Kâğıt Ada: Suskunluğun içinden yükselen bir kadın dili

Ahu Müşerref’in ilk romanı Kâğıt Ada, Axis Yayınları'ndan çıktı ve okurla buluşmak için raflarda yerini aldı.

Kâğıt Ada: Suskunluğun içinden yükselen bir kadın dili

GAZETE PENCERE - Ahu Müşerref’in kaleme aldığı Kâğıt Ada, yalnızca bir roman değil, aynı zamanda kadınların tarih boyunca bastırılan, silinen ve yeniden kurulan sesinin edebi bir izdüşümü olarak okurla buluşuyor. Roman, kendine ait bir çekmece, bir masa, bir oda ya da bir ada arayan kadınların, bu alanı kurarken yarattıkları yeni dilin izini sürüyor.

Romanın merkezinde, korkmayan kadınlar var. Aynı işareti taşıyan, anlaşılması zor bir dilde konuşan, suskunluk ve uğultu arasında gidip gelen bu kadınlar hem bir direnişin hem de kolektif bir hafızanın temsilcisi olarak karşımıza çıkıyor. Siyah tüller içinde yaptıkları ritüeller, fısıltılar ve ortak sesler, romanın atmosferini büyülü bir gerçekliğe yaklaştırırken, aynı zamanda kadınların görünmeyen dayanışmasını simgeliyor.

5d7179-fa91185dfe444b1882e957764a20eb76mv2

KADINLARIN KENDİLERİNE AİT ALAN YARATMA İHTİMALİNİ SORGULUYOR

Kâğıt Ada, her tarafı kuşatılmış bir dünyada, kadınların kendilerine ait bir alan yaratma ihtimalini sorguluyor. Kâğıttan yapılmış olsa bile batmayacak, teslim olmayacak bir ada fikri, romanın temel metaforlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu ada, yalnızca fiziksel bir mekân değil, aynı zamanda yeni bir dilin, yeni bir varoluş biçiminin sınırlarını temsil ediyor.

Ahu Müşerref, romanında yüzyıllar boyunca bastırılmış, yeniden kurulmuş ve sürekli dönüşen bir dilin peşine düşüyor. Bu dil, yerleşik yargıları ve eril kuralları sorgulayan, okuyanın yalnızca anlamaya değil, hissetmeye de davet edildiği bir anlatı sunuyor.

Edebi olarak Leyla Erbil ve Sevim Burak gibi yazarların açtığı deneysel anlatı damarına yakın duran Kâğıt Ada, dili yalnızca bir anlatım aracı değil, aynı zamanda bir direniş biçimi olarak konumlandırıyor. Roman, okuru hem dilin sınırlarını hem de var olmanın anlamını yeniden düşünmeye çağırıyor.

Kâğıt Ada, kadınların yalnızca var olmak için değil, kendi dillerini ve dünyalarını kurmak için verdikleri mücadelenin edebi bir haritası niteliğinde.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar