Eşinin şüpheli ölümü sonrası Erhan Çelik'ten iddialara yanıt
Sunucu Erhan Çelik, boşanma sürecinde olduğu Dr. Özlem Gültekin’in klinikteki ölümünün ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi.
GAZETE PENCERE - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Özlem Gültekin’in kendi kliniğinde yaşamını yitirmesinin ardından, boşanma sürecinde olduğu eşi sunucu Erhan Çelik kamuoyundaki iddialara yanıt verdi. Çelik, bugüne kadar 6 yaşındaki oğlunun geleceğini ve Gültekin’in hatırasını düşünerek sustuğunu belirtti.
Hakkında “algı operasyonu” yürütüldüğünü savunan Çelik, “O kadar sabrettim, o kadar sabrettim ki ben taş olup çatladım yine de hiçbir şey demedim” ifadelerini kullandı. Aileyle birlikte ilk günden ortak bir açıklama yaptıklarını belirten Çelik, buna rağmen spekülasyonların sürdüğünü söyledi.
SORUŞTURMAYA İLİŞKİN İDDİALAR
Çelik, Gültekin’in ölümünün şüpheli bulunmasına ilişkin dikkat çeken iddialar da dile getirdi. Kliniğinde çalışan 3 personelin ilk ifadelerinde, Gültekin’in son 2 günü klinikte geçirdiğini ve olay günü anestezide kullanılan propofol aldığını söylediklerini öne sürdü.
Olay yerinde polis gelmeden önce temizlik yapıldığını iddia eden Çelik, delil niteliğindeki bazı materyallerin atıldığını, olay yeri inceleme ekiplerinin bunları çöp konteynerinde bulduğunu savundu. Klinik kameralarına ilişkin de “çalışmıyordu” yönünde ifadeler verildiğini söyleyen Çelik, daha önce başka bir davada kameraların çalıştığına dair beyan bulunduğunu ileri sürdü.
Çelik, Gültekin’in anestezi maddesi kullanımına ilişkin süreci 2023 yılında evdeki güvenlik kamerasından tesadüfen öğrendiğini söyledi. Bu maddelerin nasıl temin edildiğine ve kimler tarafından uygulandığına dair telefon ve bilgisayardaki kayıtları savcılıkla paylaştığını belirten Çelik, 2023’ten itibaren yurt içi ve yurt dışında tedavi için çaba gösterdiğini ifade etti.
Başarılı olamadığını söyleyen Çelik, Ocak 2025’te İstanbul 13. Aile Mahkemesi’ne başvurduğunu ve Gültekin’in rahatsızlığına ilişkin delilleri sunduğunu aktardı. Çelik, mahkeme ve savcılık süreçlerinde gizlilik kararı istediğini, hassas görüntüleri oğlunun geleceğini düşünerek kamuoyuyla paylaşmadığını söyledi.
Açıklamasında şantaj iddiasına da değinen Çelik, Gültekin’in yanında çalışan bir kişinin bazı görüntüleri satmak için kendisine ulaştığını, bunun üzerine emniyete giderek durumu bildirdiğini anlattı. Polisle iş birliği yaparak buluşmada suçüstü yaptırdığını söyleyen Çelik, bu olayın Gültekin’in ölümünden 6-7 ay önce yaşandığını belirtti.
Çelik, söz konusu olayın bazı haberlerde çarpıtıldığını savunarak, görüntüleri satın almaya çalıştığı iddialarını reddetti. “Ben ihbar etmişim, ben engellemişim yok! Algı operasyonu böyle yapılır çünkü” diyen Çelik, hakkında konuşanlara hakkını helal etmeyeceğini ifade etti.
Kaynak:Haber Merkezi