Ali Babacan'dan hükümete Gülistan Doku soruları: Kimler davanın ilerlemesine engel oldu?

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili tutuklamalar hakkında konuşan Ali Babacan, "Dosyanın yeniden açılması gerçekten önemli. Sormak hakkımız bu dosya 6 yıldır niçin bekleniyor? Hangi eller bu kapıyı tuttu? Kimler davanın ilerlemesine engel oldu?" dedi.

Ali Babacan'dan hükümete Gülistan Doku soruları: Kimler davanın ilerlemesine engel oldu?

GAZETE PENCERE - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı "yasla ve endişeyle" karşıladıklarını belirten Ali Babacan, "Geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da hepimizi derinden sarsan olaylar meydana geldi. Yavrularımızı ve bir öğretmenimizi kaybettik. Hepsini rahmetle anıyor ve yaralarımıza acil şifalar diliyorum. Rabbim bir daha böyle acılar göstermesin" dedi.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin konuşan Babacan, "Bu büyük acıya sebep olan kişi de 14 yaşında, o da çocuk. Hakkında daha önce defalarca uyarılar yapıldığı ifade ediliyor. Gerekli tedbirlerin alınması ve psikolojik destek sağlanması yönünde de bir çaba var aslında. Fakat bütün bunlara rağmen gerekli adımlar atılmadığı, konu yeterince takip edilmediği için bu olayın gerçekleştiği anlaşıldı. Baktığımızda, gerçekten arka arkaya bir ihmaller zincirinden bahsediyoruz" diye konuştu.

Sorumlulara yaptırım uygulanması gerektiğini belirten Babacan, "Ortada gerçekten soruşturmanın detaylıca yapılmasını gerektiren bir durum var. Sorumluların, ihmal suçunu işleyenlerin, görevini gelince anında yerine getirmeyenlerin de mutlaka gerekli yaptırımlarla karşı karşıya kalmaları lazım. Ülkeyi yönetenler sürekli 'beka beka' deyip duruyor ya asıl Türkiye'nin beka meselesi çocuklarımızdır, gençlerimizdir, eğitim sistemimizdir" ifadelerini kullandı.

"ÜLKEYİ NE HALE GETİRDİNİZ FARKINDA MISINIZ?"

2025 yılında Dünya Mutluluk Raporu'nda Türkiye'nin 147 ülke arasında 94'üncü sırada olduğunu belirten Ali Babacan, şunları söyledi:

"Ülkeyi yönetenlere sesleniyorum: Siz bunun farkında mısınız ya? Bu bu ülkeyi ne hale getirdiniz mi farkında mısınız? Pure Research Center'ın 2025 araştırması çok çarpıcıdır. 25 ülkede insanlara soruyorlar, 'İnsanlara güvenir misiniz?' Türkiye 25'inci sırada, dipte. Şu toplumu getirdikleri hale bakın. Siz ülkeyi yönetenler olarak her gün nefret konuşursanız, her gün düşmanlık pompalarsanız sadece koltuğunuzu korumak için içeride ya da dışarıda sürekli düşman var diye milleti korkutursanız işte toplum bu hale gelir yazıktır, günahtır. Türkiye'de kullanılan antidepresan ilacının istatistiklerine göre, geçen yıl 71 milyon kutu antidepresan tüketilmiş. Bundan 10 sene önce rakam sadece 37 milyon olmuş. 10 senede neredeyse ikiye katlanmış antidepresan ilaç kullanımı."

"ERDOĞAN'IN YÜRÜTTÜĞÜ KORKU SİYASETİDİR"

"Acilen kapsamlı bir çalışma başlatılmalı. En başta yapılması gereken siyasetin dilinin değiştirilmesidir. Dünyada kabaca iki türlü siyaset yapılır, biri umut, ilerleme siyasetidir. Biri de korku siyasetidir. Umut siyaseti yapan iktidarlar çözüm üretir, başarı üretir. Derler ki: 'Yarınlar bugünlerden daha güzel olacak. Bak ben başardım bana destek ver daha iyisini yapayım' der. AK Parti 2013'e kadar umut siyasetini yaptı.

Ama ikinci tür siyaset nedir? Korku siyaseti. İşte şu anda Sayın Erdoğan'ın ve AK Parti'nin yürüttüğü siyaset bir korku siyasetidir. Daha kötüsüyle korkutarak iktidar iktidarda kalmanın çabasıdır. Adalet ve fırsat eşitliğinin Türkiye'de her alanda sağlanması gerekiyor. Hukuka dayanan bir yönetim anlayışı olmazsa olmaz, keyfinin olduğu bir ülkede ahlaksızlık büyür. Keyfinin olduğu bir ülkede fakirlik, yoksulluk çoğalır. Uyuşturucuymuş, sanal kumarmış, bahismiş, çete, mafya... Bunlarla tam mücadele etmek lazım."

"KÜLTÜR VE TURİZM AYNI BAKANLIKTA OLMAZ"

Türkiye'nin "kültür politikasına" ihtiyacı olduğunu söyleyen Babacan, "Defalarca söyledik, Turizm Bakanlığı ile Kültür Bakanlığı yan yana olmaz, Kültür Bakanlığı’nı ayırmanız lazım diye. Turizmle kültürü yan yana koyduğunuzda turizmde para var, rant var, imar yetkisi var. Kafalar oralarda ve kültür konusu Türkiye’de sahipsiz. Müstakil bir Kültür Bakanlığı kurulup Türkiye’nin tam anlamıyla dört başı mamur bir kültür politikası oluşturmadıkça, bizim toplumumuzun ileriye doğru evrileceği noktadan gerçekten hep beraber kaygılanmak zorundayız" dedi.

TELEVİZYONLARDAKİ YAPIMLARA TEPKİ

Gündüz kuşağı programlarını ve dizileri eleştiren Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gündüz kuşağı programlarında her gün şiddet, kavga, ifşa, mahremiyet ihlalleri sürekli ekranlarda. Hangi kanalı açsanız benzer formatlar, programlar var. Aile içi sorunlar, çarpık ilişkiler ve reyting uğruna adeta gösteriye döndürülen ifşalar. Her dizide neredeyse çete, mafya var. Diyorum ya, bir kültür politikası olmayınca olmaz. Sonuçta ne oluyor? Toplumda ahlaki sınırlar bulanıklaşıyor, toplumsal değerler aşınıyor. Yanlışla doğru arasındaki çizgi giderek siliniyor. Çocuklar, gençler işte bu içeriklerin içinde büyüyorlar. Her gün tekrar eden bu görüntüler zamanla sıradanlaşıyor, normalleşiyor ve 'ne var ki bunda' denilmeye başlandı."

"MEDYA SADECE BİR EĞLENCE ARACI DEĞİLDİR"

"İşte bu yüzden diyoruz ki, medya sadece bir eğlence aracı değildir, medya güçlü bir toplumsal etkidir, bir kültür inşa edicidir" diyen Babacan, "Eğer bu güç sorumsuzca kullanılırsa, toplumsal dokuya büyük zarar verir. Buradan tüm televizyon kanallarına ve en başta da iktidara açıkça çağrı yapıyorum: Yayıncılıkta etik ilkeleri güçlendirin. Denetim mekanizmalarını etkin ve tarafsız işletin" ifadelerini kullandı.

"GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA NİÇİN 6 YILDIR BEKLENİYOR?"

Tunceli'de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin konuşan Ali Babacan, "Dosyanın yeniden açılması gerçekten önemli. Çok ciddi iddialar, ifadeler var. Sormak hakkımız bu dosya 6 yıldır niçin bekleniyor? Hangi eller bu kapıyı tuttu? Kimler davanın ilerlemesine engel oldu" diye sordu.

"SERVETİN YÜZDE 40'I, NÜFUSUN YÜZDE 1'İNİN ELİNDE"

Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesinin "hızla çöktüğünü" belirten Babacan, "Israrla yanlış tedaviyle devam eden ekonomik yöntemler, Türkiye’de alın teri ile kazanmaya çalışan herkesi ciddi sıkıntıya sokmuştur. Özellikle bu yüksek faiz ortamının 3 yıldır devam ediyor oluşu, gelir dağılımını bozmuş durumda. Türkiye’de toplam servetin yüzde 40’ı, nüfusun sadece yüzde 1’inin elinde" dedi.

Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Ali Babacan, "Faizi yüksek tutuyorlar ama enflasyon da bir türlü yüzde 30’un altına inmiyor. Gerçekten olabilecek ne kadar yanlış varsa yapıyorlar. Biz 3 yıldır Türkiye’de enflasyonun artmasının sebebi maliyetlerdeki artıştır diyoruz. Bunlar talebi, yatırımı kısmak için ihracatçının ve esnafın boğazına sarılıp daha da vergi salıyorlar. Şu anda tam da aslında devletin üretene, çalışana, ihracat yapana destek verme zamanı, bilmiyorlar ve bilmediklerinin de farkında değiller" şeklinde konuştu.

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar