Erdoğan'dan gençlik şöleni açıklaması: Gençlerle kurduğumuz ilişkiyi kıskanıyorlar
AK Parti gençlik şöleniyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Şölenimize iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindeler. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri aşağılayan hezeyanlarının hiçbir kıymeti yoktur" dedi.
GAZETE PENCERE - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı nedeniyle Kocaeli'de düzenledikleri gençlik şölenini hatırlatan Erdoğan, "Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli’ne akmıştı. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık" dedi.
"DERS VERMEK YERİNE GENÇLERİ DİNLEDİK"
"Bunun dışında farklı etkinliklerde, gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik" diyen Erdoğan, "Yunus’un, 'Biz kimseye kin tutmayız. Kamu âlem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık. Sadece gençler için siyaset yapmadık, siyaseti gençlerle birlikte yaptık. Üstenci, kibirli, yargılayan, gençleri tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik" ifadelerini kullandı.
Kocaeli'deki gençlik şölenine katılan gençlerin organizasyonun AK Parti etkinliği olduğunu bilmeden götürüldüğü iddiasına da yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından başlıklar şöyle:
"Gençler arasında ayrım yapan bir kadro olmadık, bugün de değiliz, bu ülkeye hizmet ettiğimiz müddetçe de asla böyle olmayacağız. Dün olduğu gibi bugün de gençlerimiz, yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı bekliyor.
Gençlerimiz, büyüklerinin sadece ders vermesini değil, kendilerine değer vermesini de istiyor. Biz işte bunu yapmanın derdindeyiz. Önyargısız bir şekilde, açık bir kalp ve açık bir zihinle gençlerimizi anlamaya, onların ruh dünyalarının derinliklerine inmeye çalışıyoruz."
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, grup toplantısındaki konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı elini öperek uğurladı pic.twitter.com/WvlGyU3GnQ
— Gazete Pencere (@gazetepencere) May 20, 2026
"GENÇLERİ İSTİSMAR ARACI OLARAK GÖRÜYORLAR"
"Gençlerimizi harflerle ayırıp doğum yılına göre onları kategorize edenlerin, bizim ne yapmaya çalıştığımızı kavramakta zorlanmaları gayet doğaldır. Gençleri sarf malzemesi olarak, yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin, AK Parti’nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir.
Gençleri sarf malzemesi olarak, yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin, AK Parti’nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir."
"VATANDAŞLARIMIZ CHP'DEN UZAKLAŞMAYA BAŞLADI"
"Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı’nın gençleri tahkir eden, gençleri aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur.
Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar. Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP’li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı."
"CHP, SEÇMENİNİ UTANDIRIYOR"
"Üzülerek görüyoruz ki, Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, 3-5 kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri, bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasından kaynaklanıyor.
Gençlerimiz, ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor. Gençlerimiz, sürekli ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor. Bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Genel Başkan dahil, CHP’nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur. Varsın beyefendiler rahatsız olsun, biz gençlere güvenmeye devam edeceğiz."
"YENİ TÜRKİYE SİZİN ESERİNİZ OLACAK"
"AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir, eşittir. Sizin istikbalinizi her şeyden çok önemsiyoruz. Sporda, sanatta, bilimde, ilimde, siyasette hak ettiğiniz yere gelmenizi çok önemsiyoruz. Biz size inanıyoruz, güveniyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın inşasını sizler tamamlayacaksınız.
Her karışında bir yiğidin yattığı bu mübarek topraklar sizin. Her şehri ayrı güzel, her köşesinden tarih fışkıran bu cennet vatan sizin. Dostlarına güven, düşmanlarına korku salan bu büyük devlet sizin. Rengini aziz şehitlerimizin kanından alan bu şanlı bayrak sizin. Yeni Türkiye sizin eseriniz olacak. Büyük ve güçlü Türkiye inşallah sizlerin omuzlarında yükselecek."
"KİMİLERİMİZ İŞKENCELERDEN GEÇTİ, KİMİLERİMİZ HAPİSLERDE YATTI."
"Değerli yol ve dava arkadaşlarım, bugün sizlerle biraz dertleşmek istiyorum. Biz bu yola çıkarken uzun bir yola çıktığımızın, menzili çok, geçidi yok bir yola çıktığımızın, derin sulardan geçeceğimiz bir yola çıktığımızın idrakiyle, şuuruyla, bilinciyle çıktık. Kimse bize kolay olacak demedi.
En başta karşımızda merhum Menderes’in, merhum Polatkan’ın, merhum Zorlu’nun talihsiz hatıraları duruyordu. 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın tehditleri üzerimizde bir ağırlık olarak kendilerini hissettiriyordu. Kimilerimiz işkencelerden geçti, kimilerimiz hapislerde yattı.
Partilerimiz kapatıldı, siyasi yürüyüşlerimiz engellendi, yok sayıldık, dışlandık, kendi öz yurdumuzda örselendik. Hiçbir zaman korkmadık, vazgeçmedik. Çünkü bu hareket, bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildi. Bu hareket, kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildi. Bu hareket, köksüz bir hareket değildi. Saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir. Bu hareket, en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır. Bu hareket ümmet davasıdır."
"NİCE SALDIRILARIN, SUİKAST GİRİŞİMLERİNİN HEDEFİ OLDUK"
"Kurulduğumuz andan itibaren partimizi saf dışı bırakmak, hükümetimizi yıkmak için darbe senaryoları yazıldı. İktidarımızın henüz beşinci yılında partimize kapatma davası açıldı. Muhtıralar gördük, sokak hareketleri gördük. Yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Huzur ortamını, güven ortamını, istikrarı, ekonomiyi, demokrasiyi hedef alan nice saldırıların, suikast girişimlerinin hedefi olduk. Sizin gördükleriniz, halkımızın gördükleri, görünmeyen nice saldırıyı, görünmeyen nice badireyi atlattık."
"GEREKİRSE CANIMIZ DA VERİRİZ"
"Boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik, suyuna gidebilirdik, 'Ağamsın, paşamsın' diyebilirdik. Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda, etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik. Ama biz bunu yapmadık, yollara düştük. Biz bir hayalin peşinde koştuk. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık.
Bizim, Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle Allah ve ahlak demenin yasaklandığı karanlık günlerde hohlaya hohlaya buz dağını eriten iman dolu o yüreklere bir borcumuz var. O borcu ödemek için can vermek mi gerekiyor? Hiç tereddüt etmeyiz. Gerekirse o canı da veririz diyerek bu yollara revan olduk. Her zaman şunun idrakinde olduk: Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir."
"MÜKEMMEL DEĞİLİZ"
"Bize düşen, bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizim davamız budur. Yarın ruhumuzu mahşerde huzura vardığımızda, vazifesini hakkıyla yapmış olmanın yüz akına sahip olabilirsek, bu bize ziyadesiyle yeter. Gayrısı boştur.
Biz kolayı değil, zoru seçtik. Biz çileyi seçtik, mücadeleyi seçtik. Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet gördüm, çok vefasızlık gördüm, çok nankörlük gördüm. Varsın olsun. Unutmayın, hak bilsin, halik bilsin, bize bu yeter. Bir yoksul, bir garip, bir yolda kalmış, bir mazlum bize 'Allah sizden razı olsun' dediyse, biz payelerin en yükseğine erişmişiz demektir.
Hiç şüphesiz mükemmel değiliz. Haşa günahsız, kusursuz değiliz. Hatadan münezzeh asla değiliz. Elbette bizim de hatamız, eksiğimiz, yapmak isteyip de yapamadıklarımız vardır ve olmuştur. Ama şu da bilinsin ki bir engeli aşmak için bin engelle mücadele etmek zorunda kaldık."
ELEŞTİRİLERE SİTEM: BİZ İDAMI GÖZE ALDIK, SİZ NE YAPTINIZ?
"Şimdi sağdan soldan klavye kahramanları, AK Parti’nin, bu kadronun açtığı yolda, tesis ettiği iklimde, refah ve konfor ortamında, sıcak yataklarından, rahat koltuklarından ahkam kesiyor olabilirler.
Bunlara soruyorum: Siz hiç hayatınızda risk aldınız mı? Siz hiç hayatınızda kavgaya girdiniz mi? Siz hiç hayatınızda ölümle burun buruna geldiniz mi? Menderes’in akıbeti gözünüzün önünde dururken, hayatınızda hiç canınızdan, serinizden vazgeçecek bir harekete dahil oldunuz mu? Kavgada yoklar ama kavga bitince sırça köşklerinden laf üretirler. Bakın biz bu yola çıkarken de bu yolda yürürken de Türkiye’nin yakın tarihine bakarak hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlara hedef olmayı, hatta idam edilmeyi göze alarak girdik.
Peki bizi acımasızca, insafsızca eleştirenler siz ne yaptınız, hangi fedakarlıkta bulundunuz, hangi bedeli ödediniz? Konforlu, güvenli alanlarınızdan yapılan hizmetlere kulp takmak dışında Allah aşkına hangi marifeti icra ettiniz?"
"KENDİMİZDEN GÖRDÜKLERİMİZİM İNSAF SINIRLARINI AŞMASI CANIMIZI ACITMIŞTIR"
"Bizim Hakk’ın ve halkın nazarında takdir edilmek dışında bir gayemiz yoktur. Ancak sevdiğimiz, saydığımız, itibar ettiğimiz, kendimizden gördüğümüz kimilerinin izan ve insaf sınırlarını aşması da açıkçası canımızı acıtmıştır.
Bu yolculukta bu da var. Hani diyor ya şair Attila İlhan, 'Ayrılık sevdaya dahil', yola çıkarken bu sevdaya bunun da dahil olduğunu bilerek çıktık. Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık değerli kardeşlerim.
Biz yüzde 52’nin oyunu alarak göreve gelmiş bir iktidarız. Yüzde 48’in önemli bir kısmının oy vermese de gönlünün bizimle olduğunu bilen bir iktidarız. Hepsinden öte biz yüzde 100’ün, onun ötesinde mazlum, mağdur coğrafyaların, ümmetin de mesuliyetini omuzlayan bir iktidarız. Kökümüzü, özümüzü unutmayız. Nereden geldiğimizi de nereye gittiğimizi de çok iyi biliyoruz. Bizi biz yapan değerlerden asla kopmadık. İnşallah doğru bildiğimiz yolda eğilmeden, bükülmeden, boyun eğmeden, teslim olmadan, yorulmadan, yılmadan yürümeye devam edeceğiz."
"TEK BAŞIMA DA KALSAM BU YOLU YÜRÜRÜM"
"Allah’a hamdolsun bizimle aynı yolda yürüyen, birlikte yürüdüğümüz milyonlar, on milyonlar var. Bizimle aynı ufka bakan, aynı menzile doğru koşan milyonlarca genç var. Dünyanın dört bir yanında Filistin’den Suriye’ye, Arakan’dan Afrika’ya bizim için ellerini semaya açan yüz milyonlar var. Hepsinin umudunu, hepsinin emanetini taşıyoruz.
Şunun da bilinmesini isterim: Tek başıma kalsam dahi 'Bu yol hak yoludur, dönmek bilmez yürürüm' der, bu yolda sabırla yürümeyi sürdürürüm. Allah’ın izniyle bu yolda yalnız değilim. Birlikte çok güzel işler yaptık. İnşallah daha fazlasını yapacağız. İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı ile inşallah yeni başarılara, yeni zaferlere imza atacağız."
TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI: SÜRECİ HIZLANDIRMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ
"İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile el ele, omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye’yi adım adım inşa edeceğiz.
En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, sağduyuyla, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyoruz.
Cumhur İttifakı ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz. Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz.
Şunu bugün bir kere daha altını çizerek ifade ediyorum: Türkiye, sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye, kapasiteye ve tecrübeye ziyadesiyle sahiptir. En güçlü dayanağımız millettir, sizsiniz. Milletimizle bu yolu yürümekte asla tereddüdümüz yok."
Yavuz Bingöl, AK Parti grup toplantısına katıldı: Siyasetten uzak kalamıyoruz
AK Parti grup toplantısında yeni dönem: Bakanlar soruları yanıtlamadı
Kaynak:Haber Merkezi