KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Gazete Pencere’ye konuştu: AB masa dışında süreci kolaylaştırmalı, bize borçlu

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, eğer yine yeniden Rumlar çözüm masasından kalktığında “mevcut izolasyonlar altındaki statüko kaldırılmalı” ilkesini savunduğunu işaret ederek, “AB bize borçlu diye düşünüyorum” mesajını verdi.

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Gazete Pencere’ye konuştu: AB masa dışında süreci kolaylaştırmalı, bize borçlu

YILDIZ YAZICIOĞLU

LEFKOŞA - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Holguin’in Kıbrıs sorununda 9 yıl sonra çözüm masası kurulması girişimiyle ilgili “Ankara’yla hiç problem yaşamaksızın süreci yürütmeye devam ediyoruz” açıklaması yaptı.

Türkiye’nin iç politika gündemi; AK Parti iktidarınca gelecek seçimler açısından siyasi strateji olarak CHP’nin seçilmiş yönetimi aleyhine “mutlak butlan” kararıyla ana muhalefet partisinde “kriz” tablosuna odaklandı. İktidar adayı CHP’nin Özgür Özel yönetimi, yargı mekanizmasıyla görevlendirilmiş Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibiyle “seçim hakkı mücadelesi” ile uğraşıyor. AK Parti ise iktidarda kalma amacıyla hem uluslararası arenada “meşruiyet” sağlamak hem de iç kamuoyuna dış politikada başarı hikayesi sunmak için çalışıyor.

Şimdi 63 yıllık Kıbrıs adasında çözüm kapısı aralanmış görünüyor. AK Parti ile MHP’nin Cumhur İttifakı olarak desteklediği Ersin Tatar’ın cumhurbaşkanlığı dönemi boyunca “iki devletli çözüm” argümanıyla hiçbir ilerleme olmaması ardından ilk kez “görüşme değil müzakere masası” kurulması gündemde.

whatsapp-image-2026-06-09-at-08-55-43

Tufan Erhürman’ın, Kıbrıs Türklerince “çözüm” talebiyle o dönemki ana muhalefet partisi CTP Lideri iken geçtiğimiz Ekim ayında Cumhurbaşkanı olarak seçildiği dönemdeki “kara propaganda” kapsamında Ankara’yla, AK Parti iktidarıyla kavga edeceği iddia edilmişti. Bugünkü manzarada ise KKTC Cumhurbaşkanlığı’nda 200’ncü günü arifesinde Erhürman’ın, “Başmüzakereci” olduğu Kıbrıs sorununda AK Parti’yle sıkıntı yaşamadığı ve çözüm yolunda “teslimiyetçi değil tam tersine sıkı pazarlıkçı tutumu” ön plana çıktı.

KIBRIS’TA 5+1 MÜZAKERE MASASI KURULURSA İLERLEME OLACAK MI?

BM adına Kıbrıs adasında Holguin, dün ilk önce Güney’de Rum lider Nikos Hristodulidis ile görüştükten sonra KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüştü.

Tufan Erhürman ise, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin ile görüşmesi sonrasında Gazete Pencere’ye açıklamasında, “Kıbrıs’ta çözüm” açısından Rumlarca yeniden masadan kalkılması ihtimalini göz ardı etmeyecek şekilde temkinli olma mesajını verdi.

Kıbrıslı Türkler, o dönemki BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 2004’teki planı için Türk tarafı “evet” oyu verirken; Rum tarafı “hayır oyu” verdikten sonra Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla Avrupa Birliği (AB) üyesi yapılmıştı. Sonrasında 2017’de İsviçre Crans-Montana’da, BM gözetiminde garantör ülkeler İngiltere, Türkiye, Yunanistan ile birlikte 5+1 formatında yine müzakere süreci ilerletildiğinde Rum tarafı masadan kalkmıştı.

Şimdi 9 yıl sonra Kıbrıs Sorunu’nda 5+1 müzakere masası kurulması gündeme taşındı. Ancak Rum tarafınca samimi çözüm yaklaşımı gösterilmezse Kıbrıslı Türkler açısından son çeyrek yüzyılda üçüncü kez hayal kırıklığı olması ihtimali akıllarda.

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, garantör ülkeler katılımıyla 5+1 müzakere masası kurulabileceğini belirterek, “Bugüne değin şu tavrımız oldu önceki tecrübeler ışığında ‘Mezarlıklar temizletilmeli’ gibi başlıkları görüşmeye gitmeyelim şeklinde. Bu nedenle ‘güven arttırıcı önlemler’ olarak sıraladığımız konuları ve yeterince ciddi, anlamlı adım atılacaksa bunu Genel Sekreter’in başkanlığında garantör ülkelerle konuşalım. Bunun eğer ön şartları oluştu ise yoksa 5+1 olmamalı yaklaşımımız yok. O nedenle olması için ön hazırlıkları olduğunu bilmeliyiz” diye konuştu.

Erhürman, BM Özel Temsilcisi Holguin’in, gelecek hafta Ankara’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la, sonrasında ise Atina’da Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis’le görüştükten sonra Brüksel’e gideceğini işaret ederek, sonrasında Holguin tekrar adaya geldiğinde 5+1 formatında ilerleme ihtimali olup olmadığını değerlendireceğini kaydetti.

whatsapp-image-2026-06-09-at-08-54-27

ENDİŞELİ MİSİNİZ?: TAKVİMSİZ VE SONU BELİRSİZ GÖRÜŞME YAPMAYACAĞIZ

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, 5+1 müzakere masası kurulduğunda ucu açık görüşmeler yapılması ihtimaliyle ilgili soru üzerine öncelikle 4 maddelik ön koşulları hatırlattı:

1- Siyasi eşitlik pazarlık konusu yapılmayacak, 2- Müzakere masası takvimi yani bitiş tarihi olacak. 3- Geçmişteki yakınlaşmalar teyit edilecek yani her başlık yine yeniden görüşülmeyecek. 4- Rum tarafı yine yeniden masayı terk ederse Kıbrıs adasında Türkler açısından mevcut statükoya geri dönülmeyecek. KKTC’ye yönelik izolasyonlar kaldırılacak.

Erhürman, Rumlar ile belirsiz görüşmeler yapılması ihtimaliyle ilgili soruya, “Benim öyle bir endişem yok çünkü kendimden eminim. En başta açıkladığımız o dört maddelik metodoloji unsurlardan herhangi birinden vazgeçmem söz konusu değil. Takvimsiz olan, bir zaman sınırlaması olmayan çerçevede olmayacağız. Takvim olmadığında bir süreç içinde yer almayacağımızı BM de çok net olarak biliyor. Dolayısıyla o dört maddelik metodolojinin öyle ya da böyle süreç ile uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Öyle ya da böyle dememizin sebebi diplomasinin yaratıcılığı vardır. Diplomasi farklı adlandırmalarla, farklı şekilde bu dört maddeyi süreçle uyumlu hale getirmeli ki bizim açımızdan müzakere masasında oturmayı kabul edelim” diye konuştu.

whatsapp-image-2026-06-09-at-08-55-07

SEÇİM DÖNEMİNDEKİ KARA PROPAGANDA SONUÇSUZ KALDI MI?

Kıbrıs Türk liderliğinde 200’ncü günü arifesinde seçim döneminde aleyhinde yapılan adeta “kara propaganda” niteliğindeki söylemleri anımsatarak, şimdi Ankara’daki AK Parti’yle ilişkisini sorduğumuz Erhürman, şu yanıtı verdi:

“Benim deneyimim şu; Şu anda tam bir istişare ve koordinasyon içerisindeyiz. Ve bu ‘on dailybasis’ devam eden bir şey. Her aşamada birebir temas halindeyiz. Zaten her zaman söylediğimi biliyorsunuz. Bu süreç kesinlikle her zaman Türkiye'yle istişare içinde yürütülmüş bir süreçtir. Bu bana özgü değildir. Cumhurbaşkanlarımız, kimsenin hakkı yenmesin açıkça ifade edeyim, her zaman böyle davranmıştır. (Seçim döneminde) Ben de böyle davranacağımı söylemiştim. Şu anda da hiçbir problem yaşamaksızın tam bir koordinasyon ve istişare içerisinde süreci yürütmeye devam ediyoruz.”

AVRUPA, KIBRIS’TA ÇÖZÜM İÇİN SORUMLULUK ALACAK MI?

Cumhurbaşkanı Erhürman, AB’nin yeni süreçte nasıl rol alabileceğiyle ilgili soru üzerine, "Türkiye'nin ve bizim ortak pozisyonumuz, Avrupa Birliği'nin (AB) masanın üyelerinden biri olamayacağı pozisyonudur. Bu konuda sağlam, meşru, rasyonel, herkes tarafından anlaşılması gereken bir gerekçemiz var. Sonuç itibariyle Güney Kıbrıs tarafı, Avrupa Birliği üyesi, oradaki oy birliğiyle alınacak kararlarda Rum tarafı oyu olmadıkça karar alınamıyor. Bu şartlarda AB’nin masada karar alınmasında olması ihtimali tarafsızlık özelliğini tamamen ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla o konudaki pozisyonumuz değişmiş değil. Ama bizim mesela şartlar konusundaki dördüncü maddesinde dile getirdiğimiz şeylerden bir kısmı AB’nin yönetim alanı içerisinde. Dolayısıyla Avrupa Birliği sürece, olumlu yönde ilerlemesine destek verebilir mi kendi karar mekanizmaları aracılığıyla? Cevap evettir ve vermelidir. Tipik örnek ‘doğrudan ticaret tüzüğü’ gibi meseleler. Ama bunu bir masada olmak gibi tahayyül ederlerse, katiyetle mümkün olmayacağı bizim açımızdan da, Türkiye açısından da açık" yanıtını verdi.

Avrupa Birliği’nin tarihsel olarak Kıbrıs Sorunu’nun bugünkü yıllanmış haline gelmesinde rol oynadığını vurgulayan Erhürman, "Çünkü Helsinki Zirvesi’nden, 1999'dan başlayarak hatta daha da öncesinden bu süreçte problemi olan bir ülke AB üyesi olamaz denilmeli iken bu sorun Avrupa Birliği içerisinde taşındı. Dolayısıyla AB sorunun bir parçası oldu. Bir şey daha yaptı. Annan Planı sonrasında Rum tarafı ‘hayır’ derse şu olacak, bu olacak dediklerinden bir kısmı da olmadı. Sürecin olumsuz yönde ilerlemesine sebebiyet verdi. Dolayısıyla bu kez AB, masada olmak suretiyle asla değil ama masa dışında yapıp ettikleriyle süreci kolaylaştırmak suretiyle katkıda bulunmaya biraz da borçlu diye düşünüyorum. AB eğer anlamlı katkıları olursa sürece yardımcı olur" diye ekledi.

"UMUTLUYUM, UMUTSUZUM DEMEK İÇİN DAHA ÇOK ERKEN"

Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Hristodulidis’in dün BM Özel Temsilcisi Holguin’le görüşmesi sonrasında "İhtiyatlı ama umutluyum" açıklamasıyla ilgili olarak "Umutlu musunuz?" sorusu üzerine ise Erhürman, mevcut durumdaki yaklaşımını şöyle özetledi:

"Sayın BM Genel Sekreteri'nin ‘yeni bir inisiyatif alıyorum’ açıklamalarının olduğu bir ortamda hiçbir umut yok demek çok doğru bir şey olmaz. Elbette bizim bugüne kadarki çalışmalarımız doğrultusunda aktardığımız Kıbrıs Türkleri olarak beklentilerimizin sürece uyumlu hale getirilmeye çalışıldığını, içselleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Dolayısıyla bu olumlu bir tarafı. Ama ben o tip kavramları kullanmak yerine sürece iyi niyetle katkıda bulunmaya çalışacağımızı söylemek istiyorum. Ama ortaya koyduğumuz ilkeler son derece açık diye düşünüyorum. Dolayısıyla Sayın Maria Angela Holguin’in çabası da Sayın Guterres'in çabası da olumlu bir çaba olarak görülüyor. Bize düşen de halkımızın çözüm iradesi doğrultusunda buna en iyi şekilde katkıda bulunmaktır. Ama umutluyum, umutsuzum demek için daha çok erken."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar