Muhsin Ertuğrul Okumaları’nda "Paslı Raylar Korosu"na tam not
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın genç oyun yazarlarını ve henüz sahnelenmemiş metinleri odağına alan yeni projesi Muhsin Ertuğrul Okumaları, ikinci buluşmasında da tiyatro severlerden büyük ilgi gördü.
GAZETE PENCERE - Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin fuayesinde gerçekleşen etkinlikte, bu kez Oğuz Kağan Aydos’un kaleme aldığı “Paslı Raylar Korosu” adlı oyunun okuma tiyatrosu gerçekleştirildi.
18-35 yaş arası yazarları desteklemek amacıyla başlatılan program, metinleri görünür kılmanın ötesinde yazar ile seyirci arasında doğrudan bir bağ kurmayı hedefliyor. Dramaturg Özge Ökten Yılmaz’ın moderatörlüğünde düzenlenen etkinlikte, okuma sonrası gerçekleştirilen söyleşiyle seyirciler oyuna dair düşüncelerini ve sorularını doğrudan yazara iletme fırsatı buldu.
PASLI RAYLAR KOROSU NE ANLATIYOR?
2026 yılında, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmak istenen eski bir İstanbul istasyonu, emekli memur Münir’in inatçı direnişine ev sahipliği yapar. Dijital veri analisti Selin, yapıyı yıkım öncesi "dijital ikizine" dönüştürmek için istasyona gelir. Ancak mekanın ruhu teknolojiyi reddeder.
Dozerler kapıya dayandığında, "Büyük Ray Yarılması" gerçekleşir ve istasyon, karakterleri 1974 yılının dondurucu kışına, gaz yağı kuyruklarına ve veda mendillerinin sallandığı o naif İstanbul’a savurur. Statik bir arşiv değil, yaşayan bir bellek merkezi olan istasyon; hayalet yolcuları, muhtar adayı Hurşit’in bürokratik taşlamaları ve Münir’in "sorumluluk şuuru" ile devleşir.
Fiziksel duvarlar yıkılsa da, Münir üniformasını (mirasını) Selin’e devrederken, istasyonun şehrin her sokağına dağılan sonsuz bir koroya dönüştüğünü ilan eder. Oyun geçmişle geleceği paslı raylarda birleştirerek epik bir yanıt verir.
"ÜÇ KUŞAK AYNI EVDE BÜYÜDÜM"
Oyunun yazarı Oğuz Kağan Aydos, söyleşide metnin oluşum sürecine dair samimi açıklamalarda bulundu. 14 yaşında tiyatroya adım attığını belirten Aydos, "Paslı Raylar Korosu"nun beslendiği kaynağı şu sözlerle aktardı:
"1994 doğumluyum ve Silivri’de üç kuşak bir arada büyüdük. Babaannem 1930, babam 1950, annem ise 1970 doğumlu. Oyundaki repliklerin doğallığı aslında o evde duyduğum seslerden, tanıdığım kuşaklardan geliyor. Bu hikâye uzun süre demlendi ve bugünkü halini aldı."
YILMAZ: SEYİRCİSİZ OLMAZ
Etkinliğin sonunda konuşan Dramaturg Özge Ökten Yılmaz, bu tür okumaların seyircinin katılımıyla hayat bulduğunun altını çizerek, "Metin burada, oyuncular burada ama seyirci orada olduğu sürece biz de üretmeye devam edeceğiz" diyerek katılımcılara teşekkür etti.
OKUMANIN OYUNCULARI:
Münir: Tarık Köksal
Selin: Serap Öztürk
Hurşit: Özgür Atkın
Kasap Hayri: Özgür Dereli
Hanımefendi: Canan Kübra Birinci
Yolcu A & B (Hayaletler): Onur Şirin, Onur Demircan
Parantezler: Cafer Alpsolay
Muhsin Ertuğrul Okumaları, önümüzdeki dönemde farklı genç yazarların metinlerini tiyatro dünyasına tanıtmaya devam edecek
Kaynak:Nilay Can