Dervişoğlu'ndan ittifak ve aday açıklaması: Kimse bizim adımıza karar veremez
İttifak ve cumhurbaşkanı adaylığı tartışmaları için erken olduğunu belirten İYİ Parti lideri Dervişoğlu, "Hepsinden uzak duruyorum çünkü ortada aday yok. CHP adayını belirledi. Biz ayrı bir partiyiz, birileri bizim adımıza karar veremez" dedi.
GAZETE PENCERE - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, ittifaklardan uzak durduklarını söyledi. "Hepsinden uzak duruyorum çünkü ortada aday yok" diyen Dervişoğlu, adaylık tartışması için de erken olduğunu belirtti.
CHP'nin tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu aday olarak seçmesini değerlendiren Dervişoğlu, "CHP kendi adayını belirledi. Ama aday belirlerken müttefiklere ihtiyaç duyulmuyor da seçimde mi ittifaka ihtiyaç duyuluyor? Bu yaklaşım 'Ben lokomotifim, siz de arkamdan gelin' anlamına geliyor. Biz ayrı bir siyasi partiyiz. Birileri bizim adımıza karar veremez" yorumunu yaptı.
"DARBE ANAYASASINDAN KURTULMASI SÖYLEMİ BAŞKA HEDEFLER İÇİN KULLANILIYOR"
Cumhuriyet Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yeni anayasa tartışmalarında "darbe anayasasından kurtulma" söyleminin başka amaçlar için kullanıldığını söyledi.
Dervişoğlu, "Anayasanın çok büyük bir bölümü bu hükümet döneminde değiştirildi. Bu nedenle darbe anayasası olma vasfını büyük ölçüde yitirdi. Sadece yapıldığı dönem itibariyle darbeyle ilişkilendirilebilir. Bu anayasa ile sistem bile değiştirildi. Dolayısıyla TBMM’nin darbe anayasasından kurtulması ve yeni bir anayasa yapılması iddiasıyla yola çıkmanın başka siyasi hedefleri de içinde barındırdığı kanaatini taşıyoruz" dedi.
"Anayasada değişmemiş bildiğim kadarıyla 56 madde kalmış. Bu maddeler genellikle değiştirilemeyecek hükümler, temel özgürlüklerle ve devletin işleyişiyle ilgili maddeler" diyen Dervişoğlu, "Yani anayasanın ana fikri açısından büyük bir farklılık söz konusu değil" şeklinde konuştu.
"KURTULMUŞ'UN TARİHE DOĞRU BİÇİMDE GEÇME NİYETİ YOK"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u eleştiren Müsavat Dervişoğlu, "Yeni anayasa tartışmaları 28. dönem parlamentosu açıldığından beri dile getiriliyor. Sayın Numan Kurtulmuş bu konudan sık sık söz ediyor. Tıpkı komisyon sürecinde olduğu gibi, Meclis İçtüzüğü ve anayasa değişikliğini yapan Meclis Başkanı olarak tarihe geçmek istediğini düşünüyorum. Ama komisyon sürecinde gördük ki tarihe doğru bir biçimde geçmek gibi bir niyeti yok. Dolayısıyla anayasa değişikliğinin içeriğinin ve barındırdığı taleplerin dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"HERKES EŞİT VATANDAŞTIR"
Vatandaşlık tanımına yönelik tartışmaların yeni olmadığını söyleyen Dervişoğlu, bu tartışmanın özellikle 2007’den beri sürdüğünü belirtti.
Anayasadaki vatandaşlık tanımının etnik değil siyasal bir tanım olduğunu vurgulayan Müsavat Dervişoğlu, "Anayasada yer alan ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür’ ifadesi bazı siyasetçiler tarafından etnik bir tanım olarak yorumlanıyor. Oysa bu etnik bir işaretleme değildir; vatandaşlığa dayalı siyasal bir tanımdır" dedi.
"Eşit vatandaşlık" söylemine de sert sözlerle karşı çıkan Dervişoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak insanları eşit kılar ve ülkenin birlik ve bütünlüğünün temelini oluşturur. Türkiye'de ‘Kürt vatandaşı’, ‘Türkmen vatandaşı’ ya da ‘Gürcü vatandaşı’ gibi tanımlar yoktur. Herkes Türk vatandaşıdır. Sürekli eşit vatandaşlık talebinden söz ediliyor ama nerede eşit olmadığımızı kimse söylemiyor. Memur olurken mi eşit değiliz? Milletvekili olurken mi eşit değiliz? Vali, kaymakam, genel müdür olurken mi eşit değiliz? Başbakan ya da cumhurbaşkanı olurken mi eşit değiliz? Her alanda eşitlik var" diye konuştu.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE DEĞİL CUMHURİYET KARŞI KALKIŞMA"
Yeni açılım sürecini de değerlendiren İYİ Parti lideri, "Terörsüz Türkiye ifadesine kim karşı çıkabilir? Ama konuşulan şey gerçekten Türkiye'nin güvenliği mi yoksa terör örgütlerinin meşrulaştırılması mı, buna bakmak gerekir" dedi.
Komisyon raporunu eleştiren Dervişoğlu, "Komisyon raporunda İYİ Parti’nin adı geçmiyor. Türk milletinin adının geçmediği yerde İYİ Parti’nin adının geçmemesi benim için sorun değil. Ama raporda ‘terör’ ve ‘terörist’ ifadeleri de yer almıyor. Komisyon başkanı kendi imzasıyla hazırlanan raporu yine kendi makamına havale ediyor. Bu ne devlet geleneğinde vardır ne de Meclis teamüllerinde. Dolayısıyla bunun adı havanda su dövmektir" ifadelerini kullandı.
"Bu süreç Abdullah Öcalan’a statü kazandırma girişimidir" diyen Dervişoğlu, "Türkiye’de ayrılıkçı hareketlere meşruiyet kazandırabilecek bir adımdır. Bu nedenle ben bu sürece ‘Terörsüz Türkiye’ değil, 'cumhuriyete karşı kalkışma' diyorum.”
'İKTİDAR İTTİFAKINDAN SEÇİM BAŞARISI ÇIKMAZ'
Cumhur İttifakı'nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, “Bunlar bir nikâh kıydı. Ama ne yaparlarsa yapsınlar bu ittifaktan seçim başarısı çıkmaz" dedi.
Seçim sonucunun muhalefetin performansına bağlı olduğunu belirten Dervişoğlu "Seçimde başarılı çıkmalarının tek yolu muhalefetin hata yapmasıdır" diye konuştu.
"TÜM İTTİFAKLARDAN UZAK DURUYORUZ"
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde sık sık gündeme gelen ittifak tartışmalarına da mesafeli olduklarını dile getiren Dervişoğlu, "Hepsinden uzak duruyorum çünkü ortada aday yok. Adaylığını açıklayanlar var ama kesinleşmiş bir aday yok" dedi.
CHP’nin aday belirleme sürecine de değinen Dervişoğlu şunları söyledi:
"CHP kendi adayını belirledi. Ama aday belirlerken müttefiklere ihtiyaç duyulmuyor da seçimde mi ittifaka ihtiyaç duyuluyor? Bu yaklaşım 'Ben lokomotifim, siz de arkamdan gelin' anlamına geliyor. Biz ayrı bir siyasi partiyiz. Yetkili organlarımız var. Birileri bizim adımıza karar veremez."
"YANLIŞ ADIMLAR ERDOĞAN’IN İŞTAHINI KABARTIR"
Erken aday tartışmalarının iktidarın işine yarayabileceğini savunan Müsavat Dervişoğlu, "Yanlış zamanda atılan her adım Sayın Erdoğan’ın iştahını kabartır. Nitekim rakiplerin tasfiye edilmesine yönelik bir süreç de başladı" değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmasının gereğinden erken başlatıldığını belirten Dervişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Cumhurbaşkanı adaylığı tartışması sanki yarın seçim varmış gibi yapılıyor. Oysa bu tartışma 31 Mart 2024 akşamından beri sürüyor. Önce o tarihten sonra neler yaşandığına bakmak gerekir."
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi