Özgür Özel tutuklanırsa ne olur? Dervişoğlu'ndan sabrın sonuna gelinir mesajı...
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası oluşan durumu değerlendirdi. Özgür Özel'in tutuklanması ihtimali de bu konular arasındaydı.
GAZETE PENCERE - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası gündeme gelen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yüksek Seçim Kurulu tarafından mazbata verilen bir genel başkanın mahkeme kararlarıyla görevden alınamayacağını savunan Dervişoğlu, bunun demokrasiye yönelik bir müdahale anlamına geleceğini söyledi. Dervişoğlu ayrıca, Özgür Özel hakkında olası bir tutuklama girişiminin toplumsal barış üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını ifade etti.
Müsavat Dervişoğlu, CHP’de mutlak butlan kararının ardından başlayan tartışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Dervişoğlu, seçim süreçlerinde yetkili kurumun Yüksek Seçim Kurulu olduğunu belirterek, siyasi partilerin genel başkanlık makamlarına ilişkin tartışmaların yargı kararları üzerinden yürütülmesine karşı çıktı.
Konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"YSK'nın mazbata verdiği bir genel başkanı, yerel ve bölge mahkemeleri aracılığıyla koltuktan indiremezsiniz. Bu keyfilik demokrasimize yönelmiş bir darbe girişimidir. Milletimiz, iradesine uzanan elleri, günü geldiğinde mutlaka kırmıştır."
ÖZEL'İ TUTUKLAMAK HUZURU BOZAR
Dervişoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında ortaya atılan iddialar ve kamuoyunda gündeme gelen olası yargı süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Olası bir tutuklama kararının toplumsal sonuçlarına dikkat çeken Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Özel'i tutuklatmak toplumsal barışı ve huzurumuzu bozar. Umarım böyle bir adım atılmaz. Bu, toplumsal barışı bozar. Türk milleti çok sabır gösterdi ve sabrın sonuna geldi. Millet, dün mahkum edilen Erdoğan'a nasıl hakkını iade ettiyse, bundan sonra da haksızlığa uğrayana hakkını iade edecektir."
SİYASETİ SANDIK BELİRLEMELİ
Dervişoğlu, Türkiye’de siyasal süreçlerin demokratik mekanizmalarla şekillenmesi gerektiğini savunarak, kayyum ve vesayet tartışmalarına da değindi.
Konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Biz kayyum ya da vesayet demokrasisi istemiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği Türkiye istiyoruz. Saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz! Tüm bunlar bir kişiye, ömür boyu başkanlık yoluna döşenen taşlar."
Kaynak:Haber Merkezi