MHP lideri Bahçeli grup toplantısında konuştu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli'nin "Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir. Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur" sözleri dikkat çekti.

MHP lideri Bahçeli grup toplantısında konuştu

GAZETE PENCERE - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu.

Bahçeli, “CHP siyaset yerine laf üretmektedir. Çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadır” ifadelerini kullandı.

MHP Lideri Bahçeli, “Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşecek” dedi.

Savaşlar nedeniyle öne çıkan enerji konusundaki tehlikelere dikkat çeken Bahçeli “Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin ‘Kızıl Elma’sıdır” diye konuştu.

Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin gidişatını desteklerken “Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir. Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur. Barış, teslimiyet değildir. Barış, taviz değildir. Barış, milletin onurunu koruyarak, milletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir” açıklamasını yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuşması şöyle:

“Aziz dava arkadaşlarım, muhterem vekiller, saygıdeğer hanımefendiler beyefendiler, bizleri takip eden vatandaşlarımı en kalbi duygularımla selamlıyorum. Sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan memnuniyet duyuyorum.

Alparslan Türkeş'i vefatının yıl dönümü dolayısıyla rahmet ve minnet ile yad ediyoruz. Türkeş bey müstesna bir dava adamıdır. Milleti merkeze yerleştiren siyaset anlayışını temsil etmiştir. O zor dönemlerin adamıydı. Karanlık senaryolar karşısında yakılmış bir meşaleydi. Tehditlere boyun eğmemiştir. Türk milletinin birliğini her türlü siyasi hesap üstünde tutmuştur. Onun emaneti olan Türk birliği ve turan ülküsü mutlaka hayat bulacaktır.

Dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi dönemeçteyiz. Küresel düzenin derin şekilde sarsıldığı bu dönemde kararlarımızı bu gerçekle ortak sorumlulukla almalıyız. Tarihin kopuş anlarında en etkili güvenlik milli birlik içinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Bu hepimizin ahlaki ve vicdani sorumluluğu. Yaşanılan çatışmalar eskinin tam olarak öldüğünü yeninin ise henüz doğmadığını gösteriyor. Bu da tam olarak kriz durumudur. Her kriz dönemi bir eşiktir. Küresel örgütler işlevselliğini yitirmiş ve çözüm üretme kabiliyetini kaybetti. Trump ve Netanyahu zora dayanan hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve hata etmişlerdir. Bu hatalarını devam etmekteler. Söz varlığı tükenmiş ve batılı akıl için yolun sonu görünmüştür. Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı tartışmalar karşısında Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Geçen 20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz yeni dünya düzeni bugün bir kaos olarak karşımıza çıkmakta. Bu kaos insanlığı etkilemekte, istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmakta. Bugünkü dünya durumu fetret dönemini andırmakta. Geçmişin çatışmacı günlerine götürmektedir. Sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmekte. Savaş 39. gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte. İran'a karşı yapılan saldırılar her geçen gün can kaybını arıtmakta ve altyapı tahribatını giderek büyütmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının dayanıklılığı dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkarmıştır. Savaş tedarik zincirini etkilemekte.

Tarihsel hafızaya dayanarak alacağımız kararlar milletimizin geleceğine istikamet verecektir. Böylesi duygu ile dünyayı dikkatli çözümlemek, siyaset yapıyorum diyenlerin ortak sorumluluğu. Her zamankinden daha çok üzerimizde tarihi ve ahlaki sorumluluk vardır.”

Bahçeli, yasal düzenlemeler için bir 'oyalama' olmaması gerektiği konusunda uyardı. Bahçeli, barışın bir taviz olmadığını belirterek düzenlemelerin hayata geçmesi için çok net çağrıda bulundu:

"17 Mayıs 2025 tarihinde barış tek kanatlı bir kuş değildir demiştik. Bir kanat Öcalan'ın yaptığı çağrı ve gelinen fesih kararıyla kendisini gösterdi.

İki kanadı millet olarak hep birlikte gövdeye getirmeliyiz demiştim. Barış ancak iki kanadın ahenkle çırpılmasıyla milletin tamamının aynı istikamete yönelmesiyle yükselebilir.

O gün ifade ettiğimiz gibi bu kanatlardan biri terörün gölgesinde şekillenmiş yapıların fesih kararı ve yapılan çağrılarla kendisini göstermişti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu süreçte aldığı insiyatif millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir. Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir.

Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur. Biz diyoruz ki barış teslimiyet değildir. Barış taviz değildir".

MHP İSTANBUL HAKKINDA BİR ŞEY SÖYLEMEDİ

MHP'li İzzet Ulvi Yönter'e yönelik desteklerini açıklamalarının ardından MHP İstanbul İl Teşkilatı'nın tüm tepe yöneticileri görevden alınmasının ardından Bahçeli, ilk Grup Toplantısı'nı yaptı. MHP İstanbul İl Başkanlığı'na Volkan Yılmaz atandı. Yılmaz da toplantıya katıldı. Bahçeli, İstanbul'daki değişiklik ile ilgili bir açıklama yapmadı.

Bahçeli, konuşmasının girişinde İran savaşı nedeniyle bölgesel gelişmeler ve Türk savunma sanayinin önemine dikkat çekti.

Bahçeli'nin konuşmasındaki en çarpıcı kısım İmralı Süreci'ndeki yasal düzenlemeler için verdiği 'oyalama' ve 'oyalanmama' mesajı oldu.

Süreçteki yasal düzenlemelere ilişkin Bahçeli şunları ifade etti:

"17 Mayıs 2025 tarihinde barış tek kanatlı bir kuş değildir demiştik. Bir kanat Öcalan'ın yaptığı çağrı ve gelinen fesih kararıyla kendisini gösterdi.

İki kanadı millet olarak hep birlikte gövdeye getirmeliyiz demiştim. Barış ancak iki kanadın ahenkle çırpılmasıyla milletin tamamının aynı istikamete yönelmesiyle yükselebilir.

O gün ifade ettiğimiz gibi bu kanatlardan biri terörün gölgesinde şekillenmiş yapıların fesih kararı ve yapılan çağrılarla kendisini göstermişti.

Asıl olan ikinci kanat ise Aziz Türk milletinin bizatihi kendisidir gerçeğinden hareketle milli iradenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan komisyon çalışması büyük bir olgunluk, yüksek bir sorumluluk bilinci ve devlet ciddiyeti içerisinde sonuçlanmıştır.

Bu tablo milli iradenin tecelli tecelligahı olan Gazi Meclisimizin tarihi sorumluluğunu hakkıyla yerine getirdiğinin de açık bir göstergesidir.

Terörsüz Türkiye sürecinde ortaya konan bu güçlü siyasi irade milletimizi çok gören bu sorundan kurtulacağımızın da net göz göstergesi olmaktadır.

Zira bu konu günü birlik tartışmaların ötesinde milletin bekasına, devletin istiklaline ve toplumsal huzurun teminine dair stratejik bir meseledir. Terörsüz Türkiye doğru zamanda atılan doğru bir adımdır. Tarihi önemde bir dönüm noktasıdır.

Akıl, vizyon, emek, sabır ve itinayla, vatan ve millet aşkıyla devleti millet devlet millet dayanışmasıyla yürütülen hayırlı bir sürecin de ürünü olacaktır.

Terörsüz Türkiye milletimizin özlemle beklediği bir gelişme, daha müreffeh ve huzurlu bir geleceğin müjdesi, kalıcı barışın, umudun, lider ülke Türkiye'nin habercisidir.

Bugün gelinen noktada yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yasa çalışması olarak taşınacak olgunluğa erişmesi memnuniyet vericidir. Dünyanın ve bölgemizin ciddi kırılmalarla, risklerle ve jeopolitik sarsıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde kendi iç bünyemizin tahkimi, milli birliğimizin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlamlaştırılması ertelenemez bir zaruret haline almıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu süreçte aldığı insiyatif millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir. Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir.

Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur. Biz diyoruz ki barış teslimiyet değildir. Barış taviz değildir."

Barış milletin onurunu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir. Barış adaletin, kardeşliğin ve milli birliğin birlikte yükseldiği bir ülküdür. Türkiye Cumhuriyeti köklü kardeşliğin, güçlü geleceğin, ortak kaderin ve sarsılmaz birlik ruhunun en sağlam teminatıdır. Bu teminat dün olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. Yarın da ilelebet payidar kalacaktır. Ve ben bir kez daha söylüyorum. Bu aziz milletimin birliğini bozmaya kardeşliğimizi zedelemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar