Can Yayınları 2026’ya edebiyatın geniş haritasıyla giriyor
Can Yayınları, Ocak 2026 kitaplarıyla çağdaş edebiyatla klasikleri aynı çatı altında buluşturuyor. Yeni yılın ilk ayında öyküden romana, felsefeden anlatıya uzanan geniş bir seçki okurla buluşuyor.
PENCERE - Yeni yıla edebiyatın farklı damarlarını bir araya getiren bir yayın programıyla giren Can Yayınları, Ocak 2026’da hem yeni metinleri hem de edebiyat tarihinin köşe taşlarını okura sunuyor. Baskı altındaki bireyin deneyimlerinden distopik anlatılara, içsel hesaplaşmalardan felsefenin kurucu tartışmalarına uzanan kitaplar, yılın ilk ayına geniş bir okuma alanı açıyor.
BASKI, YÜZLEŞME VE İÇE DÖNÜŞ
Fadime Uslu’nun yeni öykü kitabı Bir Kıyıda, bireyin baskı altındaki varoluş hâllerine odaklanıyor. Kaçış ile yüzleşmenin, sessizlik ile ifşanın yan yana geldiği öykülerde yalnızlık, iç konuşma ve kolektif düşler belirleyici bir yer tutuyor.
Ahmet Güntan’ın Sarıldım Çiftliği. adlı romanı ise aşk, suçluluk, suskunluk ve yeniden başlama arzusunu merkezine alan bir iç hesaplaşma anlatısı sunuyor. Hatırlamakla unutmak arasında sıkışmış karakterler üzerinden kırılgan bir yaşam dengesi kuruluyor.
DİSTOPYADAN BELLEĞE
Kore edebiyatının dikkat çeken isimlerinden Bora Chung, Senin Ütopyan adlı kitabında distopik öyküler aracılığıyla insan doğasının rahatsız edici ve kırılgan yönlerini görünür kılıyor. Yapay zekâ, yıkım, kapitalizm ve doğa temaları, vicdani bir sorgulamayla iç içe ilerliyor.
Judith Schalansky’nin Kayda Geçen Kayıplar adlı eseri ise yok olmuş coğrafyaları, türleri ve kültürel mirasları edebî bir envanter gibi kayda geçiriyor. Bellek ile yok oluş arasındaki sınır, bilinçli biçimde bulanıklaştırılıyor.
YENİDEN KEŞFEDİLENLER VE DÜŞÜNCENİN İZLERİ
Uzun yıllar kayıp kalan Kay Dick imzalı Onlar, otoritenin adım adım kurulduğu karanlık bir dünyada bireysel direnişi odağına alıyor. Tek bir karakter üzerinden özgürlüğün sistemli biçimde nasıl yok edildiği anlatılıyor.
George Edward Moore’un notlarından derlenen Wittgenstein: Cambridge Dersleri 1930–1933, modern felsefenin kurucu isimlerinden Wittgenstein’ın düşünce sürecini ve ders ortamındaki tartışmaları yakından izleme imkânı sunuyor.
ROMAN, YOLCULUK VE ÇÖKÜŞ
Salman Rushdie, Kişot romanında Cervantes’in izini sürerek çağdaş dünyanın kimlik, göç ve anlatı sorunlarını çok katmanlı bir kurgu içinde ele alıyor. Eser, bir yol hikâyesi olduğu kadar hikâye anlatıcılığına yazılmış bir metin olarak öne çıkıyor.
Sándor Márai’nin Bolzano’da Son Sahne adlı romanı ise görkemin kaybını, geçmişle bugünün çatışmasını ve karakterin içsel çözülüşünü lirik bir dille anlatıyor.

KLASİKLERDEN GÜÇLÜ SESLER
Ocak ayının klasik seçkisinde Rainer Maria Rilke’nin Genç Bir Şaire Mektupları ile Mark Twain’in hiciv yüklü eseri Yeryüzünden Mektuplar yer alıyor. Rilke, sanat ve yalnızlık üzerine derin bir düşünce alanı açarken, Twain insanlığın inançları ve gündelik çelişkileri üzerine keskin bir ironi kuruyor.
Kaynak:Haber Merkezi