AK Parti: Diyarbakır Anneleri’nin çocuklarını gönderme adımını bekliyoruz
MHP Lideri Bahçeli’nin yol haritası önerisine karşılık AK Parti, PKK’nın süreci ilerletmek için samimiyet göstergesi niteliğinde somut adım atması gerektiği görüşünde.
ANKARA - Kürt sorunu çözümü iddiasındaki süreçte siyasi açıdan Cumhur İttifakı olarak samimiyetle çaba gösterdiklerini kaydeden AK Parti yönetimi, PKK’nın silah bırakma kararında samimiyet göstermesi gerektiği görüşüyle Diyarbakır Anneleri’nin çocuklarını serbest bırakma çağrısı yaptı.
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin önerdiği yol haritası AK Parti cephesinde olumlu karşılanmakla birlikte Abdullah Öcalan’ın iradesine karşılık PKK örgütünce yeterince örgütü fiilen feshetme ve silah bırakma yönünde ilerleme sergilenmediği yaklaşımı devam ediyor.
Son olarak Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in dünkü açıklamasında “siyasi boyutta süreç devlet politikasına dönüştürüldü” vurgusunda olduğu üzere AK Parti yönetimi, “sıra örgüt de” mesajını yineliyor.
Mayıs ayında “Kod Kanun” veya “Süreç Yasası” olarak adlandırılan yasal düzenleme konusunda AK Parti iktidarınca hamle yapılması beklentisi söz konusuyken artık haziran ayı gündeme taşındı. Ancak AK Parti üst düzey yöneticisi, haziran ayı içerisinde hukuki zemin oluşturulmasını “düşük ihtimal” olarak değerlendirerek, İmralı’da hükümlü Öcalan’ın statüsü konusunda “Farklı kesimlerle diyalog kanallarını açık tutulması sağlanabilecektir” görüşünü paylaştı.
AK Parti yöneticisi, Gazete Pencere’nin duyurduğu üzere (https://www.gazetepencere.com/gundem/ocalan-koordinator-olmayacak-ama-ziyaretcileri-artabilecek-700597h) “Öcalan’ın hükümlü olduğu hukuki gerçeği ile uyumlu olmalı” şartıyla İmralı’nın statüsünde haziranda gelişme olabileceğini kaydetti.
“SİYASET SAMİMİ ÖRGÜT ÖNCE ARADAKİ ZAMANI TELAFİ ETMELİ”
DEM Parti ve Kürt siyasi çevrelerince devlet tarafına “eş zamanlılık” ve “eş değer mekanizma” talebinde bulunulmasına karşın PKK’nın samimiyetiyle ilgili değerlendirme yapmak gerektiğini kaydeden AK Parti yöneticisi, “Siyaset kendisine düşen görevi yaptığı dönemde örgüt fesih kararı gereği ve silah bırakılması için harekete geçmedi. Siyaset samimi. O zaman aradaki zamanı telafi etmeli” ifadesini kullandı.
Öcalan’ın iradesine rağmen “ayak sürüme” tavrı takınıldığını kaydeden yönetici, Öcalan’ın etkisini arttıracak adımlar atılabileceğini ancak PKK’nın samimiyeti ortaya koyacak adımlar atması gerektiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl 11 Temmuz’daki sembolik silah yakılması töreni sonrasında 5 Ağustos’ta TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’yla siyasi iradeyi sahiplendiklerini belirten yönetici, Meclis çatısı altında siyaset ilerleme sağlarken PKK’nın silah bırakıldığını teyit edecek sahada beklentileri boşa düşürdüğünü aktardı.
“Siyaset gayet ileri adımlar attı. TBMM’de siyasi partilerce uzlaşmayla Komisyon kurulması ve ortak rapor yayımlanması çok önemli adımlardı. Eş değer mekanizma kurulması deniyorsa siyasi ilerlemeyle aradaki mesafe kapatılmalı. Eş değer olamaz ki bugünkü aşamada siyaset çok ileride” diyen AK Parti yöneticisi, sadece PKK’yı değil DEM Parti’yi ayak sürümekle suçlayarak, Cumhur İttifakı’nın ve Meclis’in ortaya koyduğu siyasi iradeyle siyaseten ilerleme sağlandığı görüşünü vurguladı.
BARIŞ ANNELERİ ZİYARETİNE KARŞILIK “DİYARBAKIR ANNELERİ” YANITI
Haziran ayında PKK’nın silah bırakmasıyla ilgili neler olursa “eş zamanlı” şekilde siyasi adımlar atılabileceğine ilişkin soru üzerine AK Parti yöneticisi, “Diyarbakır Anneleri” başlığını gündeme getirdi.
Geçtiğimiz günlerde DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan’ın eşlik ettiği Barış Anneleri aracılığıyla bir kez daha başta iktidar cephesi olmak üzere TBMM’de hukuki düzenlemeler için adım atılması talebi iletilmişti. Barış Anneleri, Adalet Bakanlığı’nı da ziyaret etmişti.
Şimdi ise AK Parti yöneticisi, DEM Parti başta olmak üzere Kürt çevrelerince PKK’ya da samimiyet göstergesi adımlar atılması için çağrıda bulunulması gerektiği görüşünü aktardı.
TBMM’de Komisyon süreci de yürütülürken PKK’nın atmadığı adımlara örnek olarak Diyarbakır Anneleri’nin çağrısına olumlu karşılık verilmediğini anlatan yönetici, “Diyarbakır Anneleri’nin çağrısı vardı mesela, 317 çocuğumuz kaçırılmıştı, bu çocuklardan halen hayatta olanları ailelerine geri gönderebilirdi. En azından bu çocuklar gelseydi, uygulamada süreci ilerletecek çözümler bulunabilirdi” diye ekledi.
Bu çocukları dağa gönüllü gitmiş, örgütü gönüllü katılmış kişiler olarak görmediklerinin altını çizen yönetici, PKK’nın bu çocukları annelerine kavuşturarak samimiyeti ortaya koyabileceğini işaret etti.
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu