeki yanlışa dur diyebilme cesareti” olduğunu gösterdiğini kaydetti.
DAHA ÖNCE DE GÜNDEM OLMUŞTU
Dizi yalnızca domuz eti sahnesiyle değil, ilk bölümdeki toplu taşıma sahnesiyle de tartışma yaratmıştı. O sahnede kadınların giyim tarzı üzerinden başlayan tartışmanın dini kimlikler ve yaşam biçimleri üzerinden karşılıklı hakaretlere dönüştüğü görülmüştü.
RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, dizinin incelenmesi için Üst Kurul’a dilekçe verdi. Taşcı, dilekçesinde “Dizinin her iki bölümünde laikleri dinsiz ve dindar karşıtı gibi gösterme çabası bilinçli ve ısrarlı bir şekilde ekrana yansıtılmaktadır” ifadelerini kullandı. Ramazan ayında yayınlanan sahnelerin “kışkırtıcı ve tahrik edici” olduğunu ifade etti.
Türk Ortodoks Topluluğu da yazılı açıklama yaparak, Türkiye’de seküler çevrelerde dahi domuz eti tüketiminin yaygın olmadığını belirtti ve “Biz Hristiyan Türkler bile çok nadiren domuz eti yeriz. Müslüman komşumuza asla domuz eti ya da alkol ikram etmeyiz” dedi.
DOMUZ ETİ BULAMAMIŞLAR
Sosyal medyada gündeme gelen iddiaya göre ise set ekibinin domuz eti bulamadığı, dana etinden öyle bir görünüm elde etmeye çalıştıkları öne sürüldü.
Kaynak:Haber Merkezi