DEM Partili vekil Sırrı Sakık: Süreç seçime endeksli bir siyaset olarak görülmeye başlandı
DEM Partili Milletvekili Sırrı Sakık süreçte gelinen aşamayı eleştirerek “Süreç, toplumda büyük bir barış hamlesinden ziyade seçime endeksli bir siyaset ya da bir oyalama taktiği olarak görülmeye başlandı” dedi.
GAZETE PENCERE - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 24 Şubat Salı günkü grup toplantısında, PKK lideri Abdullah Öcalan için yaptığı "statü" çıkışı siyasette yeni bir tartışma başlattı.
Bahçeli "Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" diye sordu.
DEM Partililer ise, Öcalan için İmralı'daki iletişim koşullarının yeniden düzenleneceği "hukuki statü" tanınmasını istiyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin dünkü grup toplantısının ardından gazetecilerin bu konudaki bir sorusuna "İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından işletiliyor" diye yanıt verdi.
Tartışma sürerken DEM Partili Milletvekili Sırrı Sakık’tan dikkat çeken bir açıklama geldi.
DEM Partili Milletvekili Sırrı Sakık süreçte gelinen aşamayı eleştirerek “Süreç, toplumda büyük bir barış hamlesinden ziyade seçime endeksli bir siyaset ya da bir oyalama taktiği olarak görülmeye başlandı” dedi.
OYALAMA TAKTİĞİ
Sırrı Sakık’ın mesajı şöyle:
“Sayın Öcalan tarafından duyurulan 27 Şubat deklarasyonunun üzerinden bir yıl geçti. PKK, Türkiye’den ve Kandil’deki önemli merkezlerden çekildi; kongresini toplayarak kendini feshetti. O günden bu yana tek bir kurşun sıkılmadı, silahlar yakıldı.
Buna karşın bir yılda barış ve demokrasiyi güçlendirecek tek bir somut adım atılmadı. Mevcut Anayasa’nın ve yasaların uygulanması, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uyulması dahi toplumsal güveni ve umudu büyütebilirdi; bu dahi yapılmadı. Laftan öteye geçilmedi. Süreç, toplumda büyük bir barış hamlesinden ziyade seçime endeksli bir siyaset ya da bir oyalama taktiği olarak görülmeye başlandı.
Türkiye gerçekten yeni bir başlangıç yapacaksa önce yürürlükteki hukuka uymalıdır. Belirsiz tarihlere ertelenmiş vaatler ve teknik düzenleme söylemleri değil; öncelikle bu ülkenin Anayasasını, yasalarını, yüksek mahkeme kararlarını ve bağlı olduğu uluslararası hukuku uygulamak gerekir. Güven sözle değil, hukukla inşa edilir.”
Kaynak:Haber Merkezi