Bakırhan'dan Devlet Bahçeli'nin önerisine yanıt, iktidara çağrı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürt sorunun çözümü için devam eden sürece ilişkin “Bu sürecin ciddiyetinin adı hukuktur” dedi. Bakırhan, Devlet Bahçeli'nin 'statü' çağrısını değerlendirirken iktidara da çağrı yaptı.

Bakırhan'dan Devlet Bahçeli'nin önerisine yanıt, iktidara çağrı

GAZETE PENCERE - Halkları Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündemdeki gelişmelere ilişkin konuştu.

Bakırhan, sözlerine Süper Lig’e yükselen Amedspor ve Erzurumspor’u kutlayarak başladı. Bakırhan, “Amedspor, Süper Lig’e renk katacak buna eminim” dedi.

Bakırhan’ın gündeminde Kürt sorunun çözümü için devam eden sürece dair, Temel sorun siyasetsizliktir” ded, Bakırhan, “Bu sürecin ciddiyetinin adı hukuktur. Süreci ciddiye alan onu hukuka bağlar. Barış bir tohumsa hukuk onun toprağıdır” ifadelerini kullandı.

'SÜRECİN CİDDİYETİNİN ADI HUKUKTUR'

Bakırhan’ın değerlendirmeleri şöyle:

"Son 20 yılda yanı başımızda 14 büyük savaş yaşandı. Bu bakımdan erteleme ile yol alabileceğimiz bir eşikte değiliz. Barış kaygı ve tereddütlerle değil, cesaretle olur.

Bugün barış için tüm şartlar uygundur. Ama ne yazık ki temel sorun siyasetsizliktir. Esnaf soruyor, asker annesi soruyor, cezaevindeki tutsak ailesi soruyor, öğrenci soruyor, emekçi soruyor: Siyaset neden cesaret edemiyor, iktidar neyi bekliyor? diye.

Bu sürecin ciddiyetinin adı hukuktur. Süreci ciddiye alan onu hukuka bağlar. Barış bir tohumsa hukuk onun toprağıdır.

Bir diğer önemli konu sıkça ifade edilen “teyit ve tespit” meselesidir. “Teyit ve tespit” hukukun önüne konulan bir duvar değil hukuka açılan bir kapı olmalıdır çünkü insanlar belirsizliğe dönmez güvenceye döner. Silahlı bir örgüte, ‘Ülkeye gel, demokratik siyasete dön’ dedikten sonra hangi hukukla karşılanacağını söylemeniz de gerekmiyor mu?"

MECLİS BAŞKANI’NA ÇAĞRI

Bakırhan, şunları dile getirdi: "Devlet ‘silah bıraksınlar biz adım atarız’ diyor aylardır, PKK ‘yasal zemin olsun biz bırakırız’ diyor. Her ikisinin de kaygısını anlıyoruz. Biz DEM Parti olarak şunu teklif ediyoruz; sayın Kurtulmuş, komisyondaki partilerin koordinatörlerini önce bir çağırın. Elimizde müşterek bir belge var, komisyonun hazırlamış olduğu rapor var, özel yasayı hemen Meclis’e sunalım. Bu teklif 1 haftada yasalaşsın. Siyaset yol açsın, ülke rahatlasın, yasal adımlar atılsın. Sayın Öcalan’ın sürece katkı sağlayabileceği özgür çalışma ve özgür iletişim koşulları oluşturulsun. PKK gereğini yapmazsa o zaman toplum çıksın desin ki ‘bu taraf görevini yapmadı."

BAHÇELİ’NİN 'ÖCALAN’IN STATÜSÜ' AÇIKLAMASINA YANIT

Bakırhan, MHP lider Bahçeli’nin bugün grup toplantısında Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin yaptığı çağrıya ilişkin de konuştu.

Bakırhan, şunları söyledi:

“Bu aşamada sürecin en kritik aktörlerinden biri olan Sayın Abdullah Öcalan’ın hukuki durumunun açık ve net bir çerçeveye kavuşması da büyük önem taşımaktadır. Fiziki koşullarının iyileştirilmesi, görüşme ve iletişim imkânlarının genişletilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi için zorunludur. Kendisi, 'Benim tek derdim sorun çözmektir. Statüden kastettiğim şey çalışma koşullarına sahip olmamdır. Kişisel konfor değil, iletişimdir' diyor. Herkes çok iyi biliyor ki Sayın Öcalan’ın kişisel konfora dair tek bir isteği olmamıştır. Tek bir derdi vardır, başlattığı bu mücadelenin yasal ve demokratik adımlarla başka bir evreye taşınmasıdır.

Sayın Bahçeli’nin 'Öcalan’ın statüsü ne olacaktır?' sorusu tarihidir. Bu soru orta yerde hala duruyor sayın iktidar.

Bugün Sayın Bahçeli’nin statü ve yasal adımlar konusunda ortaya koyduğu çerçevenin altına imza atıyoruz. Sayın Erdoğan’ın da belirttiği gibi ‘süreci sonuna götürenler tarihe geçecektir’ sözüne biz de diyoruz ki ‘Tarih cesaret edenleri yazar buyurun tarihi birlikte yazalım’ diyoruz sayın Erdoğan.”

'SÜREÇ İZLEME VE TAKİP KURULU' ÖNERİSİ

Bakırhan, DEM Parti olarak sürece katkı sunacak bir önerilerinin olduğunu belirterek bunu da Süreç İzleme ve Takip Kurulu olarak tarif etti.

Bakırhan’ın bu konudaki önerisi şöyle:

"Yarım asırlık örgüt silahı devreden çıkardı. Meclis inisiyatif aldı. Şimdi bu süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı, “Süreç İzleme ve Takip Kurulu” olabilir. Meclis’teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun. Bu kurul denetleyen değil, takip eden ve kolaylaştıran bir mekanizma olabilir. Atılması gereken adımları hızlandırır, ortak aklı işleterek sürecin kazasız ve güven içinde ilerlemesine katkı sunabilir. Bu kurul, akademi ve sivil toplum ile istişarede bulunabilir. Süreçle ilgili atılması gereken adımları siyasi liderler ve aktörlerle görüşerek hızlandırabilir, ortak aklı ve vicdanı işletebilir."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar
Siyaset