Fuat Oktay konuşmadı, savunma Tokat vekilinden geldi
15
FUAT OKTAY KONUŞMADI, SAVUNMA TOKAT VEKİLİNDEN GELDİ
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yargılandığı "Casusluk" davasının ilk duruşmasında çok çarpıcı bir iddia gündem oldu. 'Ajanlık' ile suçlanan Hüseyin Gün, önceki Cumhurbaşkanı Yardımcısı, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay'ın kendisine “ülke ilişkilerini ve tanıtımını yönlendirme, yönetme ve idare etme” içerikli bir yetki belgesi verdiğini gösterdi, evrakı mahkemeye sundu. Belgeyle ilgili şu ana kadar Fuat Oktay’dan bir açıklama gelmedi. Konu Meclis gündemine taşınınca iddialara dair AK Parti adına açıklamayı Tokat Milletvekili Mustafa Arslan yaptı. Arslan “Bir şahsın geçmişte belirli görevlerde bulunmuş olması veya belli makamlarla irtibatta olduğunu iddia etmesi ona hukuki denetimden ve ceza soruşturmasından bağışıklık sağlamaz” dedi. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Arslan’ın bu ifadesiyle “Hüseyin Gün bir devlet görevlisi olarak geçmişte çalışmıştır” iddiasını kabul ettiğini söyledi. Ancak Arslan Günaydın’ın söylediği şekilde bir ifade kullanmadığını belirterek, “Kesinlikle onun devlet görevlisi olduğuna dair hiçbir emare de yok, hiçbir belge de yok; bunu kabul etmiyoruz” dedi. Arslan’ın sözleri üzerine CHP’li milletvekillerinden “Ajan kendi ajanları çıktı” şeklinde tepki geldi. Gün’ün ifadenin üzerinden bir hafta geçmesine karşın Oktay suskunluğunu bozmadı.
25
İMAMOĞLU SAVUNMASINA NATO AYARI!
Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 77'si tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında yaklaşık 2.5 ay geride kaldı. Tutuklu 107 kişinin savunmasıyla başlayan duruşmada en son listenin 62’nci sırasında bulunan Murat Kapki konuştu. Davayı yakından takip eden CHP’li milletvekillerine göre listede sonda yer alan İmamoğlu’nun savunması temmuz ayını bulacak görünüyor. Temmuz ayı iktidar açısından da önemli bir ay olacak. 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere onlarca devlet başkanı katılacak. CHP kulislerine göre İmamoğlu’nun “siyasi manifesto” niteliğinde yapacağı kapsamlı uzun savunma bu döneme denk gelebilir ve bu durum basit bir tesadüf olmayabilir. CHP kulislerinde konuşulan iddiaya göre İmamoğlu’nun savunması dünyanın gözünün çevrileceği zirveye denk getirilerek etkisi azaltılmaya çalışabilir. İddia böyle, uygulamayı ise bir ay içinde hep birlikte göreceğiz.
35
ERDOĞAN ANAYASA HAMLESİNE Mİ HAZIRLANIYOR?
2023 seçimlerinin ardından “yeni-sivil anayasa” çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu konuyu son bir haftada iki kez yeniden gündeme taşıdı. İlk açıklama Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde geldi. Türkiye’nin iyi anayasa özleminin dinmediğini belirten Erdoğan, Kazakistan ziyaretinin ardından verdiği uçak röportajında da “Bu konuyu siyaset üstü görüyor ve açık yüreklilikle siyasi partilere çağrı yapıyoruz. Gelin her türlü siyasi ön yargıyı bir kenara bırakalım. Toplumun her kesiminin 'işte benim anayasam' diyebileceği metni birlikte inşa edelim” dedi. Edinilen bilgiye göre Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan 12 kişilik anayasa komisyonu çalışmalarını tamamladı, ekip Cumhurbaşkanına sunum için talimat bekliyor. Bu sunumun tamamlanmasının ardından nasıl bir yol haritası izleneceği belirsizliğini korurken bazı komisyon üyeleri muhalefet turu ile bir çağrı yapılabileceğini söylüyor. Ancak Meclis kulisinde milletvekili sayısı iktidarın tek başına anayasa yapmasına imkan tanımaz, seçim için de zaman daralırken nasıl bir anayasa değişikliğinin mümkün olacağı soruluyor. Muhalefet kulislerine göre Erdoğan sistemde revizyon içeren bir değişikliğe kapı aralarsa muhalefet buna kayıtsız kalamaz. Süreç nedeniyle gözlerin çevrildiği sadece DEM Parti ile değil, CHP’nin de konuşabileceği bir teklif tartışmaya açılabilir. Meclis kulislerinde “iktidarın anayasa kararının söylem düzeyinde mi kalacağı yoksa harekete mi geçeceği önümüzdeki birkaç ay içinde netleşir” deniliyor. Öyle ki ekim ayında açılacak Meclis’in böyle bir gündemle yeni döneme başlayabileceğini ileri sürenler var.
45
VARLIK BARIŞINA ERBAKANLI İTİRAZ: 5 HER ZAMAN 4’TEN BÜYÜK DEĞİLDİR
AK Parti iktidarında sekiz kez çıkarılan Varlık Barışı yeniden Meclis gündeminde. Kaynağı belirsiz kara paranın aklanmasına yol açarak Türkiye’nin tekrar gri listeye alınmasına neden olabileceği iddia edilen düzenlemeye tüm muhalefet partilerinden itiraz geldi. Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya’nın eleştirilerinde iktidara dini hassasiyet üzerinden gönderme de vardı. Milli Görüş hareketinin kurucusu Necmettin Erbakan’ı hatırlatan Kaya, “Nerede faiz hassasiyetiniz, nerede nas hassasiyetiniz? Helal 4'ün haram 5'ten büyük olduğunu Erbakan Hocamızın sözleriyle sizlere hatırlatıyoruz. Unutmayın, her zaman 5, 4'ten büyük değildir, helal 4 lokma haram 5 lokmadan elbette daha büyüktür. Helal 4 liralık sermaye, haram 5 liralık kara paradan çok çok daha faziletlidir, onurludur. Gelin, bu ülkeyi uyuşturucu baronlarının, bu ülkeyi kara para aklayıcıların, bu ülkeyi fuhuş gelirlerinin merkezi hâline getiren ve bu milletin rızkını bu kara paralara muhtaç bırakan bir ülke ayıbını yeniden işlemekten kurtarın” dedi.
55
MECLİS’TE YOKLAMA KRİZİ: “O BİR KİŞİ BENİM”
AK Parti’nin muhalefetin itirazlarına karşın Meclis çoğunluğuna dayanarak çıkarmayı planladığı Varlık Barışı teklifinin görüşmeleri başladı. Muhalefet partileri teklife yönelik eleştiri ve önerileri dikkate alınmayınca, AK Parti grubunu yoklama isteme hakkını kullanarak zorlamaya başladı. Bir anlamda “Bize rağmen çıkaracaksanız, o zaman tam kadro Meclis’te olun” mesajı verdi. Muhalefetin bu tutumu üzerine AK Parti genel merkez yöneticileri dahil tüm milletvekilleri Meclis’e çağrılsa da gereken çoğunluk sağlanamadı. Genel Kurul’un çalışması için gereken 200 milletvekili sayısı 199’da kaldı, Meclis kapandı. Bu arada yoklamaya yetişemeyen milletvekilleri kuliste gördükleri grup yöneticilerine mazeretlerini açıklarken bir milletvekilinin, Meclis’in bir eksik kişi nedeniyle kapanmasına gönderme yaparak “o bir kişi benim” diyerek durumunu açıklamaya çalışması dikkat çekti. Milletvekillerinin birçoğu ise yoklama isteyen muhalefeti eleştirerek bu uygulamanın kaldırılması gerektiğini savundu. Bu arada AK Parti’nin yoklama sorunu yaşamasının bir nedeninin yaklaşık 30 milletvekilinin hacca gitmesi olduğunu belirtelim.
Kaynak:Haber Merkezi