Müsavat Dervişoğlu: Türkiye, yeni bir İran olmayacak

ABD ve İsrail saldırılarına sessiz kaldıkları için Körfez ülkelerini eleştiren Müsavat Dervişoğlu, "İsrail saldırılara, bir kız ilkokulundan başlayarak, 165 masun evladı öldürüyor. Bu ucubeler ise lafa İran'ı kınayarak başlıyorlar" dedi.

GAZETE PENCERE - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İstanbul'daki bir lisede, öğretmen Fatma Nur Çelik'in hayatını kaybettiğini hatırlatan Dervişoğlu, "Okullarımızda gerek akran zorbalığının ve gerekse öğretmenlere karşı şiddetin istisna olmaktan çıkarak, alelade bir olaya dönüşmesi son birkaç senede oldu. Bunun da Yusuf Tekin’e denk gelmesi tesadüf değildir. Bunlar milli eğitimi baştan aşağıya katlettiler. Milli eğitimi bu duruma getirmiş olmaları tesadüf değildir. Cumhuriyete ve Türk milli kimliğine karşı kinlerini bu sahada yarattıkları yıkımla eyleme geçirdiler. O sebepledir ki, eğitim sistemimizi yeniden bize yaraşır hale getirmek parlamenter sistemi yeniden inşa etmekle aynı önem ve aciliyettedir" şeklinde konuştu.

Başta ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları olmak üzere dünyadaki savaş ve çatışmalara değinen Dervişoğlu, "Ön ayak oldukları uluslararası hukuk sisteminin lağvedilmesi için yarışan Batılı ülkelerden bahsediyorum. Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun kaçırılmasıyla ilgili yaşananlar, 19. yüzyıl emperyalizminin ya dediğimi yaparsın ya da bedelini ödersin haydutluğudur. Bosna'daki katliamlardan başlayarak son 30 yıla damga vuran nice olay sayabiliriz" dedi.

"GAFLET KUYUSUNA DÜŞMÜŞ BİR BATI VAR"

"Ancak Irak işgalinden beri artan ikiyüzlülük bugün artık bambaşka bir noktaya gelmiştir" diyen Dervişoğlu, "Bir yanda kendi iktidarının güvenliğini siyonizmin sapkın emelleriyle birleştiren Netanyahu var, diğer yanda da onun hem koruyucusu hem de emir eri olan Donald Trump var. Hemen arkasından da başlarını kuma gömerek, bu katliamlara alkış tutarak ayakta kalacaklarını düşünen, gaflet kuyusuna düşmüş bir Batı dünyası izliyoruz" ifadelerini kullandı.

KÖRFEZ ÜLKELERİNE TEPKİ: UCUBELER

Basra Körfezi ülkelerine tepki gösteren Müsavat Dervişoğlu, "Sözde Müslüman Körfez emirlikleri de bu katliamların taşeronluğunu yapıyor. İsrail saldırılara, adeta ayin yapar gibi bir kız ilkokulundan başlayarak, 165 masun evladı öldürüyor. Bu ucubeler ise lafa İran'ı kınayarak başlıyorlar" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da eleştiren Dervişoğlu, "Erdoğan'ı ise çok şey söylediğini düşünmemizi istiyor. Ama her zaman olduğu gibi hiçbir şekilde kadim dostu Trump'a bir tek laf bile edemiyor" dedi.

"İRAN YILLARCA İSTİKRARSIZLIK ÜRETTİ"

İran'a da eleştiriler yönelten Müsavat Dervişoğlu, "Şunu da açıkça söylemek gerekir, İran yıllarca Orta Doğu'yu kendi uzantılarıyla istikrarsızlaştıran bir aktör olmuştur. Mollaların kurduğu ve insan haysiyetine saygı duymayan rejim, içeride iktidarını sürdürmek için dışarıda kriz üretmekten imtina etmemiştir. Terör örgütleriyle dahi ilişki kurmaktan kaçınmamış, bölgedeki gerilimleri, kendi içi konsolidasyonunun yakıtı haline getirmiştir. Buna PKK denen cani örgüt de dahildir. Ne var ki, İsrail'in açtığı bu savaşın istikrarsızlık üreteceğini biliyoruz. Mollaların alternatifi asla ve asla kuklalar olamaz" şeklinde konuştu.

İsrail'in İran'dan sonraki hedefinin Türkiye olacağına dair haber ve yorumlara yanıt veren Müsavat Dervişoğlu, şunları söyledi:

"NETANYAHU'NUN TEMENNİSİ, TÜRKİYE'NİN İRAN OLMASIDIR"

"Bu bir tespit değil temenni cümlesidir. Ancak daha acı olan şey, bu temenninin sahipleri sadece siyonistler ve onlara bağlı birtakım aktörler değildir. Bu durumdan faydalanmaya hazır olan Türkiye'de de çok fazla odak vardır, hatta etki ajanı vardır. Netanyahu ve Likud çevresindeki şahin kanadın dört gözle beklediği şey tam olarak budur. Türkiye'nin İran'la aynı rotayı benimsemesidir. Türkiye'nin teokratik bir yönetime sürüklenmesidir, laiklik ilkesinden vazgeçmesidir, İhvancı bir ideolojinin hamiliğine soyunmasıdır."

"İMRALI CANİSİYLE İŞ TUTMAK, İSRAİL'LE İŞ TUTMAKTIR"

"Aynı İran gibi yozlaşmış bir diktatörlüğe dönüşmesi, etnik ve dini bölünmelerle daha kırılgan hale getirilmesidir. Çünkü böyle bir Türkiye'yi uluslararası sistemden izole etmek daha kolay olacaktır. Türkiye'de İsrail'i bir sopa olarak gösterip milleti terbiye etmeyi bir strateji haline getirenler vardır. İlk günden beri İsrail geliyor diye tutturuyorlar. Ne yapalım? PKK ile Öcalan ile iş tutalım öyle mi! PKK ile muhatap olmak, İmralı canisiyle iş tutmak, İsrail'le iş tutmanın ta kendisidir.

Türkiye bir sonraki 'İran' değildir. Ama Netanyahu bölgede yeni bir İran yaratmak, en azından Türkiye'yi bir sonraki İran olarak konumlandırılmak istenmektedir. Buna teşne olanlar ise İran gibi olmaktan gocunmuyor. Türkiye kuruluş kodlarına sadık kalırsa, gerçek vatanseverler tarafından yönetilirse yeni bir İran asla olmayacaktır."

DERVİŞOĞLU, ERDOĞAN'A GÜL GÖNDERDİ

"Bakın Sayın Erdoğan, siz iltifatları çok seviyorsunuz. Beyaz Saray’da övüyorlar, senet imzalayıp dönüyorsunuz. Avrupalılar övüyor, Türkiye’yi hendeğe çeviriyorsunuz. Ortağınız övüyor, çiçek yolluyor, siz İmralı’dan iktidar devşirmeye teşne oluyorsunuz. Övülünce hep yanlış işler yapıyorsunuz.

Ben bugün size doğru işler yaptırmak için bu kürsüye geldim. Bakınız, Gazi Meclisimiz, 106 yaşında. Size 106 gül gönderiyorum. Bu parlamentoyu eski gücüne kavuşturun ve parlamenter sisteme dönüşün önünü açın.

Cumhuriyetimiz 103 yaşında. Size 103 gül gönderiyorum. Cumhuriyetin ilke ve değerlerine geri dönün. Kurumlarına ve hukukuna sahip çıkın. Devlet nizamına hasar veren işleri bırakın artık. Size 99 gül daha gönderiyorum. Bu mübarek ramazan ayında, Allah’ın isimlerinin hürmetine, Türk milletinin tarihiyle, kodlarıyla, tanımlarıyla oynamayın. Oynatanlara müsaade etmeyin."

"İŞBİRLİKÇİLERE GÜVENMEYİN, TÜRK MİLLETİ ONLARI BOĞAR"

"Türkiye’yi ve Türk milletini başkalarıyla karıştıranlara bir kere daha hatırlatmak isterim: Devlet geleneklerimiz ve antiemperyalist ilk İstiklal Zaferi'nin kahramanı milletimizle, biz başka milletlere asla benzemeyiz. Vatanımıza ve bayrağımıza göz dikilirse, 86 milyonluk bir ordu ile karşı karşıya kalırsınız. İşbirlikçilerinize hiç güvenmeyin. Türk milleti onları, bir kaşık suda boğmasını çok iyi bilir.

Türk milletinin istiklal damarı, içimize iliştirdiğiniz tüm sızıntıları koparıp atar. Ve tarih, hiçbir kuşkuya yer yoktur ki bunun örnekleriyle doludur. Ergenekon’dan çıktığı günden beri, Anadolu kapılarında ay ve yıldız şehit kanıyla buluşup bayrak olduğundan beri, Ulubatlı Hasan sancağı surlara diktiğinden beri, sarışın mavi gözlü Bozkurt Mustafa Kemal Atatürk, 'Ya istiklal ya ölüm' dediğinden beri fıtrat aynıdır."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar