CHP’de yeni evre: Milletin ayağına gitme dönemi
17
CHP’DE YENİ EVRE: MİLLETİN AYAĞINA GİTME DÖNEMİ
“19 Mart darbesi” olarak adlandırılan belediyelere yönelik operasyonların ardından son bir yılı sahada protesto eylemleriyle geçiren CHP yeni bir döneme giriyor. Yeni dönemin startı bugün "Milletle Birlikte Milletin Emrinde" programı ile verilecek. Hem iktidar kadrosunun tanıtılacağı hem de belirlenen 90 vaadin kamuoyu ile paylaşılacağı programın ardından saha çalışmalarının niteliği de içeriği de değişecek.
Bu yeni dönemde İstanbul’un ilçelerinde mitingler format değiştirerek devam edecek. Bu mitingler daha çok belediyelerin faaliyetlerine dayanan açılış etkinlikleri olacak. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de her hafta bir ilde miting yapmayı sürdürmesi bekleniyor ama tabana yansıyan daha kapsamlı özel bir çalışma yürütülecek. Nisan ayında başlayacak çalışmaya milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde görev yapan gölge bakan ve politika kurullarının üyeleri de eşlik edecek.
138 milletvekili bulunan CHP, Meclis çalışmaları için milletvekillerinin üçte birini Ankara’da bırakacak. Bunun dışında yaklaşık 100 milletvekili 2-3 grup halinde her hafta bir kente gidecek. Yaklaşık 30 kişiden oluşan ekipler gittikleri kentte oda sendika ziyaretinden ilçelere, çarşı pazar ziyaretinden kahvehane buluşmalarına o kentte ayak basmadık yer bırakmayacak. Çalışmayı anlatan CHP’li yönetici, “İnsanları mitinglere çağıran değil, ayağına giden bir anlayış ile hareket edeceğiz. Anadolu karış karış gezilecek. Ekipler gittikleri ilde ayak basılmamış ilçe-belde bırakmayacak. Seçime giden bu dönemde bütün memleketi adımlayacağız” dedi. Sahada birebir vatandaşla ilişki kurmayı hedefleyen CHP’nin yeni dönem çalışmasında temel amaç parti programını, vaatleri anlatmak olacak. CHP’de bu dönem, “Artık negatif propagandaya cevap vermekten ziyade pozitif bir propagandayı inşa etmek için çalışacağız” sözleriyle açıklanıyor.
27
CHP’YE İVME KAYBETTİRME KOROSU!
Yaşanan büyük yargı kuşatmasına karşın son 2 yılda yerel seçim oyunu genel seçim oyu haline getirmeyi başaran CHP şimdi iktidar hedefi doğrultusunda daha geniş kesimlere açılmayı hedefliyor. Ancak CHP’yi zorlayan iki konu var. “CHP’ye ivme kaybettirmek için bir koro çalışıyor” diyen bir parti yöneticisine göre bu konular süreç komisyonu üzerinden üretilen spekülasyonlar ve “mutlak butlan” iddiaları üzerinden CHP’yi karıştırma çabası. Süreç komisyonundaki dengeli tutumun vatandaşa daha iyi anlatılması gerektiği ifade edilirken “mutlak butlan” iddiasına karşı da mücadeleden geri durulmayacağına dikkat çekiliyor. İktidarın CHP’ye açtığı savaşta Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının yeni bir evre olabileceği değerlendiriliyor, bu kapsamda her olasılığa karşı da hazırlık yapıldığı kaydediliyor. Bugüne kadar yapılanların karşısında CHP’nin altta kalmadığını anlatan bir parti yöneticisi, “Amaçları CHP’yi kendi içinde tartıştırmak hatta bölmek olabilir. CHP eski CHP değil. Enerjimiz ve aklımız var. 3 ay ya da 1 yıl sonra neler olabileceğini öngörüyor, bunlara karşı da anayasa, hukuk çerçevesinde neler yapılabileceğimizi planlıyoruz. Bu saldırıların tamamının CHP'yi güçlendireceğini göreceksiniz” diyor.
37
TEYİT-TESPİT İÇİN GÖZLER MGK’DA OLACAK
AK Parti ve MHP’nin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreçte Meclis Komisyonu’nun hazırladığı rapor tartışılmaya devam ediyor. “Yol haritası” olarak nitelendirilen rapordaki öneriler doğrultusunda Ramazan ayı bittikten sonra yasal düzenlemeler için çalışma başlaması bekleniyor. Muhalefet düzenlemelerin “silah bırakmayla eşzamanlı” olması gerektiğini söylüyor. AK Parti’ye göre ise teklif hazırlanabilir ancak ama yasalaşma süreci için devlet organlarından gelecek “tespit-teyidin beklenmesi” gerekiyor. O nedenle AK Partililer yasal düzenleme ile silah bırakma sürecine dair doğru ifadenin “eşzamanlı” değil “eşgüdümlü” olacağını kaydediyor. Teyit-tespit için gözler MİT’te olacak. MİT’in değerlendirmesini MGK’ya sunması ve burada örgütün dağılıp silahlarını bıraktığına dair bir tavsiye kararı alması gerektiğine işaret ediliyor. Bir komisyon üyesi teyit-tespit sürecine dair işleyişin 80 sayfayı bulan ilk taslak raporlarda yer aldığını ancak olası farklı gelişmeler düşünülerek çıkarıldığını, raporun da kısaldığını anlattı. Ancak raporda detay verilmese de teyit-tespit ile ilgili gözler MGK’da olmaya devam edecek. Yılın ilk MGK’sı ocak ayı sonunda toplandı. MGK’nın iki ayda bir toplandığı dikkate alındığında nisan sonu ve temmuz sonunda toplantıları olacak. AK Parti’ye göre silah bırakmayla ilgili tespit yaz aylarını bulabilir.
47
SÜREÇ RAPORUNDAKİ VİZE UMUDU
Türkiye'nin, Avrupa Birliği'nden (AB) öncelikli beklentileri arasında vize muafiyeti var. Ancak geçen 13 yılda vize muafiyeti için karşılanması gereken 72 kriterden 6'sı yerine getirilmedi. Kişisel veriler, GRECO, Geri Kabul Anlaşması gibi konuları içeren altı kriter içindeki önemli başlıklardan biri “Terörle mücadele yasasında değişiklik” talebi. Süreç raporunun “Demokratikleşme ile ilgili öneriler” bölümünde “Şiddet içermeyen hiçbir fiil terör suçu olarak nitelendirilmemeli ve ifade özgürlüğü kapsamında olması gereken eylemler terör suçu sayılmamalıdır. Bu bağlamda, TCK, TMK ve ilgili mevzuatın kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir” denildi. Komisyon üyesi birçok milletvekili bu önerinin demokratikleşmeyle birlikte vize serbestiyeti talebi doğrultusunda da anlam taşıdığını söyledi, bir an önce hayata geçmesi gerektiğini ifade etti.
57
AK PARTİ BELEDİYE ANKETLERİNİ AÇIKLASIN
Son yerel seçimlerde büyük başarı kazanan CHP’nin belediyeleri büyük bir yargı kuşatmasına alındı. Belediye başkanları ve bürokratlarına yönelik operasyonlara her gün bir yenisi ekleniyor. İktidarın mali gerekçelere dayandırdığı operasyonlar seçmen nezdinde ise karşılık bulmuyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son açıklamasına göre belediyelere yönelik operasyonları “siyasi” gören seçmen oranı hazırlanan iddianamelerin ardından daha da arttı, yüzde 61 oldu. Operasyonların CHP seçmenindeki kenetlenmeyi artırdığına dikkat çekiliyor. CHP’nin yerel yönetimlerde yakaladığı ivmeye dikkat çeken bir yönetici AK Parti’ye, “Kendi belediyelerine yönelik memnuniyet anketi yaptırdıklarını biliyoruz. Hodri meydan, açıklasınlar o anketleri biz de görelim, vatandaş da görsün” dedi. Bu arada CHP’den yaklaşık 15 belediye başkanı AK Parti’ye geçti. CHP’li yöneticilerden bir çağrı da AK Parti’ye geçen CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde de bir anket yapılması. Geçişlerin seçmeni yok etmediği, CHP’nin oylarını koruduğuna dikkat çekiliyor.
67
KAMU ZARARINDA ZAFER İLE YARIŞAN HAVALİMANI
Zafer Havalimanı, Türkiye’de kamu zararına örnek gösterilen simge projelerden biridir. 1 milyonun üzerinde yolcu garantisi verilen havalimanında 2025 yılında uçan yolcu sayısı sadece 38 bin. Zafer Havalimanı ile yarışacak bir başka havalimanı daha var, o da Balıkesir Havalimanı. Çok az uçak inen havalimanındaki son durumu CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı Meclis’te anlattı. 2019 yılında yapımı tamamlanan havaalanının toplam gideri 1 milyar 135 milyon, geliri ise sadece 6 milyon lira. Yani gideri gelirinin 185 katı. Bu verileri paylaşan Serkan Sarı daha sonar, “Deveye sormuşlar: ‘Boynun neden eğri?’ diye ‘Nerem doğru ki?’ demiş. İşte, ben de AKP iktidarına soruyorum: Bu yatırımın neresi doğru? Biz itirazda bulunduk, açıldığı yıl 46 personeli vardı ‘Bu personel çok, uçak inmiyor.’ dedik, geçen yıl personel sayısı 78'e, bu yılsa 120'ye çıkmış durumda. Yazıktır, günahtır; bu, kamunun malıdır, kaynağıdır. Hafta içi her sabah Ankara'ya gidecek ve akşam dönecek bir uçuş talep ediyoruz sizlerden. Size laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan zor” dedi.
77
MHP’Lİ VEKİLDEN ATANAMAYAN ÖĞRETMEN ÇAĞRISI
Türkiye’nin kanayan yaralarından biri sayılarının 500 bini geçtiği ifade edilen “atanamayan öğretmen” sorunu. Çeşitli platformlarda çağrılar yapan, eylemler düzenleyen öğretmenler kamuya alınacak öğretmen kontenjan sayısının arttırılmasını talep ediyor. MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç da bu çağrıyı Meclis gündemine taşıdı. Karaoç, “Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan, KPSS'de yüksek puan almasına ve hatta derece yapmasına rağmen kontenjanların sınırlılığı sebebiyle görevlerine başlayamayan öğretmenlerimiz için ilave kadro tahsis edilmesi devlet vicdanının ve adalet duygusunun gereğidir. Boş geçen derslerde öğretmen bekleyen evlatlarımızla atama bekleyen öğretmenlerimizi buluşturmak istikbale karşı sorumluluğumuzdur. Ek atama talebi öğretmenlerimizin alın terine ve gayretlerine karşılık gelen haklarının vaktinde teslim edilmesi çağrısıdır ve görmezden gelinemez” dedi.
Kaynak:Haber Merkezi