Hatimoğulları'ndan iktidara çağrı: Tüm seçilmişler serbest bırakılmalı!
DEM Parti eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğlulları partisinin grup toplantısında konuştu. Hatimoğulları tüm seçilmişlerin serbest bırakılmasını istedi.
GAZETE PENCERE - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nı kutlayarak başlayan Tülay Hatimoğulları’nın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Geçtiğimiz hafta yerine kayyım atanan tutuklu Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ı ziyaret ettiklerini hatırlatan Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Geçen hafta Van Cezaevi’nde Hakkâri Belediyemizin mevcut eş başkanı Mehmet Sıddık Akış’ı ve önceki dönem eş başkanı Cihan Karaman’ı ziyaret ettik.
2014’ten bu yana Hakkâri’de seçilen her belediye eş başkanımız cezaevi gördü: Dilek Hatipoğlu, Nurullah Çiftçi, Cihan Karaman ve en son Mehmet Sıddık Akış…
Her seçimden sonra halkın iradesi kelepçelendi, mazbatanın yerine kayyım konuldu. Yıllarca cezaevi, kesintisiz bir zulüm, kesintisiz kayyım…”
TUTUKLU SEÇİLMİŞLER SERBEST BIRAKILMALI
“Kürt meselesi, sandığa giden Kürdün iradesinin cezaevine atılmasıyla sembolleşti. Hukuk bunun neresinde? Bu zulümdür, bu seçilmişe müdahaledir.
Tüm tutuklu seçilmişler derhal serbest bırakılmalı, kayyım zulmü artık bitmeli. Halkın iradesine ve sandığa saygı gösterilmeli. Bütün seçilmişler görevlerine iade edilmelidir.
BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, işçinin ve emekçinin hakkını savunduğu, cezasızlık düzenini teşhir ettiği için 58 gündür tutuklu.”
MEHMET TÜRKMEN'E DESTEK
“Bugün Mehmet Türkmen’in yargılandığı davanın duruşması görülüyor. Mehmet Türkmen’in ve direnen tüm işçilerin yanındayız.
Sendikal faaliyet suç değildir. İşçinin, emekçinin hakkını savunmak suç değildir. Hak arama mücadelesi yargı eliyle bastırılamaz. Mehmet Türkmen’in bugün acilen serbest bırakılması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyoruz.
Yarın Soma Katliamı’nın yıl dönümü. Maden katliamında hayatını kaybeden 301 madenciyi saygı ve özlemle anıyorum.
Soma’da 301 madencimizi “kader” değil, kâr hırsı ve denetimsizlik katletti. Uyarılar görmezden gelindi.
Gerçek sorumlular bugün korunuyor. Buna karşın işçinin hakkını savunan avukatlar Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay hâlâ cezaevinde. O dönemin Başbakanlık müşaviri maden işçisini tekmeledi. O fotoğrafı hangi birimiz unutabilir? Bir işçiyi tekmeleme hakkını kendinde nasıl görebiliyor? Nasıl böyle zehirlenmiş bir yetkiyle donatılabiliyor? Cezalandırılması gerekirken terfi ile ödüllendirildi.
Bu tablo, Türkiye’deki adaletsiz düzenin en somut kanıtıdır. Katillerin kollandığı, hak arayanların cezalandırıldığı, mafyalaşan bu sömürü düzenine karşı emeğin onurunu sonuna kadar savunacağız.
Kaynak:Haber Merkezi