Dekor yok, kostüm yok, makyaj yok: Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne davetlisiniz
İBB Şehir Tiyatroları oyuncuları gündelik kıyafetleriyle bir masanın etrafına toplanmış önlerinde oyunun metni, yüzlerinde makyajları olmadan sadece sesleriyle kendilerini dinlemeye gelenlere çok keyifli bir deneyim yaşattı.
Nilay CAN
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, genç oyun yazarlarının metinlerini seyirciyle buluşturan yeni bir projeye başladı. ‘Muhsin Ertuğrul Okumaları’ adını taşıyan program henüz sahnelenmemiş oyun metinlerini görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi amaçlıyor. İlk okuma tiyatrosu “Sahte Uçmag” geçtiğimiz pazartesi akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde seyirciyle buluştu. İBB Şehir Tiyatroları oyuncuları gündelik kıyafetleriyle bir masanın etrafına toplanmış önlerinde oyunun metni, yüzlerinde makyajları olmadan sadece sesleriyle kendilerini dinlemeye gelenlere çok keyifli bir deneyim yaşattı.

Onur Demircan ve Başak Erzi’nin projesi olan okuma tiyatrosunun ilk akşamında Siirtli psikolojik danışman Agit Destan’ın yazdığı Sahte Uçmag’ı hem dinledik hem izledik. Fuayenin ışıkları sadece masayı aydınlatırken karanlığın içinden gelen seslerde hayali bir köyde yaşanan ve bağımlılık yaratan ‘uçmag’ duygusunu hissettik. Devlet Tiyatroları’nın düzenlediği bir yarışmada ödül kazanan yazar Agit Destan’ın hikayesinde; Dümdüz bir dünyada yaşayan köylüleri 45 akçeden sattığı ‘’merdiven’’ ile tanıştıran Soytarı hepsinin aklını başından alır. Bu yeni icat adeta onları yüksekten aşağıya süzülmeye bağımlı hâle getirir. Tabi bu arada merdivenler üst üste konur kimi düşer kolunu kırar kimi kafasını yarar. Bu duruma son vermek lazım diyen köyün reisi çareyi merdiveni yasaklamakta bulur. Öğütleri ve uyarıları köylüler üzerinde etkili olan Ulu Bilge’ye giderler ancak bağımlılıktan kurtulmak hiç de kolay değildir. Yükseğe çıkmak arzusunun önüne geçemeyen köylüler gece vakti bir sevgiliye koşar gibi köyün dışında gizli gizli merdivene tırmanıp atlamaya başlar. Soytarı da durumdan faydalanır olur mu merdivenin fiyatı 200 akçe, tarlasını satan merdiven almaya koşar. Hikayenin sonunda köylülerden Şarik merdivenleri üst üste dizer yapma etme diyenlere aldırmaz. Ulu Bilge, ‘Atlarsan öleceksin’ der ama Şarik ‘Atlamazsam ölürüm’ diyerek sonsuzluğa uçar.
ÇAĞIN HASTALIĞI BAĞIMLILIK
Okumanın sonunda elbette alkışlar vardı ama bu kadarla kalmadı fuayedeki seyirciler hem oyunun kendilerine düşündürdüklerini anlatma hem de akıllarındaki soruları sorma fırsatı yakaladılar. Tabi ki oyunun mesajını en iyi anlatabilecek kişi yazarıydı. Hikayedeki merdivenin yerine ister alkolü koyun ister kumarı ister uyuşturucuyu ya da elinizde tuttuğunuz telefonu. Sahte Uçmag da bağımlılığı konu alan bir oyun. Uçmag eski Türkçede cennet anlamında bir kelime ve yazar bize sahte cennetleri anlatıyor. Siirt’te olduğu için geceye video konferans yöntemiyle katılan yazar Agit Destan, “Muhsin Ertuğrul Okumaları çok özgün, çok mükemmel bir program. Hepinizin emeğinize sağlık. Çocukken radyo tiyatrolarını çok dinlerdim. Şimdi kendi oyunum bir radyo tiyatrosunda seslendiriliyormuş gibi hissettim. Çok duygulandım. Mükemmel bir seslendirmeydi. Bağımlılık hakkında böyle bir oyunu yazabilmemin sebebi psikolojik danışman olmam olabilir. Çünkü yoksunluk, tolerans geliştirme, bağımlılık döngüsü gibi konularda bilgi sahibi olduğum için bunu oyuna yedirebildim. Oyundaki karakter isimleri de bir yönü çağrıştırıyor. Şarik, şark, Garip, garp… Bu oyunda bir yön duygusu ve sürekli yukarı çıkma isteği var. Ama merdiven sonsuza kadar uzamaz ve insanın gücü bir yerde biter” diyerek konuştu.
“TİYATRODA EN ÖNEMLİ ŞEY YAZARDIR”
Okumanın sonunda konuşan İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever: “Bu projeyi Onur Demircan ve Başak Erzi getirdiği zaman hiç tereddütsüz ‘peki’ dedik. Tiyatroda en önemli şey yazardır. Tiyatroya yapılacak en büyük yatırımın yazar olduğunu düşünüyoruz. Bu proje genç yazarları daha görünür hale getirmenin bir yoluydu. Bunu hemen hayata geçirmek istedik. Çok kısa zamanda organize olan arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Bu organizasyonun arkasında epey bir detay var. Bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim. Herkes elini taşın altına soktu” dedi.
BİZE BİZİM HİKÂYELERİMİZİ KİM ANLATACAK?
Gecenin sonunda projenin mimarlarından Onur Demircan da konuştu ve şunları şöyledi : “Küçücük bir şeyle başladı aslında. Her sezon başında bütün yönetmenler oyun arar. Yabancı yönetmenlerin yazarların oyunlarına bakılır. Muhsin Ertuğrul'un çok güzel iki tane kitabı vardır, hatıralarını anlattığı ve orada inatla sorduğu bir soru var. Bize bizim hikâyelerimizi kim anlatacak? Ve yazar yetiştirmek için çırpınmış hayatı boyunca. Şehir Tiyatrosu'nun babası olarak andığımız bir isim kendisi. Muhsin Ertuğrul Okumaları’nın ismi de buradan geliyor. Bu proje tamamıyla bu cümleden başladı. Bu okumada seçilen ilk oyunumuzdu okumalar her pazartesi devam edecek. Sezon sonundayız ve çok yorgun oyuncularımız buna rağmen gelip burada sabah prova alındı. İki kere prova aldık ve üçüncü okumaları da sizinleydi. Şehir Tiyatrosu oyuncularının kondisyonu çok yüksek oluyor, metinleri hemen çözebiliyorlar. Çok teşekkür ediyorum onlara. Hep beraber var olduk bu projede.”
Tiyatro metinle başlıyor, yönetmen, kreatif alan, oyuncular ve seyirciyle tamamlanıyor. Sadece seyirci kalmıyım derseniz genç yazarlara destek vermek için İBB Şehir Tiyatroları sizi Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne ücretsiz olarak davet ediyor. Pazartesi akşamları saat 20.00’de yepyeni bir sahnelenmemiş metni izlemeye gidin. Belli mi olur belki dinlediğiniz metin gelecek yıl sahnelenir!
SAHTE UÇMAG’IN OYUNCULARI:
Ulu Bilge – Emre Narcı
Soytarı – Gökçer Genç
Köyün Reisi – Tankut Yıldız
Garip – Tarık Köksal
Cenup – Volkan Öztürk
Şimal – Hasip Tuz
Şarik – Ertan Kılıç
Yardımcılar Korosu: Cafer Alpsolay, Dilara Demirdüzen, Berfin Berber
Cambazlar Korosu: İpek Uğuz, Ahmet Kahvecioğlu, Ümit Can Kaya
Köylüler Korosu: Canan Kübra Birinci, Selen Nur Sarıyar, Onur Demircan
Kaynak:Nilay Can