Tülay Hatimoğulları: Kırmızı çizgiler aşılmamalı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, sürece dair konuştu: "Ortak diyorsak, kırmızı çizgiler yarışmamalı. Hassasiyetler doğru temelde, ortak yol bulunarak dile gelmeli."

Tülay Hatimoğulları: Kırmızı çizgiler aşılmamalı

GAZETE PENCERE - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, süreç komisyonunda kabul edilen ortak rapordan, erken seçim tartışmalarına değin gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'HALK İSTERSE SEÇİME HAZIRIZ'

bianet'ten Ayşegül Başar'a konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, kabine değişimiyle beraber yeniden gündeme gelen 'erken seçim' tartışmalarını değerlendirdi. Hatimoğulları, muhalefet partilerinin erken seçim talebinin siyasetin doğasında olduğunu söylüyor. Partisinin önceliğinin "Kürt meselesinin kalıcı çözümü ve Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleşmesi" olduğunu belirten Hatimoğulları, "Erken seçim şu an yetkili kurullarımızın masasında olmasa da Türkiye halkları erken seçim isterse, o karar alınırsa, biz hazırız. Çünkü tabanı en güçlü, mobilizasyon kapasitesi en yüksek parti biziz" dedi.

'TOPLUMUN GÖZÜ YAPILACAK DÜZENLEMELERDE...'

Hatimoğulları, "Şerh düşerek raporu kabul ettiniz. Ortak rapor sürecin yönünü nasıl etkileyecek?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Bundan sonra olacak olan şey raporun işaret ettiği adımların atılmasıdır. Raporda da ifade edildiği üzere, aslolan Türkiye için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumlulukların hayata geçirilmesidir. Adalet Bakanlığı daha önce "Komisyon söyler biz de gerekeni yaparız" demişti. İşte o aşamaya gelindi. Sözler söylendi. Artık icraat zamanı. Aslında her şey yeni başlıyor. Tüm toplumun gözü yapılacak olan düzenlemelerdedir. Ülke olarak yeni bir eşiğe geçmek gerekir. Bu şansı değerlendirmemiz gerekiyor.

Ayrıca belirtmekte fayda var. Bu rapora şerh düşme ihtiyacımız Kürt sorununun tanımlanma biçimi ve 'terör' parantezine alınmaya çalışılmasını doğru bulmadığımızdandır. Kürt sorunu bir terör sorunu değildir. Siyasi toplumsal iktisadi sosyolojik bir meseledir böyle yaklaşarak ve tanımlanarak çözülebilir. Her şeyden önce, yüzyılların birikimiyle oluşmuş, çok katmanlı ve tarihsel bir mesele olan Kürt meselesinin, metin boyunca adeta "yok" sayılması veya yalnızca "terör sorunu" düzeyine indirgenmesi kabul edilemez. Çünkü bir toplumun yarım asrı aşan çatışma hafızasını, yüz yıllık eşitsizlik ve inkâr pratiklerini tek bir başlığa sıkıştırmak, sorunu çözmez; sorunu farklı biçimlerde yeniden üretir. Toplumsal alanın önünü açan, hakiki bir ortak yol bulabilmemiz için ek söz kurarak kayda geçirdik."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar