Henüz Türkiye'ye gelmedi ama yarasa kaynaklı yeni virüs Hindistan kaynaklı
16
GAZETE PENCERE - Meyve yarasaları ve domuz gibi hayvanlar aracılığıyla taşınan virüs, ateşle başlıyor beyin iltihabına kadar uzanan rahatsızlıklara yol açıyor. Vakalarda ölüm oranı yüzde 75'e ulaşabiliyor. Nipah virüsü, hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve ciddi halk sağlığı riski taşıyan bir enfeksiyon olarak biliniyor. Hindistan’da doğrulanan son vakalar sonrası Tayland, Malezya ve Singapur gibi ülkeler sınır kapılarında ve havalimanlarında tarama ve test uygulamalarını sıkılaştırdı.
26
İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın, "Nipah virüsünün ilk kez 1999’da Malezya’da domuz çiftçileri arasında salgın olarak görüldüğünü; daha sonra 2001’de Bangladeş’te tespit edildiğini ve hâlâ her yıl olguların saptandığını vurguladı. Doğu Hindistan’da da hastalığın dönem dönem ortaya çıktığını hatırlattı. Bu yılki gelişmelere dair ise şu bilgiyi paylaştı: “Bu yıl da Hindistan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarına göre iki vakanın doğrulandığı ve yaklaşık 200’e yakın temaslının izlendiği bildirilmiştir.”
36
Virüsün doğal taşıyıcısı: Meyve yarasaları
Fışgın’a göre Nipah virüsünün doğal konakçıları, Pteropodidae ailesine bağlı meyve yarasaları. Özellikle Pteropus cinsine ait türler ön planda. Virüsün farklı coğrafyalarda da var olabileceğine işaret eden Fışgın, Afrika’daki yarasa türlerinin dağılım alanında da bulunabileceğinin bilindiğini söyledi.
“Hasta insanlar salgıları ve dışkıları ile virüsü yayabilir”
Nipah virüsünün yalnızca hayvandan insana bulaşmadığını, insandan insana geçişin de önemli bir risk oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Fışgın, özellikle bakım veren kişilerin ve sağlık çalışanlarının risk grubunda olduğuna dikkat çekti. “Hasta insanların salgıları ve dışkıları ile virüsü yayabileceği ve insandan insana bulaşta bunun önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle de sağlık çalışanları da hasta takibi açısından risk altındadır.”
İlk salgınlarda bulaşın çoğunlukla hasta domuzlarla ya da kontamine dokularla temas sonucu ortaya çıktığı görülürken, Bangladeş ve Hindistan’daki bazı salgınlarda ise enfekte yarasaların idrarı veya tükürüğüyle kirlenmiş gıda tüketimi öne çıkıyor. Prof. Dr. Fışgın, özellikle “çiğ hurma suyu” tüketiminin olası kaynaklardan biri olarak saptandığını aktardı.
46
Ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı
Fışgın’ın aktardığı belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı gibi şikâyetler yer alıyor. Ancak hastalık ilerledikçe nörolojik bulgular tabloya eklenebiliyor. “Daha sonra hastalarda baş dönmesi, uyuşukluk, bilinç değişikliği ve nörolojik bulgular saptanabilmektedir. ”Bazı hastalarda solunum yolu enfeksiyonu gelişebildiğini belirten Fışgın, pnömoninin ilerleyerek ciddi solunum yetmezliğine yol açabileceğini söyledi. Şiddetli vakalarda ise ensefalit ve kontrol edilemeyen nöbetlerin görülebildiğini; hastanın 24-48 saat içinde komaya girebildiğini vurguladı.
Nipah enfeksiyonunun ilk belirtilerinin “spesifik olmaması” nedeniyle hastalıktan başlangıçta şüphe edilmediğini belirten Prof. Dr. Fışgın, bu noktada seyahat öyküsünün kritik olduğunu söyledi.
56
Aşı yok, ilaç yok: Korunma ön planda
Şu an için Nipah virüsüne karşı onaylı bir ilaç ya da aşı bulunmuyor. Prof. Dr. Fışgın, ağır seyreden durumlarda tedavinin yoğun destekleyici bakım üzerinden yürütüldüğünü belirtti:
“Şiddetli solunum ve nörolojik komplikasyonların tedavisi için yoğun destekleyici tedavi önerilmektedir”
Bu nedenle özellikle korunma önlemleri öne çıkıyor. Fışgın’ın sıraladığı önlemler arasında domuz çiftliklerinde düzenli temizlik ve dezenfeksiyon, şüpheli salgınlarda karantina ve hayvan hareketlerinin kısıtlanması gibi adımlar var.
İnsanlara bulaşın azaltılması için ise hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması, el hijyeni, bakım sonrası temizlik ve seyahat edilen bölgelerde riskli gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.
Özellikle “hurma özsuyu” gibi ürünlerde riskin azaltılması için kaynatma öneriliyor. Meyvelerin ise iyice yıkanması, mümkünse soyularak tüketilmesi isteniyor.
66
Türkiye'de vaka görüldü mü?
Prof. Dr. Fışgın, Türkiye’deki yarasa türlerinin virüsün ana taşıyıcılarından olan “Pteropus” türünden farklı olduğuna işaret ederek, virüsün Türkiye’de doğada kalıcı bir döngü oluşturma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi.
“Şu ana kadar ülkemizde doğrulanmış bir Nipah virüsü vakası bulunmamaktadır.” Ancak küresel seyahat hareketliliği nedeniyle “ithal vakalara” karşı hazırlıklı olunmasının da önemli olduğunu ekledi.
Kaynak:Haber Merkezi