Özgür Özel, Mahmut Arıkan'la görüştü: 'Numan Kurtulmuş sorumluluk almalı'

Erken seçimin anayasal zorunluluk olduğunu söyleyen Özgür Özel, "Ara seçim gündemi Numan Kurtulmuş'a çekinemeyeceği bir sorumluluk yüklüyor. 'Ara seçimde bir rolüm yok' gibi değerlendirmeler doğru değil, konudaki fikrini değişeceğini ümit ediyorum" dedi.

Özgür Özel, Mahmut Arıkan'la görüştü: 'Numan Kurtulmuş sorumluluk almalı'

ANKARA - Ara seçim çağrısının ardından siyasi partileri ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'la görüştü.

Görüşmenin ardından Arıkan ve Özel, basın toplantısı düzenledi.

"AK PARTİ SORUN ÇÖZME KABİLİYETİNİ HER GEÇEN GÜN KAYBEDİYOR"

Dünya ve ülke gündemindeki konuları ele aldıklarını aktaran Mahmut Arıkan, "Konuştuğumuz konular arasında dünyadaki gelişmeler ve Türkiye'deki yönetimlerden kaynaklı ekonomik problemlerle alakalı CHP'nin hazırlamış olduğu ekonomik planlama paylaşımı yapıldı. Siyasetin şeffaflaşmasıyla alakalı siyasetteki bütün aktörlerin hakeza bürokratların şeffaflık ilkesi gereği davranış usullerinin inceleneceği siyaset etik yasası konuşuldu. En nihayetinde de uzun bir süredir kıymetli Genel Başkan'ın dillendirdiği ara seçimle alakalı bir fikir alışverişinde bulunduk" dedi.

Hükümeti eleştiren Arıkan, "Herkesin hemfikir olduğu durum, AK Parti iktidarının sorunları çözme kabiliyetinin her geçen gün kaybolduğu hatta sorun çözme gayesiyle başlanan sürecin sorunun daha da kronik hale getirildiği. Her şeyi değiştiriyor AK Parti sorunlarının çözümüyle alakalı. Bazen bakan, bazen politikaları, bazen söylemleri değiştiriyor ama vatandaşın sıkıntısının çözülmediğini görüyoruz" diye konuştu.

ozgur-ozel-mahmut-arikan-2

"ARA SEÇİMİN ZORUNLULUK OLDUĞU KONUSUNDA HEMFİKİRİZ"

Ara seçimin anayasal bir zorunluluk olduğunu söyleyen Özgür Özel, "Görevin mecliste olduğu, ara seçimin gündemimizde vardır, yoktur gibi yaklaşımların yürütmenin konusu olmadığı, bunun meclise saygısızlık olduğunu ifade ettik. Bugün de ara seçim yapılmasının anayasanın amir hükmü olduğu konusunda hemfikiriz. Esas hemfikir olduğumuz nokta, temel meselenin Türkiye'nin bir an evvel bir erken seçime gitmesidir" dedi.

MANSUR YAVAŞ'A SORUŞTURMA: HASSASİYETLERİ TAKDİRE ŞAYAN!

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesine dair soru üzerine Özgür Özel, şunları söyledi:

"2023 seçimlerinin temel tartışması şuydu: Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olarak her yere devletin kendisine Cumhurbaşkanı olarak tahsis ettiği araçla gidiyordu ve seçim yasaklarının daha önceki parlamenter sistemde uygulandığı... İşte seçimlere belli bir süre kala resmi açılış töreni yapmama, gittiğinde kendisine valilerin eşlik etmemesi gibi demokrasinin gereği olan hiçbir kurala da uymaksızın devletin bütün imkanlarını kullanıyor, devletin bütün protokollerini kullanıyor, açılışları yapıyor ve ben Cumhurbaşkanıyım diyordu.

Aslında o anda Cumhurbaşkanı adayı olarak mitinglere gidiyordu ama bunları yapıyordu. Bu konudaki tüm uyarılara rağmen hassasiyet göstermemiş olanların Karabük mitingine giderken Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bir aracının kullanılıp kullanıldığını konusunda hassasiyetleri gerçekten takdire şayan. Ama konunun diğer detaylarını öğrendiğimde içeriye yönelik nedir ne değildir? Bir değerlendirme daha yaparım."

ARIKAN: SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN ERKEN SEÇİME İHTİYAÇ VAR

"Siz ara seçim talebiyle ilgili olarak nasıl yorumluyorsunuz hem anayasayı hem de gidilme ihtimalini hem de partinizin tutumunu? Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un ara seçime kapıyı kapatan açıklamalar yaparken, Can Atalay'ın milletvekilliği konusunda da kapıyı kapattı ve süreç konusunda da böyle bir sorumluluğu olmadığını işaret ederek siyasi partilere topu attı. Bunu nasıl yorumluyorsunuz" sorularına Mahmut Arıkan şu yanıtı verdi:

"Hiçbir muhalefet partisinin önünde bir seçim imkanı olduğunda seçimden kaçması gibi durum söz konusu olmaz. Her seçime hazırlıklı bir siyasi hareketiz. Sorunların çözümüyle alakalı palyatif çözümlerden ziyade kökten bir çözüme ihtiyaç olduğunu her zaman söylüyoruz. Erken seçim Türkiye için kaçınılmaz bir süreç. Birçok sorun, birçok problem Türkiye'de var. Hiçbir sorun birbirinden bağımsız sorunlar değil, hepsi birbiriyle ilintili olan sorunlar. Bütün sorunların çözümü için de bütüncül bir yaklaşım ortaya konulması gerekiyor. Bugünkü bütüncül yaklaşımın adı da erken seçim olması lazım."

"BAHÇELİ'NİN SORUMLULUĞU VAR"

AK Partili vekillerden halkın arasında dolaşmalarını isteyen Arıkan, "Türkiye idare edilemiyor. AK Partili arkadaşlara, siyasetçilere ben hep şunu söylüyorum: Bir kez de tebdili siyaset yapın, bir sahaya çıkın, insanların arasına girin, dolaşın, neler konuşuyorlar? Ankara'da Külliye'deki gündemle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki gündemin Anadolu'nun gündeminin uzaktan yakından alakası yok. Vatandaşın problemlerini görecek olsalar ne Sayın Kurtulmuş bu taleplerle alakalı kapıları kapatacaktır ne de iktidar erken seçim yapmama noktasındaki direncini devam ettirebilecektir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslenen Arıkan, "Bir an önce ülkeyi seçime götürecektir. 2002'deki erken seçim koşullarının daha fazlası bugün mevcut. Sahada bunu net bir şekilde görebiliyoruz. Nasıl ki o dönem Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli münferit kararıyla erken seçimi ilan etmiş sonra diğer koalisyon ortakları devam etmiştir, bugün de Sayın Bahçeli'nin böyle bir sorumluluğu olduğunu ben ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

ÖZEL: GÜNDEM KURTULMUŞ'A ÇEKİNEMEYECEĞİ BİR SORUMLULUK YÜKLÜYOR

"Hem Can Atalay konusunda inisiyatif almaması, hem ara seçime kapıyı kapatması, bayram ertesinde de grup koordinatörleriyle toplantıdan vazgeçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu yanıtlayan Özgür Özel şunları söyledi:

"13 siyasi parti ziyareti gerçekleştirdik. Bu görüşmeler tabii belli bir takvim içinde tamamlanması gerekiyor. Bunun dışında da meclis dışındaki bazı siyasi partilerle gündemi değerlendirmek üzere başka görüşmelerimiz de olacak. Benim kendi takvimimde aslında bugün Sayın Numan Kurtulmuş'tan bir randevu talep etmek vardı. Kendisi de buna olumlu baktığını zaten ifade etmişti. Ancak hem dünkü cenazeden bugüne kalan görüşmeler, ayrıca Ankara İl Başkanımız Sayın Ümit Erkol'a İzmir'de yapılan tutuklama üzerine tüm il başkanlarımızı Ankara'ya davet etmiştik. Şu an buradalar.

Grup toplantımızdan sonra da olağanüstü il başkanları toplantımızı yapacağız. Yarın da Barcelona'daki toplantı için yarın akşam saatlerinde Türkiye'den ayrılacağız ve dünyadaki tüm siyasi akrabalarımızla Barcelona'da bir araya geleceğimiz çok önemli bir toplantı var. O yüzden Sayın Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevumuz var.

Bütün siyasi partilerle yapmış olduğumuz görüşmelerdeki özellikle ara seçim gündemi Sayın Numan Kurtulmuş'a çekinemeyeceği çekinik davranamayacağı bir sorumluluk yüklüyor. Çünkü Sayın Numan Kurtulmuş meclisin başkanı. Meclisin başkanının da meclisin anayasaya toptan uymasına ilişkin 78. maddedeki bir görevi var. Çok net bir şekilde tüm siyasi partilerin ortak görevi 30'u geçtikten sonra boş sandalyeleri doldurmak. benim ara seçimde bir rolüm yok gibi değerlendirmeler doğru değil. Bence ara seçimle ilgili en önemli rol ve görev meclis başkanının, kendisine bunu iç düzeye, anayasaya ilişkin olarak çok net değerlendirmeler ve hatırlatmalar yaptıktan sonra kendisinin de bu konudaki fikrini değişeceğini ümit ediyorum."

ARIKAN: İKTİDAR BELEDİYELERİNE SORUŞTURMA AÇILMAMASI ADALETSİZLİK

Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonun sorulması üzerine de Mahmut Arıkan, şu yanıtı verdi:

"Memleketteki hukuksuz uygulamalara işaret etmeye çalıştık. 61 tane meclis üyesinin koskoca Bursa'daki yaşayan 2 milyonu aşkın insanın iradesinden daha önemli olmadığını, hukukun yanında vicdanın da olması gerektiğini her hukuki olan her yasal olanın aynı zamanda vicdani olmayacağını ifade ettik. Biraz önce arkadaşlarımız Sayın Yavaş'la alakalı bir soruşturma açıldığını söyledi. Eğer hassasiyet bu kadar derinse, belediye imkanlarının seçimlerde kullanılması hususu soruşturmaya mahal teşkil ediyorsa Türkiye'de 1300 tane belediye var. Hepsi masaya yatırılsın, hepsi incelensin. Ben eminim ki yüzde 50'den fazla belediye önemli bir kısmında iktidar partisinden olmak kaydıyla hepsi bu soruşturmaya muhatap olacaktır. İktidar partileri bu tip soruşturmalarda pas geçilirken muhalefet partilerine tabir yerindeyse mercekle bir kabahat aranıyorsa, suç aranıyorsa bu adalet değildir. Bu adaletsizliktir. Türkiye'deki sistemin çürüdüğünü iddia ediyorum. Ve bu çürümüş sistemle, çürümüş düzenle ülkeyi selamete erdiremezsiniz.

Her geçen gün sorunların daha da büyümesine vesile olursunuz. Her ilde kocaman adalet sarayları var. Ama adalet sarayları yapmakla adalet probleminin çözülemediğini görüyoruz. Şehir hastanelerinin yapıldığını görüyoruz. Hastane, sağlık sorunlarının çözülemediğini görüyoruz. Emekli yılı ilan edildiği dönemde emekli sorunlarının kronik hale geldiğini, aile yılı ilan edildiği dönemde ailelerin darmadağın olduğunu, yolların, köprülerin yapılmasına rağmen yolsuzlukların bir türlü önüne geçilemediğini, ihaleleri bir türlü önüne geçilemediğini iddia ediyoruz. Bunun çözümü adaleti özgür bırakmaktan geçiyordur. Ne zaman ki biz adaleti Türkiye'de özgür bıraktık, kendi kurallarına göre uygulamasını temin ettik, o zaman çok daha yaşanabilir bir Türkiye'ye kavuşacağız."

Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu

Öne Çıkanlar