Institut français Türkiye’den üç şehirde video enstalasyon: “Bana Bir Dakika Verin” geliyor
Institut français Türkiye, Şubat ve mart aylarında İstanbul, İzmir ve Ankara’da dans ile görsel sanatı bir araya getiren “Bana Bir Dakika Verin” sergisini ağırlıyor.
GAZETE PENCERE - Dans bazen uzun uzun anlatılan bir hikâye değil, tek bir hareketle kurulan bir cümle oluyor. Institut français Türkiye’nin İstanbul, İzmir ve Ankara’da izleyiciyle buluşturacağı “Bana Bir Dakika Verin” sergisi tam da bu fikrin peşinde.
Fransız koreograf, dansçı ve video sanatçısı Doria Belanger’in uzun soluklu projesi, birer dakikalık danslı video portrelerden oluşuyor. Sergi, dans ile görsel sanatların kesiştiği yerde duruyor ve izleyiciyi “seyretmeye” değil, daha çok “bakmaya” çağırıyor. Çünkü bu videolar bir performans kaydı gibi değil; kimlik üzerine düşünülmüş küçük ama yoğun parçalar gibi ilerliyor.
HER ŞEY TEK PLAN, TEK KAMERA, TEK DAKİKA
Videoların en dikkat çeken yanı şu: Nötr bir ortamda, sabit kamera karşısında, tek planda çekiliyorlar. Kesme yok, efekt yok, kaçış yok. Bir dakika boyunca beden ne anlatıyorsa onu izliyorsunuz.
Bu kısa sürenin içinde hareket, kişiye dair pek geçmeyen bir şeyi açığa çıkarıyor: dünyada var olma biçimi. Belanger’in işi, “dans eden beden”i bir estetik gösteriden çıkarıp bir ifade aracına dönüştürüyor.
“GELİŞTİRİLMİŞ FOTOKABİN” FİKRİ
Projenin çıkışında ilginç bir fikir var: Kimlik fotoğrafı çektirdiğimiz fotokabinler… Hani insanın yüzünü tek kareye sıkıştıran o kabinler.
“Bana Bir Dakika Verin” ise bunu tersine çeviriyor. Kimliği bu kez harekete bırakıyor. Belanger’in tarif ettiği haliyle bu, zaman ve hareket boyutu eklenmiş bir tür “geliştirilmiş fotokabin”. Bir dakika, hem doğaçlamanın spontanlığını taşıyor hem de sahneleme hissini kaybettirmiyor. Jestlerin tekrarı da kimliğin derinliğini görünür kılan bir yere dönüşüyor.

TÜRKİYE’DEN 10 DANSÇI BU KOLEKSİYONDA
Projenin Türkiye ayağı da serginin önemli parçalarından biri. Belanger, Türkiye’den 10 dansçıyı kayda alarak koleksiyonu büyütmüş. Bu portrelerle birlikte sergi, çağdaş Türkiye koreografi sahnesinin çeşitliliğine de göz kırpıyor.
Projede yer alan dansçılar şöyle: Halil İbrahim Aygun, Ece Çamlı, Mustafa Kaplan, Melih Kıraç, Serap Meriç, Canan Yücel Pekiçten, Leyla Postalcıoğlu, Kamola Rashidova, Filiz Sızanlı ve Yunus Emre Şahin.
Her biri aynı düzenekte çekilmiş olsa da ortaya çıkan şey tek bir dil değil. Aksine, her beden kendi hafızasını, ritmini, tavrını taşıyor.
YÜZÜ AŞKIN PORTRE, BÜYÜYEN BİR DANS HARİTASI
“Bana Bir Dakika Verin” bugün artık sadece tek bir sergi değil, büyüyen bir arşiv gibi de okunuyor. Koleksiyon; Fransa, Portekiz, Kolombiya, Myanmar, İsviçre, Çin, Kamboçya, Tunus ve Türkiye’den yüzü aşkın dansçı portresini bir araya getiriyor. Projenin Fas ve Kanada’da da yeni çekimlerle devam etmesi planlanıyor. Hedef ise net: güncel dansın küresel bir haritasını çıkarmak.
ÇİZER BENTTT DE PROJEYE EŞLİK EDİYOR
Sergide yalnızca video işleri yok. Çizer Benttt, bu dans portrelerinden alınan görüntüler üzerinden çizgisel bir çalışma üretiyor. Burada amaç “güzel çizmek”ten çok, jestin enerjisini yakalamak. Çizimler, sanki ekran bittiğinde hareketin izini sürmeye devam ediyor; dansın bıraktığı izi, çizgiye dönüştürüyor.

SERGİ TARİHLERİ
İstanbul: 30 Ocak – 15 Mart 2026 (Institut français sergi salonu)
İzmir: 4 Şubat – 31 Mart 2026 (Institut français sergi salonu)
Ankara: 12 Şubat – 31 Mart 2026 (Institut français sergi salonu)
Kaynak:Haber Merkezi