Tuncer Bakırhan: Boş tartışmalar yerine bir an önce adım atılmalı
Partisinin Ankara'daki eyleminde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Boş polemikler, tartışmalar yerine kim üzerine ne düşüyorsa bir an önce adım atmalı ve gereğini yerine getirmeli" dedi.
GAZETE PENCERE - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), birçok il ve ilçede eş zamanlı olarak "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin somut adımların atılması talebiyle "Barış İçin Adım At" sloganıyla yürüyüşler düzenledi.
Ankara'daki yürüyüşe DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da katıldı. Yürüyüş, Yüksel Caddesi'nden başladı.
MECLİS PARKI'NA YÜRÜŞE İZİN VERİLMEDİ
TBMM'nin yanında bulunan Meclis Parkı'nda son bulması beklenen yürüyüş polis izin vermedi.
DEM Parti heyeti önce Meclis Parkı'nın yakınında bulunan Madenci Anıtı'nın önünde yürüyüşün son bulması için müzakere yürüttü ancak bu talep de karşılık bulmadı.
Saat 18.30'da başlaması planlanan yürüyüş, yürütülen müzakereler sonrasında 1 saat sonra başladı ve Sakarya Caddesi'nde yapılan basın açıklamasıyla son buldu.
Yürüyüş sırasında "Savaşa hayır, barış hemen şimdi", "Sırrı'ya sözümüz barış olacak", "Siyasi tutsaklar onurumuzdur" ve "Kadınlar barışta ısrar ediyor" sloganları atıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın da bulunduğu kortej önünde Türkçe ve Kürtçe "Barış için adım at" yazılı pankartla yürüdü.
"TÜRKİYE TARİHİ BİR DÖNEMEÇTE"
Basın açıklamasında konuşan Tuncer Bakırhan, "Bugün çok önemli bir şey için yürüyoruz, barış için yürüyoruz. Türkiye tarihi bir dönemeçtedir. Son 50 yılını meşgul eden çatışma ve şiddet ortamının devre dışı kalacağı, sorunlarımızı diyalogla, müzakereyle çözeceğimiz bir süreci yaşıyoruz" dedi.
"DEVLETE, YÜRÜTMEYE ADIM AT DİYORUZ"
"Sayın Öcalan’ın çağrısıyla birlikte çok önemli tarihi günler yaşıyor Türkiye" diyen Bakırhan, şunları söyledi:
"Şimdi 1,5 yıldır devam eden ama henüz tek taraflı adımları aşamayan bu süreçte burada halklarımızla birlikte, kadınlarla, gençlerle, öğrencilerle, Türkiye’nin demokratik kitle örgütleriyle, siyasi partilerle birlikte artık iktidara, devlete, yürütmeye 'adım at' diyoruz. Ne için adım at?
Haksız, hukuksuz yere içeride olan siyasi tutsaklar için adım atıyoruz. Halkın iradesiyle seçmiş olduğu kayyumlar yerine atamış olduğun memurlarını geri çek, halkın iradesi görevine dönsün diye adım atıyoruz. Çevre katliamını durdur diye adım atıyoruz. Kadın katliamları bitsin diye adım atıyoruz. Demokrasi olsun diye adım atıyoruz. Evet, barış cesaret ister, kararlılık ister. Barış bir disiplin ister. Bir tarafta görüşmeler sürerken bir tarafta da iki adım bizi yürütmeyen bu anlayış barışa hizmet etmiyor."
"BARIŞ DURAĞAN BİR SİYASETİ KABUL ETMEZ"
"Bu topraklar kan ve acı yerine barış biriktirsin, demokrasi biriktirsin diye yollardayız, yürüyoruz. Umarım Türkiye'nin dört bir tarafında yürüyen halklarımızın sesini artık Ankara’da bulunduğumuz Meclis de duyar. Barış durağan bir siyaseti kabul etmez. Barış, bu süreci sürece yaymayı kabul etmez. Barış için bir an önce bu konuda ne yapılması gerekiyorsa gereklerini yerine getirmek gerekir.
Barış istiyor muyuz? Evet, biz istiyoruz. Aylardır, yıllardır bugün buradaki kadınlarla, gençlerle, halklarla, öğrencilerle, emekçilerle, Alevilerle birlikte Türkiye’nin her karışında gitmediğimiz kapı, gitmediğimiz yer bırakmadık. Neden? Çünkü barışa inanıyoruz. Çünkü barış, Türkiye’de yeni bir beyaz sayfa açmanın adıdır. Emekçilerin sömürülmediği, asgari ücretlilerin alın teriyle geçinebildikleri bir Türkiye’dir."
"DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ NEDEN HALA İÇERİDE?"
"Barış kutsaldır. Barış onurlu bir iştir. Böylesine kutsal ve onurlu bir iş aynı zamanda bir disiplin ister, bir cesaret ister, bir samimiyet ister. Meclis raporunu hazırladı. Meclis'in hazırladığı rapordaki başlıkların artık hayata geçmesi gerekiyor. Ne diyordu bu raporda?
AİHM ve AYM kararları uygulansın diyordu. O zaman soruyoruz: Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Nazmi Gür, Leyla Güven hala neden içeridedir?"
"KAYYUMLAR GERİ ÇEKTİRİLMELİ"
"Kayyumlara değinmişti rapor. Bir buçuk yıl geçti. Kürtlerin, Türkiye emekçilerinin iradesini gasp edenler sessiz ve çatışmasız bir şekilde kayyumlar tarafından yönetiliyor. İşte bir samimiyet varsa önce AİHM, AYM kararları, daha sonra kayyumlar geri çektirilmelidir. Eğer gerçekten bir samimiyet varsa karşılıklı polemiklere girmeden barış neyi gerektiriyorsa onun adımını atmak gerekiyor. Sayın Öcalan’ın özgür iletişim, yaşam ve çalışma koşulları düzenlensin dedi. Kim neyi bekliyor? Henüz anlamış değiliz. Partimize dönük baskılar dursun dedik. Siz de gördünüz. 10 adım yürüyemiyoruz."
"BOŞ POLEMİKLER YERİNE ADIM ATILMALI"
"Bir an önce yürütmenin, Meclis'in bu konuda adım atmasını sağlamalıyız. Ülke yeterince kan ağladı. Ülke yeterince ekonomisini, enerjisini bu meseleye harcadı. Şimdi ülkenin kalkınması için kardeşçe, bir arada, çatışmasız, ölümsüz yaşaması gerekiyor. DEM Parti bunun için sokaklarda. DEM Parti bunun için yürüyor. Biz umutluyuz ve tekrar ediyorum: Boş polemikler yerine, boş tartışmalar yerine, 'önce sen, önce ben' tartışmaları yerine eş güdümlü olarak kim üzerine ne düşüyorsa bir an önce Türkiye halklarının huzurunda adım atmalı ve gereğini yerine getirmelidir."
Kaynak:ANKA