Murat Emir belgeleri açıkladı: 'İktidar suçüstü yakalandı'

İsrail'le ticaretin sürdüğüne dair belgeler açıklayan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Türkiye ne göndermiş, kaç liralık göndermiş, hangi ay göndermiş rakam rakam ortada. İktidar İsrail'le ticarette suçüstü yakalanmıştır" dedi.

Murat Emir belgeleri açıkladı: 'İktidar suçüstü yakalandı'

GAZETE PENCERE - CHP Grup Başkanı Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin açıklamalarını ve Türkiye'nin tepki göstermemesini eleştiren Murat Emir, "Büyükelçi, 'Nil'den Fırat'a kadar topraklar İsrail'e vadedilmiştir' diyerek Türkiye Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine dil uzatacak küstahlığı gösterdi. Peki, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı bir şey dedi mi? Açıkça söylüyoruz herkes bilsin. Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikası, özellikle Filistin politikası Trump’dan meşruiyet alacağız hevesleriyle rehin alınmıştır. Türkiye susturulmuştur, koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ne Netanyahu'ya karşı diz çöktürülmüştür. Bunun başka bir açıklaması yoktur. Cumhurbaşkanı önce buna cevap verecek" ifadelerini kullandı.

İsrail'le Türkiye arasında ticaretin sürdüğüne dair belgeleri gösteren Emir, şunları söyledi:

"Bakın yeni bir bilgi, yeni bir belge açıklıyoruz son derece değerli. Hatırlayacaksınız İsrail'e meydanlarda 'Ey Netanyahu' dedi, İsrail'i tehdit etti. Ama biz dedik ki: İsrail'le ticaret yapıyorsun, İsrail'e çatır çatır varilinden 1.27 cent kazanarak petrol gönderiyorsun ve İsrail'in çocukların tepesine attığı bombaların hammaddesinin büyük kısmı Türkiye'den gidiyor dedik. '2 Mayıs 2014’ten sonra ticareti tamamen kestik' dediler değil mi? Ama hâlâ İsrail'le çatır çatır ticaret yapıyorlar. İşte belgeleri arkadaşlar...

tablo-1

Bakın Türkiye Cumhuriyeti TÜİK verilerine bakıyorsunuz, aslında İsrail'le ticaret görünmüyor. Gizliyorlar ama orada bir gizli ülke kalemi var. Çünkü bir ülkeye sıfır liralık ihracat yapmış olsanız, o ülkenin orada adının olması lazım ve karşılığında sıfır yazması lazım. Ama İsrail yok. Nerede bu İsrail? Bunu demek ki gizli ülke bölümüne almışlar ve gizli ülke bölümündeki 2025 ihracat rakamı 2.1 milyar dolar. 2.1 milyar dolarlık ihracat var gizli ülke bölümünde."

"İSRAİL'İN RESMİ VERİLERİNDE TİCARET GÖRÜLÜYOR"

"Diyecekler ki orası gizli ülke, onun İsrail olduğunu nereden çıkarıyorsunuz? Şuradan çıkarıyoruz: Bakın İsrail'in resmi sitelerine Türkiye'den girilebiliyor ama bir yere girilemiyor, o da CBS. Yani İsrail'in Merkezi İstatistik Bürosu, Türkiye'nin TÜİK'inin karşılığı CBS. İsrail CBS'ine girdiğinizde Türkiye'nin 2025 yılında 924 milyon dolarlık ihracat yaptığını açıkça görüyorsunuz.

tablolar

Tekrar ediyorum; İsrail İstatistik Bürosuna girişleri Türkiye Cumhuriyeti BTK'sı önlüyor ama bir şekilde girdiğinizde Türkiye'nin son bir yılda 924 milyon dolarlık ihracat yaptığını İsrail verilerinden okuyorsunuz. Şimdi diyecekler ki: Ya o İsrail'e değil, Filistin'e. Hep onu söylediler. Oysa biliyoruz ki İsrail, Filistin ile ticaretini, ihracat veya ithalatını bu tablolarda göstermiyor. Dolayısıyla arkadaşlar, iktidar suçüstü yakalanmıştır, belgeler açıkça ortaya koymaktadır."

"İSRAİL'İN NEYE İHTİYACI VARSA GÖNDERMİŞİZ"

"Yine aynı şekilde devam ediyoruz; burada canlı hayvan ve hayvan ürünleri gönderdiğini söylüyor. Yani ne göndermiş Türkiye, kaç liralık göndermiş, hangi ay göndermiş rakam rakam ortada arkadaşlar. İktidar İsrail'le ticarette suçüstü yakalanmıştır. 2026 Ocak ayı içinde yine bu ihracat söz konusu. Ortalama yıllık 1 milyar dolara yakın bir ihracat var ve yaklaşık da aylık 90-100 milyon dolar arası bir rakam oluşuyor.

Ne göndermişiz diye baktığınızda mesela canlı hayvanlar, bitkisel ürünler, gıda ürünleri, mineral ürünler, kimyasallar, plastik mamuller, makine ekipmanları... 172 milyon dolarlık makine ekipmanı göndermişiz, taşıt aracı göndermişiz, baz metaller göndermişiz 183 milyon dolarlık. Baz metaller, bunlar savaş teknolojisinde kullanılan metaller. Makine ekipmanları, 172 milyon dolarlık makine ekipmanı göndermişiz. Yani İsrail ne ihtiyaç duyuyorsa Türkiye'den gitmiş, gitmeye devam ediyor."

"ERDOĞAN DİPLOMASINI İBRA EDEMEDİ, İMAMOĞLU'NUN TRANSKRİPTİ BURADA"

"Tek kelimeleri yok ama adeta birkaç televizyon kanalını Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve Sayın Ekrem İmamoğlu'na bir şekilde çamur atmak üzere görevlendirmişler. Sabah başlıyorlar 'İmamoğlu, Özgür Özel, CHP' akşam yatıyorlar 'Özgür Özel, İmamoğlu, CHP...' Başka bir şey bilmiyorlar. Orada bir de biliyorsunuz Cumhurbaşkanı mahkemeye kendi diplomasını ibra edemedi.

Cumhurbaşkanı bir mahkemede muhatabını, Özgür Özel'in avukatını susturmak için alıp o diplomayı 'İşte kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı'nın diploması' diyemiyor ama Sayın İmamoğlu'nun transkriptine kadar uğraşıyorlar. 35 yıl önceki diplomayı iptal ettirdiler hukuksuz bir biçimde, şimdi 'o sınavı geçmiş, bu sınavı geçememiş, orada öyle olmuş, burada böyle olmuş' diye konuşuyorlar.

İşte arkadaşlar, Sayın İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinden aldığı transkripti. Son derece başarılı bir öğrenci, son derece başarılı bir eğitim dönemi geçirmiş ve hak ettiği diplomayı almış. İşte arkadaşlar yapılacak iş budur. Biz transkriptine kadar ortaya koyarız ama onlar diplomayı ortaya koyamazlar. Çünkü korkaklar, çünkü açıkları var."

"GÜRLEK SORULARA YANIT VERMİYOR, FEZLEKE GÖNDERİYOR"

(İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde Akın Gürlek'e sorular yönelttiği için hakkında fezleke hazırlanması) "Akın Gürlek'e soru soruyoruz. Sorduğumuz soruların hiçbiri kişisel merakımızdan dolayı değil, hiçbir kişisel meselemiz yok. Ben Sayın Akın Gürlek ile bir kere karşılaştım, onun dışında bir hukukum söz konusu değil. Olması da gerekmez ama ben bir milletvekiliyim, o da bir başsavcıydı. Dolayısıyla benim ona millet adına soru sormak gibi bir görevim var, anayasal görevim var ve sorduğum soruların hiçbiri kişisel değil.

Kendisinin bu sorulara cevap verecek yüreği yok ama fezleke yazdıracak mürekkebi var. Kalemi eline alıyor, fezleke gönderttiriyor. Şimdi Adalet Bakanı da oldu, iyice güçlendi. Ama ne yaparlarsa yapsınlar biz doğruyuz, görevimizi yapıyoruz, Anayasa ve yasalardan kaynaklanan görevimiz gereğince de soru soruyoruz. Amacınız CHP'yi susturmak, sindirmek, soru soramaz hale getirmek, fezlekelerle terbiye etmekse boşuna uğraşıyorsunuz, nafile bir çaba içerisindesiniz. Hukukun kaşını gözünü yararak böyle çabalara girmeyin. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili asla korkutamazsınız."

'ÖCALAN'A STATÜ' TARTIŞMASI: KİŞİYE ÖZGÜ DÜZENLEME OLMAZ

("Sayın Bahçeli, Öcalan'a statü tartışması başlattı; CHP'nin bu konudaki görüşü nedir?" sorusu üzerine)

"Bizim komisyon sürecinde de, sonrasında da aslında söylediğimiz çok net. Bu arada sitemimi de söylemiş olayım: Bizim sözlerimiz yeteri kadar değerlendirilmiyor. Benim sadece son 1 ayda komisyon raporu ile ilgili söylediklerime bir bakarsanız, aslında her şeyi aynen ve tutarlılıkla söylediğimi ve komisyon raporunun da aynen öyle çıktığını göreceksiniz.

Ne dedik anımsayın, Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk devletinde kişiye özgü düzenleme olmaz. Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir vatandaşının hukuk ilkeleri doğrultusunda yargılanma, infaz süreçlerine tabi olması gibi hakları olmalıdır. Yani basitçe söyleyelim; dünyada nasıl oluyorsa 86 milyon için de o olmalıdır. Hedefimiz tam demokratik Türkiye'dir ve o Türkiye'de herkesi en üst seviyede hak ve hukuk sahibi yapmaktır. Bunun için mücadele ederiz. Bunun içerisinde bir kişiye özel düzenleme yapamayacağımız gibi 'o olsun ama şu olmasın, şu gelsin ama şu gelmesin' demeyeceğiz."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar