Semiha Berksoy’un çok katmanlı dünyası İstanbul Modern’de: “Tüm Renklerin Aryası”
15
GAZETE PENCERE - İstanbul Modern, Türkiye sanat tarihinin en sıra dışı ve en cesur isimlerinden biri olan Semiha Berksoy’un üretimini geniş kapsamlı bir sergiyle yeniden gündeme getiriyor. “Tüm Renklerin Aryası” başlığını taşıyan sergi, Berksoy’un opera, tiyatro, resim, edebiyat ve sinema arasında kurduğu güçlü bağı görünür kılıyor.
Sergi, izleyiciyi tek bir disipline yaslanmayan, tam tersine kendini her alanda yeniden kuran bir sanatçının dünyasına çağırıyor. 200’ü aşkın yapıt, yalnızca bir arşiv ya da retrospektif duygusu yaratmıyor; Berksoy’un yaşamı boyunca inşa ettiği “kişisel evreni” adım adım takip etmeyi sağlıyor.
25
Sahneyle başlayan bir hikâye, tuvale taşan bir hafıza
Semiha Berksoy’un sanatında sahne hiçbir zaman yalnızca bir “yer” olmadı. O sahne, hem hayatın hem de resmin merkezindeydi. Sergide yer alan erken dönem desenlerden, opera temalı resimlere, otoportrelerden portrelere ve özellikle de Berksoy’un çok konuşulan “çarşaf resimlerine” uzanan seçki, onun sanatında tekrar eden izleri bir araya getiriyor.
Bu çalışmalar, Berksoy’un kendini anlatma biçiminin ne kadar doğrudan ve iddialı olduğunu da gösteriyor: Kimi zaman kendini sahnenin tam ortasına yerleştiriyor, kimi zaman bir karaktere dönüşüyor, kimi zaman da kendi mitolojisini resimle kuruyor.
35
Türkiye’de “ilk”lerin ismi: Semiha Berksoy kimdir?
1910’da doğan Semiha Berksoy, Türkiye’de opera sahnesinin öncü isimlerinden biri olarak anılıyor. Sadece sesiyle değil, sahnedeki varlığıyla da döneminin çok ötesine geçen Berksoy, sanat yaşamı boyunca “tek bir kimliğe” sığmayı reddeden bir çizgide yürüdü.
Opera sanatçısı olarak tanınsa da onun hikâyesi burada bitmiyor. Sergi, Berksoy’un başrolünde yer aldığı operalar, sahne aldığı tiyatro oyunları, yayımlanan öyküsü ve Türkiye sinema tarihinde özel bir yere sahip olan Türkiye’nin ilk sesli filmi “İstanbul Sokaklarında” gibi üretimlerini de aynı çatı altında buluşturuyor.
Kısacası Berksoy, yalnızca bir “sanatçı” değil; Türkiye’nin modernleşme döneminde sanatın pek çok alanına aynı anda dokunmuş, sınırları zorlamış bir figür.
45
Avrupa’dan İstanbul’a: Sergi nasıl şekillendi?
Sergi, ilk olarak Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart’ta “Semiha Berksoy: Singing in Full Color” adıyla 6 Aralık 2024 – 11 Mayıs 2025 tarihleri arasında izleyiciyle buluştu.
Bu uluslararası sergi, Sam Bardaouil ve Till Fellrath küratörlüğünde, Emily Finkelstein ile Agnes Lammert’ın küratöryel asistanlığında bir “operatik sahne” kurgusuyla hazırlandı.
İstanbul Modern’de ise sergi ölçeği genişletilerek, yeni bir başlık ve yeni bir küratöryel çerçeveyle ele alındı. İstanbul’daki versiyonun hazırlık sürecinde müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak, küratör Deniz Pehlivaner ve asistan küratör Yazın Öztürk imzası bulunuyor.
55
“Tüm Renklerin Aryası”, sadece Semiha Berksoy’un üretimlerine bakmak için değil, aynı zamanda Türkiye’de sanatın nasıl dönüşüp şekillendiğini bir sanatçı üzerinden okumak için de önemli bir fırsat sunuyor.
Sergi, 6 Eylül'e kadar ziyaret edebilir.
Kaynak:Haber Merkezi