DEM Parti'de gözler AK Parti Grubu'na çevrildi
23 Nisan Resepsiyonu'nda "masa sağlam" diyen Erdoğan'ın yarınki konuşmasında DEM Parti'den yapılan "Süleyman'ın mührü" çağrısına vereceği yanıt merak konusu. DEM Partili kaynaklar ise yaptığı açıklamada, "Duraksama halini aşmaya ihtiyaç var" diyor.
ANKARA - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kürt sorununu çözüm iddiasındaki süreçte ilerleme sinyali vermesi beklentisi ön plana çıktı. DEM Parti'ye göre; mevcut durum itibariyle Erdoğan’ın yarınki grup konuşmasında vereceği olası mesajı "itici güç olacak".
DEM Parti yönetimi, süreçte ortak komisyon raporu sonrasında mevcut durumu "duraksama" olarak adlandırıldı. Bu nedenle 23 Nisan'da TBMM Genel Kurulu özel oturumunda DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslendiği işaret edildi.
Erdoğan, "Barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. Süleyman sizsiniz, mühür sizin elinizde" diyen Bakırhan'a hitaben 23 Nisan Resepsiyonu'ndaki mesajları dikkat çekmişti. Erdoğan, Bakırhan'a bakarak, süreçte yasa beklentisiyle ilgili soruya “Durmak yok, aynen devam” yanıtı vermişti.
DEM Parti yönetimi, Gazete Pencere'ye, 23 Nisan sonrasındaki tabloyu değerlendirdi. AK Parti içerisinde "Yasal düzenleme Mayıs'ta gündeme getirilecek" şeklinde Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi'nin kaleme aldığı görüşü dikkate aldıklarını kaydeden DEM Parti yöneticisi bir kaynak, PKK'nın hukuki zemin olmaksızın nasıl silah bırakacağına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu ve bunun TBMM'de yasal düzenleme yapılmasıyla aşılabileceğini dile getirdi. Süreçle ilgili AK Parti tarafındaki açıklamalarda "İlerleme adımı olacak siyasi irade" olmasını dikkate aldıklarını belirten kaynak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 23 Nisan'daki tutumunu ve Bakırhan'a yönelik yaklaşımını olumlu işaret gördüklerini aktardı.
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ya da kamuoyundaki adıyla Süreç Komisyonu'nun 28 Şubat'ta ortak raporu yayınlanmasından bugüne "duraksama" dönemi yaşandığını söyleyen kaynak, "Silah bırakma başlamış ve biz bu sefer devam etsin diye yasayı konuşuyoruz aslında. Mesele o. Devam etmesi için de yasaya ihtiyaç var. Bu bir realite. Bu realiteyi yadsıyarak koşulllar getirilmesiyle aşabileceğimiz bir şey değil. Ortada bir gerçek var. Yasaya ihtiyaç var. Niçin? Silah bırakılmasına devam edilmesi için. Kalıcı sonuca ulaşılması için. Çünkü silah bırakmak bir aşama sadece. Mesele sadece silah bırakma değil, toplumsal kalıcı barışı inşaa etmek gerekiyor. Burada bir eş zamanlılık olması gerekiyor. Yasa da çıkar, silah bırakmaya da devam edilir. Bunlar birbirinin karşısına koyup önceki sonralık ilişkisi kurmak problem yaratıyor. Çözüm sunmuyor. Elinde silah tutanlar gelmek istediğinde ne olacağını, neyle karşılanacağını bilmek istiyor" diye konuştu.
'İTİCİ GÜCE İHTİYAÇ VAR'
"Cumhurbaşkanlığı'nın tıkanma yok" mesajı verdiğini ve bunu çok kıymetli bulduklarını söyleyen DEM Parti yöneticisi, "Bir buçuk yılı geride bıraktık. Halihazırda bir yasal güvenceden yoksun süreçte artık itici güce ihtiyaç var. Duraksama halini aşmaya ihtiyaç var. Bu konuda bir iradeye, bir kararlılığa ihtiyaç var. Öbürü yani kritik eşik gibi koşulu açıklamalar tamamen süreci uzatan, gereksiz spekülasyonlara yol açan, gereksiz tartışmalara yol açan bir meseleye dönmüş oluyor" diye ekledi.
SÜREÇTE YASA VE İLERLEME SEÇİM ARİFESİNE BIRAKILABİLİR Mİ?
AK Parti tarafındaki "Süreç epeyce hızlı ilerledi" görüşü itibariyle Kürt sorununu gelecek seçimlerde araçsallaştırması tartışılıyor. Bu durumu CHP yönetimi "İpe un seriyorlar" diyerek eleştirerek, AK Parti iktidarınca sürece seçim meselesi olarak bakıldığını ifade ediyor.
DEM Parti yönetimi ise seçim döneminde hamle yapılması ihtimalini anlamlı bulmuyor. DEM Parti yöneticisi bir kaynak, "Seçim sürecine bırakmanın kendisi handikaplı. Herkes açısından handikaplı. CHP için de de handikaplı, destek veren diğer partiler açısından da handikaplı, iktidar için de handikaplı bir mesele. Onun için bu takvimi seçime sarkıtmanın hiçbir mantığı yok" dedi.
Devamında DEM Parti yöneticisi, "Eğer iknaysak bu barışa, istiyorsak bu barışı niye bekliyoruz ki. Herkes dedi ya ‘bu, seçim hesaplarından azade bir süreç, bu, iktidar olmaktan azade bir süreç. Bu bizim değil bütün Türkiye’nin süreci.’ O zaman bütün Türkiye’nin süreciyse niye biz seçim dönemini bekleyelim. Şu ana kadar “bunun seçime dair olduğuna ilişkin o havayı hiç edinmedik açıkçası" diye ekledi.
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu