DEM Parti Eş Genel Başkanları: Bu tablo, demokrasi ve hukuk açısından kabul edilemez
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, CHP Genel Merkezi'nin polis müdahalesiyle tahliye edilmesine tepki gösterdi.
GAZETE PENCERE - Özgür Özel'in genel başkan seçildiği kurultayla ilgili davada, 21 Mayıs günü mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) kararı çıktı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, Özel'i görevden alıp Kemal Kılıçdaroğlu'nu genel başkanlığa atadı. Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'in Ankara Emniyeti Müdürlüğü'ne verdiği tahliye dilekçesinin ardından bugün polis ekipleri, CHP Genel Merkezi'nin biber gazı ve plastik mermi kullanarak boşaltı.
Yaşananların ardından DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ortak yazılı açıklama yaptı.
Müdahalenin kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, "Türkiye bugün demokrasisinin sınandığı bir eşikte daha durmaktadır. CHP Genel Merkezine bu sabah polis eşliğinde yapılan yürüyüş ve ardından ortaya çıkan görüntüler, demokratik irade ile kurumsal meşruiyetin aynı anda yaralandığının bir işaretidir. Bu tabloyu, demokrasi ve hukuk açısından kabul edilemez buluyoruz" denildi.
"Demokratik düzenlerde parti binaları kaba kuvvetin değil, müzakere ve uzlaşının mekânlarıdır. Bir siyasi krizin polis eşliğinde değil diyalogla aşılması gerekir. Zorla, kapı kırmalarla, gazla siyasi bir mesele çözülemez. Bu durum kabul edilemez" diyen Bakırhan ve Hatimoğulları, açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"TARAFLARIN SABIR VE MÜZAKERE YOLUNDAN AYRILMAMASINI BEKLİYORUZ"
"CHP, yüz yıllık birikimi ve kurumsal kapasitesiyle bu krizden çıkma gücüne sahiptir. Tarafların bu süreçte hukuki meşruiyet ve demokratik siyaset ilkelerini pusula edinmesini; sabır, olgunluk ve müzakere yolundan ayrılmamasını bekliyoruz.
Sorunun siyasi irade ve kurumsal kapasite çerçevesinde hızla ve suhuletle çözüme kavuşturulması için hem ısrarcıyız hem de bu süreçte üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız."
"TÜRKİYE SİYASETİ BU BADİREYİ AŞACAK OLGUNLUĞA SAHİP"
"Şunu açıkça ifade etmeliyiz: Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin siyasi ve demokratik dengesinin önemli bir ağırlık merkezidir. Ana muhalefet partisinde yaşanan her sarsıntı Türkiye’nin siyasal düzenini doğrudan etkiler. Tüm siyasi aktörlerin bu gerçeğin farkında olması gerektiğini düşünüyoruz.
86 milyon insanın geleceğine sahip çıkmak için tüm siyasi aktörlerin demokratik iradeye, müzakereye ve vakarla siyaset yapma geleneğine sahip çıkması şarttır. Türkiye siyaseti bu badireyi, birlikte ve ortak akılla aşacak olgunluğa sahiptir. Bu demokratik olgunluğun sergileneceğine inanıyoruz."
"BU BASKICI YÖNTEMLERDE ISRAR KABUL EDİLEMEZ"
DEM Parti adına yapılan yazılı açıklamada da "Valilik kararıyla polisin CHP Genel Merkezine zorla girerek parti yöneticilerini, milletvekillerini ve yurttaşları tahliye etmesini kabul etmiyoruz. Türkiye’nin en temel ihtiyacı, demokratik hukuk ilkelerinin güçlendirilmesi, toplumsal barışın büyütülmesi ve demokratik siyaset alanının genişletilmesiyken; bu baskıcı yöntemlerde ısrar edilmesi kabul edilemez" denildi.
"DEM Parti olarak, demokratik siyasete yönelik her türlü müdahalenin dün olduğu gibi bugün de karşısındayız" ifadeleri kullanılan açıklama, şöyle devam etti:
"Yetkilileri gerilimi büyüten tutumlardan vazgeçmeye, demokratik hukuk ilkelerine uygun davranmaya ve toplumsal barışı esas alan bir yaklaşımı benimsemeye çağırıyoruz. CHP yöneticilerini ve CHP’ye gönül vermiş yurttaşlarımızı da yaşanan sorunları sağduyulu bir şekilde diyalogla ve uzlaşıyla çözmeye davet ediyoruz."
Kaynak:Haber Merkezi