Sürece İran molası, iktidarın Kandil beklentisi
17
SÜRECE İRAN MOLASI, İKTİDARIN KANDİL BEKLENTİSİ
Daha önce Suriye’deki gelişmeler nedeniyle duraksayan “süreç” bu kez ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaş nedeniyle yeni bir sınavdan geçiyor. AK Partili üst düzey bir yetkili, örgütün silah bırakma sürecinin İran’daki gelişmeler nedeniyle durduğunu söylerken bir başka AK Parti yöneticisi de sürecin devamında örgütün İran tutumunun önem taşıyacağını kaydetti. Yetkili, “PKK’nın 1-2 adım atması lazım. Birincisi İran-ABD-İsrail savaşından bir post çıkarmaya çalışmamalı. Bu açıdan İran tutumunu yakından izliyoruz” dedi.
Örgütten beklenen asıl adım ise Kandil çevresindeki büyük mağaraların boşaltılması, ağır silahların teslim edilmesi. Önümüzdeki süreçte bu konuda bir gelişme beklediklerini anlatan bir parti yöneticisi, “Örgüt elemanlarının 1-2 yıl içinden çıkmadan yaşayabildiği çok büyük mağara ve kampları var. Buraların boşaltılması ve ağır silahların teslim edilmesi gerekiyor. Silah bırakma süreci açısından en önemli gelişme bu olacaktır” dedi.
27
“BİR SEÇİME BU KADAR PARTİ GİRMEMELİ”
Perde Arkası’nda siyasi parti sayılarındaki rekor artışı gösteren birçok kulis paylaştık. Sadece son 5 yılda kurulan siyasi parti sayısı 100’ü geçmiş durumda. Ancak her kurulan siyasi parti seçime katılmaya hak kazanmıyor. Bir siyasi partinin seçime katılma hakkı kazanması için 41 ilde örgütlenmesi ve büyük kurultayını yapmış olması gerek. Bu kriterler dikkate alındığında Türkiye’de faaliyette görülen 186 siyasi partiden seçime katılmaya hak kazanan parti sayısı sadece 38. Ancak bu sayı da iktidara göre çok yüksek. AK Partili bir yetkili seçime girmeye hak kazanan 38 siyasi partinin seçim tarihi geldiğinde 45’e çıkabileceğine dikkat çekti. Neredeyse 1-1.5 metre seçim pusulası anlamına gelecek bu durumun sorun olduğuna dikkat çeken yetkiliye göre, “Bir seçime bu kadar çok parti giremez, girmemeli. Birçoğunun tabanı yok. Bu sayıyı aşağı çekecek radikal bazı düzenlemeleri tartışmalıyız. Seçime kamuoyunda da karşılığı olan en fazla 15 parti girebilmeli” değerlendirmesi yaptı. Her seçim öncesi mutlaka seçim ve siyasi partiler kanununda bir değişiklik yapan AK Parti, bakalım 2028 seçimi öncesi ne yapacak? Bu arada seçim kanununda yapılacak bir değişikliğin seçim tarihinden 1 yıl önce yürürlüğe girmiş olması gerektiğini hatırlatalım. Eğer Kasım 2028 tarihinde bir seçim planlanıyorsa istenen düzenlemelerin Kasım 2026 tarihine kadar yapılması gerekiyor.
37
AK PARTİ’DEN KADEMELİ EMEKLİLİK YORUMU
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) için yapılan düzenleme ile yaklaşık 3 yılda 3 milyona yakın kişi emekliliğe hak kazandı. 2023 seçimlerine giderken çıkarılan düzenleme iktidarın askeri terminolojide kullanılan “kaçınılmaz hata” olarak gördüğü bir düzenleme oldu. Bu nedenle EYT sonrası gündeme gelen “Kademeli Emeklilik” çağrılarına kulaklar tıkalı. AK Parti MYK üyesi bir milletvekili “Kademli emeklilik olur mu?” sorusuna kesin dille “Hayır” yanıtı verirken “Emekli sayımız 17 milyonu aştı. O nedenle kimse emeklilikten bahsetmesin. EYT hataydı, kaçınılmaz bir hataydı. Ama bugün o hataya düşüleceğini sanmıyorum. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de bu görevdeyken yeni bir düzenlemeye izin vermez. Şimşek bakanken ekstra bir kişi daha emekli etmez” dedi.
47
MİLLİYETÇİ PARTİLER AK PARTİ’Yİ ZORLAYACAK MI?
Son aylarda milliyetçi kimlikleriyle öne çıkan partilerde bir hareketlilik yaşanıyor. Anketlere göre İYİ Parti’de bir toparlanma var. Zafer Partisi 2-4 puanla varlığını sürdürürken, yakın zamanda kurulan Anahtar Parti de yüzde 4-5’i zorluyor. Milliyetçi partilerdeki bu kıpırdanma siyasetin ana gövdesini oluşturan AK Parti ve CHP’nin de yakın takibinde. CHP “Türkiye ittifakı” söylemiyle yol yürürken tüm seçmene seslenen bu politikadan vazgeçmeyeceği mesajını veriyor. AKP de ittifakla ya da ayrı ayrı seçime girmeleri durumunda sonuca etki etme potansiyeli taşıyan partileri izliyor. AK Parti’ye göre “Terörsüz Türkiye” süreci başarılı olursa bu partiler eriyecek. AK Parti kulislerinde, “Seçmenin yüzde 75’i süreci destekliyor. Milliyetçi parti deyince ilk akla gelen MHP’dir ve MHP Cumhur İttifakı ortağı. Diğer üç partinin toplamı yaklaşık yüzde 8-10. Ama süreç başarılı olduğunda söyleyecekleri söz kalmayacak. Terör sıfırlandığında göreceksiniz bu partiler de sıfırlanacak” iddiası dile getiriliyor. Bu arada AK Parti anketlerine göre MHP yüzde 9-10, DEM Parti 8-9 civarında ölçülüyor. Bu süreçte MHP ile DEM Parti’nin yer değiştirdiği ifade ediliyor.
57
TÜRKİYE’DEKİ JET SAYISI ORTAYA ÇIKTI
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik açılmadık soruşturma kalmadı. “İmamoğlu’nun jeti” şeklinde gündeme gelen iddialar da kısa sürede boşa düştü. Her şeyden önce “İmamoğlu'nun jeti” yoktu, ona ait olduğu ileri sürülen jet de AK Parti'ye yakın bir iş insanınındı. İddialar gündeme geldiğinde konu soru önergeleriyle Meclis gündemine de taşındı. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, 2019-2025 yılları arasında jetlerde nakit para ve ziynet eşyası taşıdığı gerekçesiyle hakkında işlem başlatılan özel jetleri, ele geçirilen paraları, bu jetlerdeki güvenlik ve kontrol işlemlerini ve bunları engellemek için Bakanlığın aldığı önlemleri sordu. Bakan Uraloğlu bu soruların birçoğuna yanıt vermedi, ancak açıklaması ile Türkiye’de kaç özel jet olduğunu öğrendik. Uraloğlu’nun verdiği bilgiye göre özel jet operasyonları gerçekleştiren 9 genel havacılık işletmesi, 44 hava taksi işletmesi olmak üzere toplam 53 işletme var. Bu işletmelere ait hava aracı filolarında Ocak 2026 itibarıyla toplam 168 adet özel jet nitelikli hava aracı yer alıyor.
67
“BAKLAVA KUTUSUNA İNANIYORSUN DA AYAKKABI KUTUSUNA NİYE İNANMIYORSUN?”
Geçtiğimiz hafta Meclis’teki en dikkat çeken tartışmalardan biri İBB Davası’nın TRT’de canlı yayınlanması için muhalefetin verdiği önerge üzerine yapılan tartışmalar oldu. AK Parti’nin yanı sıra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin canlı yayınlansın çağrısına karşın iki partinin milletvekilleri de ret oyu kullandı. AK Parti ile CHP arasında yaşanan tartışmada davaya dair birçok yorum yapıldı. AK Partililer davanın yolsuzluk iddiaları içeren hukuki bir dava olduğunu savunurken CHP’liler soruşturma boyunca yaşanan süreci anlatarak davanın siyasi olduğuna dikkat çekti. Tartışma büyüyünce “sıfırla oğlum” ve “ayakkabı kutusu” ile tarihe geçen 17-25 Aralık iddiaları gündeme geldi. Bu iddialar AK Partililer tarafından kumpas olarak nitelendirilirken “baklava kutusunda rüşvet” iddiası seslendirildi. AK Partililerden gelen bu sese muhalefet temsilcilerinden “Baklava kutusuna inanıyorsun da ayakkabı kutusuna niye inanmıyorsun?” yanıtı geldi.
77
AK PARTİLİ VEKİLDEN MECLİS’E VAR ŞİKAYETİ
Futbolda hakemlerin gol, penaltı, kırmızı kart gibi kritik kararlarının gözden geçirilmesini sağlayan VAR sistemi (Video Yardımcı Hakem) Meclis gündemine taşındı. AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer’in gündeme getirdiği maç Konyaspor ile Kasımpaşa arasında oynanan karşılaşmaydı. Özer, “baş aktörün VAR hakemi, yardımcı oyuncunun orta hakem olduğu futbol müsabakası yerine tiyatro” izlediklerini söyledi. “Bu tiyatronun senaristlerine sesleniyorum” diyen Özer “Geçen sene başaramadınız, bu sene de başaramayacaksınız. Bir müsabakada VAR müdahalesiyle bir takım aleyhine tüm spor otoritelerinin mutabık olduğu bir penaltı, bir penaltı iptali ve bir de gol iptali hata olarak geçiştirilemez. Özellikle geçen sezon izahı mümkün olmayan VAR kararlarını da daha unutmadık. Bu yaşananlardan sonra özellikle MYK'nin bizim nezdimizde hiçbir güvenilirliği kalmamıştır, öyle seminerle falan da olmaz. Sorumluların alacağı cezanın da sonuna kadar takipçisi olacağız” şikayetinde bulundu.
Kaynak:Haber Merkezi