Ümit Özdağ: Bursa'da oy potansiyelimiz yüzde 30'lara çıktı

Bursa'da temaslarda bulunan Ümit Özdağ, "Bursa'da Zafer Partisi oyları yapmış olduğumuz araştırmalarda Türkiye'deki en yüksek oy potansiyelini gösteriyor ve potansiyelimizin yüzde 30'lara çıktığını mutlulukla değişik araştırmalarda görüyoruz" dedi.

Ümit Özdağ: Bursa'da oy potansiyelimiz yüzde 30'lara çıktı

GAZETE PENCERE - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Bursa'da partisinin Karacabey ilçe başkanlığını ziyaret etti.

Parti binasında değerlendirmelerde bulunan Ümit Özdağ, "Bugün Bursa'daki ziyaretimizin ikinci günü. Geçen ay yine Bursa'da dört günlük bir saha çalışması gerçekleştirmiştik ve aradan bir ay geçtikten sonra tekrar üç günlük bir çalışma için Bursa'dayız" dedi.

"Zafer Partisi Genel Merkezi'nin Bursa'ya özel bir çalışma programı uyguladığını söyleyebilirim rahatlıkla" diyen Özdağ, şunları söyledi:

"Çünkü Bursa'da Zafer Partisi oyları yapmış olduğumuz araştırmalarda Türkiye'deki en yüksek oy potansiyelini gösteriyor ve potansiyelimizin yüzde 30'lara çıktığını mutlulukla değişik araştırmalarda görüyoruz. Mesela biraz önce İlçe Başkanımızın Karacabey'de gerçekleştirdikleri bir ankette de Zafer Partisi'nin yüzde 18,7 ile üçüncü parti olduğunu öğrendik ve yükselme eğilimimiz devam ediyor. Önümüzdeki süreçte de Bursa’daki çalışmalarımızı Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kütahya, Eskişehir eksenini etkileyecek şekilde sürdürmeye devam edeceğiz."

umit-ozdag-2

"MUSTAFA BOZBEY SİZE SELAMLARINI İLETTİ"

Tutuklanıp görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i ziyaret ettiğini aktaran Ümit Özdağ, "Sevgili Karacabeylilerle bir araya gelmeden önce sabah Bursa merkezde 45 günden beri tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey’i hapishanede ziyaret ettim ve bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisinin sağlığını iyi ve moralini çok yüksek gördüm. Kafasında hukuki meselelerden çok Türkiye’nin siyasi ve ekonomik sıkıntıları ile ilgili sorular vardı ve o konularda görüştük. Sabır içinde ama gecikmeden adaletin tecelli etmesini beklediğini ifade etti ve sizlere de selamlarını iletti" dedi.

Kendisinin de tutuklandığını hatırlatan Özdağ, "Ne yazık ki düşman ceza hukuku uygulamalarıyla muhalefetin bastırılmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun ilk uygulaması Zafer Partisi üzerinde benim tutuklanmam da gerçekleştirilmişti. Çünkü biz PKK ve Abdullah Öcalan'la yürütülen müzakerelere parti olarak net bir tavırla karşı çıkmış ve 'Mehmetçik Katillerine Af Yok' mitinglerini düzenlemeye başlamıştık. Bundan dolayı Zafer Partisi'ni susturmak için bir suç uydurularak hukukun en temel ilkeleri kabaca çiğnenerek 5 ay Silivri Cezaevi’nde rehin tutuldum" şeklinde konuştu.

"UYUŞTURUCU VE SANAL KUMAR MİLLİ GÜVENLİK SORUNU HALİNE GELDİ"

Uyuşturucu ve kumarın Türkiye'deki en büyük sorunlardan olduğunu vurgulayan Ümit Özdağ, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin önündeki ağır sorunlardan birisi de hiç şüphesiz sayıları 3-4 milyon arasında olduğu tahmin edilen uyuşturucu madde bağımlılarıyla, sayıları yine milyonlara ulaşmış olan sanal kumar bağımlılarıdır. En az 2 milyon sanal kumar bağımlısı olduğu ifade edilmektedir. Sanal kumar oynayanların sayısı ise bundan çok daha fazladır. Bu durum ülkemiz için bir milli güvenlik tehdidi haline gelmiştir. Bütün il ve ilçe binalarımıza bu konuda partimizin politikalarını anlatan pankartların asılması talimatını verdim."

"BARONLARI YARGILAYIP MAL VARLIKLARINI MÜSADERE EDECEĞİZ"

"Türkiye’ye yönelik bir dolaylı saldırı söz konusu uyuşturucu ve sanal kumar üzerinden. Uyuşturucu ve sanal kumar baronları işgal ordularının keşif kollarıdır arkadaşlar. Bunlar terörist unsurlardır ve Zafer Partisi'nin yönettiği bir Türkiye'de bunlar terörist örgüt mensubu olarak yargılanacaklar. Baronların mal varlığının tamamı müsadere edilerek zorunlu tedavi programı çerçevesinde bağımlıların tedavisi için kaynak oluşturulacak. Yasada değişiklik yaparak uyuşturucu bağımlılığının tedavisini zorunlu hale getireceğiz. Bu çok önemli bir değişiklik, köklü bir değişiklik. Yine mal varlığının müsadere edilmesi köklü bir değişiklik ve şimdi bu büyük projeyi anlatıyoruz."

"ÜLKE ZENGİN OLMASINA RAĞMEN HALK FAKİRLEŞİYOR"

"Ülkemizin ne kadar ağır bir ekonomik krizden geçtiğini hepimiz yaşayarak görüyoruz. Ülke her geçen gün daha ağır şekilde bir soyguna maruz kalarak, zengin olmasına rağmen halk fakirleşiyor. Emekli dul ve yetimler zaten almış oldukları maaşla geçinme şansına hiç sahip değilken, bir de yüksek enflasyonun etkisi altında, almış oldukları ücretin de çok altında bir alım gücüne doğru zorlanıyorlar.

Keza sözde asgari ücretli 28 bin TL asgari ücret alıyor ama bugün eline geçen gerçek para 24 bin TL alım gücünde. Fakat açlık sınırı 34 bin lira. Yani insanlar aslında ayın 10 günü karınlarını doyurabilecek durumdalar ya da 15 günü karınlarını doyurabilecek durumdalar. Hal böyleyken küçük bir grup, iktidar yanlısı, zenginleşmeye devam ediyor."

"ZENGİNLEŞEN YÜZDE 20'LİK BİR SINIF"

"Bir yabancı otomobil şirketinin Ortadoğu ve Türkiye temsilcisi, ‘Türkiye'deki Zenginleşmenin 2035'e kadar devam edeceğini görüyoruz’ diyor. Ceplerinizi bir yoklayın bakalım, zenginleşiyor musunuz arkadaşlar? Bilmediğiniz bir para mı geliyor? Hayır. Bu zenginleşen Türkiye dedikleri yüzde 20’lik rantiye sınıfının zenginleşmesidir. Yüzde 80’in ise fakirleştiği, orta direğin ortadan kalktığı bir Türkiye manzarasıyla karşı karşıyayız. Adaletin olmadığı yerde ekonomik büyüme ve zenginleşme olmaz. Eğitim sisteminin yerlerde sürüklendiği bir ülkede ekonomik gelişme olmaz. Ekonomik kararların plansız ve programsız, günübirlik ve sadece günü ve iktidarı kurtarmaya yönelik atıldığı bir ekonomide ekonomik kalkınma ve Türk halkının zenginleşmesi mümkün değildir."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar