Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ: Laik Türkiye Cumhuriyeti ağır bir saldırıyla karşı karşıya
Zafer Partisi lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ partisinin Ankara’da düzenlediği toplantıda açıklamalarda bulundu. Özdağ “Laik Türkiye Cumhuriyeti ağır bir saldırıyla karşı karşıya” dedi.
GAZETE PENCERE - Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ partisinin Ankara’da düzenlediği toplantıda açıklamalarda bulundu. Özdağ “Laik Türkiye Cumhuriyeti ağır bir saldırıyla karşı karşıya” dedi.
Ümit Özdağ’ın açıklaması şöyle:
“Ankara'ya, ‘Ankara, Ankara, güzel Ankara, seni görmek ister her düşen dara, yetersin onlara güzel Ankara’ mısralarındaki Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'sına hoş geldiniz. Ankara'ya 3 Mayıs 1944'te on binlerce Türk gencinin Türk milliyetçiliği adına yürüdüğü Ankara'ya hoş geldiniz. 3 Mayıs Türkçüler Günü'ne hoş geldiniz. Bugün Türk milletinin zaferine doğru kararlı ve emin adımlarla yürüdüğümüz Ankara'ya hoş geldiniz. Ülkemizin çok ağır ve çok katmanlı bir buhrandan geçtiği, tehditlerin Türk milletinin üzerine içeriden ve dışarıdan dalga dalga geldiği bu günlerde, çözümü Washington'da, Brüksel'de, Pekin'de, Londra'da, Tel Aviv'de değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara’sında arayan Türk milliyetçileri, Ankara'ya hoş geldiniz.
MİLLİ, ÜNİTER VE LAİK TÜRK DEVLETİ
İstiklal Harbimizin fikri ve ruhi zeminini, itici, moral gücünü Türk milliyetçiliği oluşturmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi, ‘ne mutlu Türk'üm diyene’ ifadesinde özetlenen Türk milliyetçiliğine dayanır. Türk milliyetçiliği, 1683 II. Viyana kuşatması sonrasında, adım adım mefkûresini yitiren, Türk milletini birleştiren ve Türk milletini tekrar bir ülkü etrafında birleştiren fikir zeminidir. Türk milliyetçiliği, Türk milletinin kendisine olan inancını tazelemesidir. Adımız andımızdır. Yoluna can koyarız, Türk olmayı en büyük şan, en büyük şeref sayarız. Bu mısralar, cumhuriyetin mısralarıdır. Türk milliyetçiliğini Mustafa Kemal Atatürk, devletin kuruluş felsefesi, Türk milletinin etrafında buluştuğu fikri zemin, ruhi zemin ve Türkiye'nin kalkınmasının itici gücü yapmıştır. Türk milliyetçiliğinin Mustafa Kemal Atatürk tarafından hukuki ve siyasi zeminde ifadesi ise 1924 Anayasası'nda milli, üniter ve laik Türk devleti şeklinde ortaya konulmuştur.
LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ AĞIR BİR SALDIRIYLA KARŞI KARŞIYA
Bugün Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine yönelik ağır bir tehdit söz konusudur. Milli üniter laik Türkiye Cumhuriyeti ağır bir saldırıyla karşı karşıyadır. Bir narko terör örgütünün elebaşısı ile Anayasanın nasıl değiştirileceği konuşulmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir heyet Öcalan'ı ziyaret ederek görüşlerini almakta ve sonra o heyetin üyesi olduğu bir komisyon, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Anayasanın nasıl değiştirilmesi gerektiğiyle ilgili rapor sunmaktadır. İmralı'daki narko terörist, bebek katiline onun mahkum statüsünü sona erdirecek yeni bir statü ve siyasi çalışmalarında kullanacağı bir bina tahsis edilmek istenmektedir. Bu bina esasen hazırdır. İstediği zaman Öcalan bu binaya geçebilir. Ama Öcalan’ önce statümü değiştirin, yani mahkum s tatümü sona erdirin, sonra o binayı kullanmaya başlayacağım’ diyerek bugünden her türlü siyasi çalışmasını esasen sürdürmeye başlamıştır. DEM Öcalan'ın statüsünün baş müzakereci statüsü olması gerektiğini söylemektedir. Müzakere, yani pazarlıktan bahsediyorlar. Oysa bu süreç başladığı zaman ‘pazarlık mazarlık yok PKK şartsız silah bırakacak, kendisini lav edecek’ demişlerdi. Şimdi görüyoruz ki PKK silah bırakmamış ve kendisini feshetmemiş. ‘Siz yasal düzenlemeleri yapacaksınız, siz yasal düzenlemeleri yaparken biz silah bırakmaya başlayacağız’ diyorlar. Bu arada da başmüzakereci olarak Öcalan masada olacakmış. Afrika'dan alıp getirdiğimiz, İmralı'da yargılayarak mahkum ettiğimiz Öcalan ile neyin müzakeresini, neyin pazarlığını yapacaksınız? Üzerinde müzakere edilen, pazarlık yapılan Türk milletinin İstiklal Harbinde kazandığı bağımsızlığı ve egemenliği mi olacak? Biz o hesabı k apatalı çok oldu. Bu hesabı görmek isteyenler tekrar bir sorsunlar bakalım Ege'nin suları nasıl soğuk oluyormuş?”
Kaynak:Haber Merkezi