İbrahim Çallı İstanbullularla buluşuyor
17
GAZETE PENCERE - Atatürk'ten sadece 1 yıl sonra 1882'de Denizli'nin Çal ilçesinde doğan İbrahim Çallı'nın resimle tanışması çocukluk çağlarında olur. Kendi ağzından berber dükkanında gördüğü resimlere hayranlığını şöyle anlatır:
" Bir rum kunduracısı vardı mahallemizde, pabuçlarımı ona pençelettirirdim. Dükkanın duvarlarında ‘Köroğlu-Ayvaz’ resimleri olmasa delik ayakkabılarla sürterdim ya!… İşte o resimler beni çekerdi.”
Eve gidince, ‘Köroğlu-Ayvaz’ı düşünürdüm. Müslüman evi, duvarların altı trişe, üstü beyaz badanalı. Sedire oturur, siyah kalemle duvara Köroğlu ile Ayvaz’ı çizerdim. Her çizişte de zılgıtı yerdim tabii, duvarları kirlettin diye."
27
Ailesi tarafından askeri okula gitmesi için İstanbul'a gönderilen Çallı, kayıt tarihini kaçırır sonrasında en büyük aşkı resim için Kapalıçarşı'da bulunan ressam Rupen Seropyan’dan ders alır. Ardından bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Sanayi-i Nefise Mektebi’ne giren sanatçı, 6 yıllık okuldan 3 yılda hem de okul birincisi olarak mezun olma başarısını gösterir. Eğitimine Avrupa'da devam etmek için sınava giren Çallı, bu sınavı da birinci olarak geçer ve 1914'te Birinci Dünya Savaşı çıkana kadar Paris'te kalır.
37
Mezun olduğu okula bu sefer hoca olarak döner ve emekli olana kadar çalışır. Osmanlı'nın en önemli sanatçılarından biri olarak kabul edilen İbrahim Çallı, Cumhuriyet tarihinin ilk döneminde de eserlerini üretmeye devam eder. Günlük manzaralar da olur, portreler de manzaralar da... İlk nü çalışan ressam olarak da bilinir.
47
Atatürk, Çallı'yı ve Feyhaman Duran'ı Çankaya’ya davet etmiş ve portresini yaptırmıştır. Yaptıkları portreler devlet dairelerine dağıtılmıştır. Günümüzde İbrahim Çallı tarafından yapılan Atatürk portrelerini tespit etmek oldukça güçtür. Zira bu portrelerin birçoğu devlet daireleri ve kamu kuruluşlarına dağılmıştır. Gültekin Elibal 1973 yılında yayımlanan Atatürk ve Resim-Heykel adlı kitabında, Atatürk’ün İbrahim Çallı tarafından yapılan en az altı portresi olduğunu söyler.
57
Fotoğraf: Mustafa Kemal Atatürk Dolmabahçe Sarayı’nın bir bölümünde açılan İlk Devlet Resim ve Heykel Müzesi’ni gezerken, ressam İbrahim Çallı’dan bilgi alıyor. (20.09.1937)
İbrahim Çallı, Avusturyalı ressam Wilhelm Victor Krausz’dan (1878-1959) sonra Atatürk’ün portresini başarıyla ve birçok defa yapan ressamların başında gelir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir yerde durup poz vermeyi sevmediğinden Çallı’ya poz vermeden de resmini yapabileceği konusunda uyarıda bulunmuştur. Çallı ona “Türk milletinin gönlündeki Mustafa Kemal’in portresini yapmama izin verir misiniz paşam?” diye sorduğunda, “Madem ki gönüllerde yaşayan Mustafa Kemal’i çizmek istiyorsun, benim modelliğime ihtiyaç yok”, diye cevap verir.
67
Atatürk devrimlerini ve özellikle Kurtuluş Savaşı’nı konu alan resimler de yaptı İbrahim Çallı. Bunların arasında en ünlülerinden olan "Zeybekler" in özel bir hikayesi de vardır.
Atatürk’ün isteği üzerine Etnografya Müzesi’nde bir sergi açar. Bu sergide de yer alan “Zeybekler” tablosunu gören Atatürk, Çallı’ya: “Biz Kurtuluş Savaşı’nda yemeye ekmek bulamıyorduk, senin resmindeki atlar nasıl semirmiş böyle?” der. Bunun üzerine Çallı tablosundaki atı bir deri bir kemik hale getirir.
77
İbrahim Çallı'nın otoportresi
22 Mayıs 1960 tarihinde hayatını kaybeden İbrahim Çallı son günlerinde Yahya Kemal'in portresi üzerinde çalışmaktadır. Sanatçının eserleri bugün Türkiye'nin birçok yerindeki müzelerde sergileniyor. İstanbul'da yaşıyorsanız ya da yolunuz İstanbul'dan geçerse, İBB Miras ve İBB Kültür'ün katkılarıyla Çallı'nın eserlerinden hazırlanan “Rengin Hafızası, Fırçanın Ruhu” sergisi 4 Şubat–5 Nisan 2026 tarihleri arasında Haliç Tersanesi’ndeki İstanbul Sanat Müzesi’nde sanatseverleri bekliyor.
Kaynak:Haber Merkezi