Türkiye sineması Berlin'de neyi temsil ediyor: Dayanışma mı kariyer kaygısı mı?
MUBI boykotunda "Sessiz kalmak taraf olmaktır" diyen Emin Alper, Berlinale için boykot çağrısına sessiz kaldı. Uluslararası isimler festivalden çekilirken Türkiye'den 5 filmin seçkide yer almasının 'gurur' tablosu olarak gösterilmesi eleştiri konusu oldu.
BİRKAN CANTÜRK
GAZETE PENCERE - 12–22 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek Berlin Uluslararası Film Festivali‘nin (Berlinale) yarışma seçkisinde İlker Çatak “Sarı Zarflar”, Emin Alper ise “Kurtuluş” filmiyle Altın Ayı için yarışacak.
Festivalin farklı bölümlerinde de Türkiye’den üç yönetmenin filmi yer alıyor. Dalya Keleş’in “Yerçekimi” filmi Generation Kplus’ta, Banu Sıvacı’nın “Hear the Yellow”u Forum’da, Burak Çevik’in “İki Laborantın Yorgun Saatleri” filmi ise Forum Expanded bölümünde gösterilecek.

Farklı bölümlerde 5 yönetmenin ödül için yarışacak olması sosyal medyada 'başarı' ve 'gurur' anlatısı olarak gösterilse de Berlinale, 2024 ve 2025 yıllarında Filistin meselesi ve ifade özgürlüğü konusunda son on yılın en büyük krizini yaşadı.
2024 VE 2025'TE NELER YAŞANDI?
2024'te "No Other Land" adlı yapımla En İyi Belgesel Ödülü'nü kazanan filmin Filistinli yönetmeni Basel Adra ve İsrailli yönetmeni Yuval Abraham, Almanya'nın İsrail'e silah göndermeyi durdurması çağrısında bulundu. Törenin ardından Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner ve Alman Kültür Bakanı Claudia Roth, konuşmaları "tek taraflı" bulduklarını belirterek iki yönetmeni hedef aldı.
Yuval Abraham, Alman yetkililerin kendilerini hedef göstermelerinin ardından İsrail'de aşırı sağcı gruplar tarafından ölüm tehditleri aldığını açıkladı.
Son yıllara kadar "Ezilenlerin mücadelesine alan açan ve ifade özgürlüğünü sağlayan" bir festival olarak resmedilen Berlinale'de 2024'teki krizin ardından 2025 festivali öncesinde boykot çağrıları başladı.
"Film Workers for Palestine" (Filistin İçin Sinema Emekçileri) ile Filistin İçin İsrail'e Akademik ve Kültürel Boykot Girişimi (PACBI), Berlinale'nin Alman hükümetinin İsrail yanlısı politikalarına boyun eğdiğini savunarak, sinemacıları festivali boykot etmeye çağırdı.
BOYKOT ÇAĞRISINA BİRÇOK YÖNETMEN DESTEK VERDİ
Filistin konulu veya politik içerikli filmlerin ana yarışma (Altın Ayı için yarışan bölüm) dışına itilmesi üzerine birçok yönetmen boykot kararına destek vererek filmlerini festivalden çekme kararı aldı.
Ayo Tsalithaba, Akash Mansukhani, Suneil Sanzgiri, Maryam Tafakory, John Greyson , fon desteğine ihtiyaç duymalarına rağmen İsrail'e verilen destek nedeniyle filmlerini festivalden çeken ilk yönetmenler oldu.
TÜRKİYE'DE KARŞILIK BULMADI: KARİYER KAYGISI, DAYANIŞMANIN ÖNÜNE GEÇTİ
Filistinli sinema emekçilerinin boykot çağrısına uluslararası birçok genç yönetmenden destek gelse de Türkiye'deki meslektaşları sessiz kalmayı tercih etti. Hem Türkiye'de hem de uluslararası festivallerde politik mesajlarıyla tanınan Emin Alper'in İsrail'in saldırılarına destek sağlayan Alman devletinin fonladığı festivalde yarışacak olması çeşitli eleştirilere yol açtı.
MUBI TAVRIYLA BERLİNALE TERCİHİ ARASINDAKİ TEZATLIK
Aynı Emin Alper, 2025 yılında ise İsrail ordusuyla bağlantılı şirketlere yatırım yapan Sequoia Capital'den 100 milyon dolarlık yatırım alan MUBI'nin bu desteği kabul etmesini kınayan ortak bildiriye imza atmıştı.
Emin Alper'in altına imza attığı bildiride "MUBI’nin, filmlerimiz aracılığıyla elde ettiği görünürlüğü; Gazze’de yaşanan soykırım ve savaşı finanse eden bir şirketle paylaşmasını kabul etmiyoruz. Gazze’de süregiden soykırıma hizmet eden bu ekonomik zincire dolaylı olarak dahil olmak istemiyoruz. Sessiz kalmak, taraf olmaktır!" ifadeleri yer alıyordu.
NURİ BİLGE CEYLAN DA İRANLI MESLEKTAŞLARINA SIRT ÇEVİRMİŞTİ
Kendisine yöneltilen eleştiriler karşısında suskunluğunu koruyan Emin Alper, İranlı meslektaşlarının çağrısına uymayarak İran’da rejimin düzenlediği Fajr (Fecr) Film Festivali’ne “özel konuk” olarak katılan Nuri Bilge Ceylan'ın yolundan gitmeyi tercih etti.

Ceylan, festivale katıldığı için kendisine yönelik tepkilere cevap vermiş ve "Bir festivali boykot etmek elbette bir direniş biçimi olarak anlaşılabilir, ancak orada yaşayan insanları gösterilecek filmlerden veya bu tür karşılaşmalardan herhangi bir nedenle mahrum bırakmak onları cezalandırmak gibi geliyor ve bu bana doğru gelmiyor" ifadelerini kullanmıştı.
BURAK ÇEVİK'İN BERLİNALE İLİŞKİSİ
“İki Laborantın Yorgun Saatleri” filmi Forum Expanded bölümünde gösterilecek olan Burak Çevik'in de Berlinale ile güçlü bir kariyer bağı bulunuyor.
Son olarak Bahçelievler Katliamı'nı konu alan "Hiçbir Şey Yerinde Değil" filmi ile adından söz ettiren Burak Çevik, 2024 yılında boykot çağrılarına rağmen ekibiyle birlikte festivalde yer almaya devam etmişti.

Genç yaşlarda Berlinale’nin radarına giren Çevik, 2018'de ilk uzun metrajlı filmi "Tuzdan Kaide" ile festivalin yenilikçi filmlere ayrılan Forum bölümünde dünya prömiyerini yaptı. 2019'da da ikinci uzun metrajı "Aidiyet" ile yine aynı bölümde yarıştı. Çevik, 2023 yapımı "Unutma Biçimleri" filmiyle üçüncü kez Forum bölümüne seçildi.
Kaynak:Birkan Cantürk