CHP'li Aysu Bankoğlu: Akın Gürlek Meclis Araştırma Komisyonu'nu ciddiye almıyor

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Meclis’te suça sürüklenen çocuklara ilişkin araştırmakomisyonu toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarını eleştirdi: "Akın Gürlek Meclis Araştırma Komisyonu'nu ciddiye almıyor."

CHP'li Aysu Bankoğlu: Akın Gürlek Meclis Araştırma Komisyonu'nu ciddiye almıyor

GAZETE PENCERE - CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Meclis’te suça sürüklenen çocuklara ilişkin araştırma komisyonu toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarına tepki gösterdi.

Bakan Gürlek’in suça sürüklenen çocuklara ilişkin “Çocuklar suça yönlendirilirse, gerekirse cezaların tamamını yatacaklar" ifadesinin komisyon için “kabul edilemez” olduğunu ifade eden Bankoğlu, “Bakan bunları diyorsa bu komisyon ne yapıyor?” diye sordu.

AKIN GÜRLEK’İN AÇIKLAMALARI BU KOMİSYONA SAYGISIZLIKTIR

Bankoğlu komisyon toplantısında şunları söyledi: Biz aylardır burada akademik verilerle, pedogojik yaklaşımlarla "çocuğu nasıl koruruz" diye kafa yorarken, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in son günlerdeki açıklamaları, bu komisyonun çalışmalarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını gösteriyor. Sayın Bakan diyor ki "Çocuklar suça yönlendirilirse, gerekirse cezaların tamamını yatacaklar." Bu ifade, modern hukuk devletinin "çocuğun üstün yararı" ilkesini bir kenara itip, faturayı sistemin koruyamadığı çocuğa kesmektir. Bir çocuk suça karışıyorsa, o çocuk sadece bir "suçlu" değil, devletin koruma kalkanından sızmış bir sistem kurbanıdır. Bunu burada sizler de, bizler de, katılımcılar da defalarca dile getirdik.

GÜRLEK NORVEÇ’İ ÖRNEK GÖSTEREREK HALKI YANILTIYOR

Bakan Gürlek, Norveç örneğinden söz ediyor. Norveç’te ceza yaşının düşüklüğünden bahsederken, Norveç’teki devasa sosyal devlet ağını, çocuk refah merkezlerini ve tek bir çocuğun bile sokakta kalmadığı sistemi görmezden gelmek, halkı yanıltmaktır. Türkiye’de çocuklar çetelerin eline düşüyorsa, bu çocukların “kötü” olmasından değil; okulda aç kalmalarından, sokakta sahipsiz bırakılmalarından ve adaletin doğru işlemesinden kaynaklanmaktadır.

BU KOMİSYON SADECE VİCDAN RAHATLATMA MEKANİZMASI MI OLACAK?

Şu anki tablo şudur: Bu Komisyon sahaya iniyor, uzmanları dinliyor, "önleyici çalışmalar" ve "rehabilitasyon" çalışmaları yapmaya çalışıyor. Ama Adalet Bakanlığı yeni yargı paketiyle "infaz düzenlemesi" diyor, "cezaları artıralım" diyor, "çocuk hapiste çürüsün" diyor. Burada açık ve net sormak zorundayız: Biz burada ne yapıyoruz? Eğer Bakanlık, komisyonun çıktılarını beklemeden, bilimsel verileri elinin tersiyle itip "daha çok hapis" formülünü masaya koyuyorsa, bu komisyon sadece vicdan rahatlatma mekanizması mı olacaktır?

ÇOCUĞU CEZALANDIRMAK, DEVLETİN KENDİ ACZİYETİNİ GİZLEME ÇABASIDIR

Buradan komisyonun iktidar üyelerine soruyorum: Kendi Bakanınıza, yürüttüğünüz bu çalışmaların içeriğini anlatamıyor musunuz? Eğer çocukları korumak yerine sadece hapsetmeyi düşünen bir zihniyete boyun eğecekseniz, bu komisyonun tabelasını indirelim. Kayıtlara girmesi amacıyla tekrar söylüyorum. Suç örgütlerinin çocukları kullanmasını engellemenin yolu, tek başına çocuğu daha uzun süre hapse atmak değildir. Yoksulluğu bitirmek, eğitimi nitelikli kılmak, sokakları güvenli hale getirmek gibi en temel işleri yapmazsak tüm bu çabalar beyhudedir. Çocuğu cezalandırmak, devletin kendi acziyetini gizleme çabasıdır. Biz bu cezacı zihniyete karşı, çocuğu yaşatan ve koruyan bir düzen kurmak zorundayız."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar