Utku Çakırözer: 3 yıl önce halkı kandıranlar şimdi suspus

Gazetecilerin tutuklanmasını eleştiren CHP'li Utku Çakırözer, "Yaptıkları gazetecilik, yazdıkları haber ama 3 yıl önce 'Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz' diye halkı kandıranlar şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz?" dedi.

Utku Çakırözer: 3 yıl önce halkı kandıranlar şimdi suspus

GAZETE PENCERE - CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada tutuklu gazeteciler için özgürlük çağrısında bulundu.

6 Nisan'ın "Öldürülen Gazeteciler Günü" olduğu hatırlatan Utku Çakırözer, "Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Musa Anter, Metin Göktepe, Hrant Dink ve gerçeğin peşine düştükleri için hedef alınan tüm gazetecileri saygıyla anıyorum. Ne yazık ki sonu gelmiyor, geçen yıl da Hakan Tosun eklendi" dedi.

"Türkiye'de gazetecilik ağır kuşatma altında, gazeteciler haberleri nedeniyle baskı, tehdit, gözaltı ve zindanla susturuluyor" diyen Çakırözer, "2025 yılında gazeteciler tam 610 kez hâkim karşısına çıktı, 39 gazeteci tutuklandı. Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül, Yıldız Tar, Fatih Altaylı, Suat Toktaş, Enver Aysever aylarca zindanda tutuldu. Kara tablo bu yıl da aynı, İktidarı eleştiren Tele1'e çökmek için casusluk sucu uydurup Merdan Yanardağ'ı tutukladınız, 162 gündür zindanda. 'Terörsüz Türkiye olacak, Kürt sorununu çözeceğiz' diyorsunuz da gazeteciler Pınar Gayıp, Nedim Oruç ve niceleri aylardır, yıllardır tutukluyken nasıl olacak bu iş?" ifadelerini kullandı.

Son olarak DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ ve Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı'nın tutuklandığını söyleyen Çakırözer, "Yaptıkları gazetecilik, yazdıkları haber ama 3 yıl önce 'Bu yasayla gazeteci tutuklanmaz' diye halkı kandıranlar şimdi suspus. Nerede vicdanınız, nerede adalet duygunuz? Ama kimse merak etmesin, Alican da İsmail de diğerleri de dimdik çıkacak ve yine yağmalarınızı, talanlarınızı ve çürümüşlüğünüzü yazmaya devam edecek" dedi.

"GAZETECİ HABER YAPIYOR, AYNI GÜN ENGEL GETİRİLİYOR"

Haber sitelerine yönelik erişim engellerini eleştiren Utku Çakırözer, "Haber alma hakkımızın önündeki bir engel de erişim engelleri. Gazeteci haber yapıyor, iktidarın bakanı, vekili, müdürü aynı gün erişimi engellettiriyor. Vatandaş habere tıklıyor, erişim yok; hesaba tıklıyor, yasaklı; kanalı açıyor, karartılmış ya da kayyumda. En fazla erişim engeli kararı aldıranlar bu iktidar sahipleri ve yakınları. Haklarındaki yolsuzluk, rüşvet, torpil haberlerini engelletmede zirvedeler. İkinci sırada engellenenler ise 19 Mart darbesinin kumpaslarını açığa çıkaran haberler. Sadece o günkü protestoları haberleştiren 21 gazete, 12 gazeteci ve 3 derginin sosyal medya hesabı erişime engellendi" şeklinde konuştu.

"Basını susturmanın bir başka aracı da ekonomik baskılar. İlan ambargoları, para cezaları, kayyum uygulamalarıyla bağımsız medya ayakta duramaz hâle getiriliyor" diyen Çakırözer, şöyle devam etti.

"5G İLANLARI NEDEN TÜM BASINI KAPSAMADI"

"Geçen hafta Türkiye'nin 5G teknolojisine geçiş süreci törenlerle duyuruldu. Sloganı neydi: '81 ilde herkes için 5G'. İyi ama bu verilen ilanlar ne herkesi ne de 81 ili kapsadı; ikisi de kamu iştiraki konumundaki Turkcell ve TÜRK TELEKOM'un verdikleri ilanlar herkesi kapsamadı. 'Herkes için' dediler, ilanlar sadece iktidara yakın basın kuruluşlarına gitti, Halk TV dışlandı, Sözcü TV dışlandı; Sözcü, Karar, Birgün ve daha nice gazete ve onların yüz binlerce, milyonlarca okuru, seyircisi kapsama dışında bırakıldı.

Ayrıca, biz burada 81 ilin vekilleriyiz; soruyorum: 'Anadolu'nun sesi' dediğimiz yerel gazete ve televizyonlarımız bu milyarlarca liralık ilan pastasından pay alabildi mi? Hayır. 900 bin Eskişehirli, telefonunda, bilgisayarında 5G'yi kullanacak, para ödeyecek ama Eskişehir'in zaten kıt kaynaklara sahip televizyonlarına, gazetelerine 1 liralık ilan verilmeyecek. Bu nasıl kapsama, soruyoruz."

"BİZ BU ANLAYIŞI YIKACAĞIZ"

"Ayrıca, buradan bir kez daha uyarıyoruz: Kamu bankalarının, KİT'lerin devasa reklam harcamaları iktidarın propaganda aracı değildir. 'AKP'yi översen ilanı kaparsın; eleştirirsen yok olmaya mahkûmsun' anlayışınız yüzünden bugün gazeteler ve televizyonlar büyük ambargolar altında. Bu bir reklam politikası değildir; bu, özgür basını susturma ve tek sesli bir medya düzeni kurma çabasıdır.

Biz bu anlayışı yıkacağız; hem ifade ve basın özgürlüğünün en geniş biçimde kullanıldığı hukuk devletini yaratacağız hem de basın kuruluşlarına ekonomik ambargoları kaldıracağız. İnanıyoruz ki basın özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz ve bir kez daha haykırıyoruz ki gazetecilik suç değildir."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar