Zekeriya Yapıcıoğlu: Kürt meselesinde kim samimi çaba gösterirse desteklenecektir

Cumhur İttifakı’yla ilgili "Biz halen bileşeniyiz" diyen HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Kürt sorununun çözümüne "samimi" katkı sunanların Türkiye genelinde seçmenlerden olumlu tepki alacağını düşündüğünü söyledi.

Zekeriya Yapıcıoğlu: Kürt meselesinde kim samimi çaba gösterirse desteklenecektir

ANKARA - Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Bu mesele çözümünde kim samimi bir çaba ortaya koyarsa elbette çözüm isteyen bütün vatandaşlardan ister Kürt olsun, Türk olsun, Çerkez olsun, Arap olsun, Laz olsun fark etmez, bütün vatandaşlardan bize göre iyi bir tepki alacaktır" dedi.

Zekeriya Yapıcıoğlu, parlamento muhabirleriyle TBMM’deki basın sohbetinde, erken seçim, Cumhur İttifakı kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığını destekleme, Kürt sorunu ve CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili soruları yanıtladı.

Yapıcıoğlu, CHP başta olmak üzere muhalefet cephesince en kısa zamanda seçim yapılması gerektiği yönündeki çağrılara karşılık, "Ben çok yakın bir gelecekte mesela 2026 yılı içerisinde bir seçim olacağını düşünmüyorum, beklemiyorum. Fakat 2027 yılı içerisinde o günkü şartlara göre bir erken seçim olabilecektir. 2027 yılı sonbaharında belki önümüze bir sandık gelebilecektir" yorumunu yaptı.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde kimi destekleyecekleri konusundaki soru üzerine Yapıcıoğlu, Cumhurbaşkanlığı’yla ilgili AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığıyla ilgili tartışma yürütüldüğünü kaydederek, Meclis’te eğer seçim tarihi öne alınırsa bu seferki dönemini tamamlayamadığı için Erdoğan’a üçüncü kez adaylık hakkı doğabileceğini söyledi.

Bu açıklamasıyla Yapıcıoğlu, AK Parti gibi Erdoğan’ın mevcut Cumhurbaşkanlığı’nı, 2014 yılındaki ilk dönemini yok sayarak, 2028’deki sistem değişikliği itibariyle değerlendirerek ikinci dönem olarak kabul ettiğini ortaya koydu.

Seçim süreci henüz başlamışken ve adaylar belirlenmemişken hangi adayı destekleyecekleri yönünde bir değerlendirme yapmayacaklarını anlatan Yapıcıoğlu, "Mevcut adaylar arasında millet için, memleket için en iyi, en faydalı olduğuna inandığımız hangisiyse o adayı destekleriz. Yani kayıtsız, şartsız, kim olursa olsun biz falan kişiye destek vereceğiz gibi bir duruşum yok" ifadesini kullandı.

Yapıcıoğlu, buna karşılık HÜDA PAR’ın halen Cumhur İttfakı’nın bileşeni olduğunu da sözlerine ekledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin salı günkü grup konuşmasıyla süreci yeniden hızlandırmaya çalışması ve süreçteki gelişmeler eğer seçim dönemine ertelenirse bu duruma Kürt seçmenlerce nasıl tepki verileceğine ilişkin soru üzerine Yapıcıoğlu, HÜDA PAR olarak mutlaka Kürt meselesine çözüm talep ettiklerini söyledi.

"KÜRT MESELESİ OY ORANLARINA KURBAN EDİLEMEYCEK KADAR HAYATİ BİR MESELE"

"Çözümle ilgili oturup tartışılıyoruz. Elbette fikirler farklılaşabilir ama en azından bir mesele olduğu konusunda önemli oranda bir mutabakat var" diyen Zekeriya Yapıcıoğlu, "Biz bu meseleyi siyaset üstü, partiler üstü görüyoruz. Bu elbette siyasetin bir meselesidir. Ama herhangi bir partinin oy oranlarının yükselmesine veya aşağıya inmesine kurban edilemeyecek kadar büyük bir meseledir, hayati bir meseledir. Mutlaka bunun çözülmesi gerekir. Ve mümkün olan en kısa sürede çözülmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

Sürecin uzamaması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, "Bu meselenin çözümsüz kalması, bize göre sadece Kürt seçmeni değil, bu memlekette yaşayan herkesi olumsuz manada etkiliyor. Birileri bunun çözümsüz kalmasını istiyor olabilir, bundan siyasi rant sağlıyor olabilir. Ama bunlar çok küçük bir azınlıktır. Eğer çözüm uzarsa süreç gittikçe dağılır. O yüzden hayır işlerde acele etmek gerekir. Mümkün olan en kısa sürede meselelerimizi çözmek gerekir. Kürt seçmen nasıl düşünür? Kürt seçmen sadece belli bir partinin tabanından ibaret ya da sadece belli bir bölgeye sıkışmış bir seçmen değil" diye konuştu.

ERDOĞAN'A MESAJ: KİM SAMİMİ ÇABA ORTAYA KOYARSA İYİ TEPKİ ALIR

Türkiye’nin doğusunda da batısında da Kürt nüfusu varlığı bulunduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, en son Mayıs 2023 seçim sonuçları itibariyle bazı doğu illerine bakıldığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aldığı seçmen desteğinin az olduğu yorumunu yanlış bulduğunu da dile getirdi.

Yapıcıoğlu, "Sadece belli başlı birkaç tane vilayete bakılarak Diyarbakır, Batman, Şırnak, Hakkari özelinde bakıp sanki Cumhurbaşkanı'nın oralarda Kürt seçmenden aldığı destek azmış gibi düşünülebilir ama Kürt seçmenlerce verilen destek açısından 22 yılın ortalamasına bakarsanız Türkiye ortalaması üzerinde olmuştur. Pek çok seçime bakıp bu tabloyu göreceksiniz" dedi.

Kürt sorununun çözümüne katkı sunanların halktan iyi tepki alacağını düşündüğünü söyleyen Yapıcıoğlu, "Ama bu mesele çözümünde kim samimi bir çaba ortaya koyarsa elbette bu meselenin çözülmesini isteyen bütün vatandaşlardan ister Kürt olsun, Türk olsun, Çerkez olsun, Arap olsun, Laz olsun, fark etmez, bütün vatandaşlardan bize göre iyi bir tepki alacaktır, bir teveccühe sebebiyet verecektir. Biz öyle inanıyoruz, öyle düşünüyoruz. Öyle olmazsa bile dediğim gibi bu partiler üstü bir meseledir. Bütün milleti, bütün memleketi, memleketin geleceğine ilgilendiren bir meseledir" şeklinde konuştu.

CHP’Lİ BELEDİYELERLE İLGİLİ DAVALARA DESTEK VE ELEŞTİRİ: TUTUKSUZ YARGILAMA ESASTIR

İBB Davası ve CHP’li belediyelerle ilgili gündemdeki tartışmalar üzerine dava ve operasyonlara konu olan iddiaları destekleyen tutum alan Yapıcıoğlu, bir siyasetçi olarak parti ayrımı olmaksızın rahatsızlık duyduğunu söyledi.

Zekeriya Yapıcıoğlu, "Rezalet değil büyük rezalet. Biz siyasetçi olarak söylüyorum. Üzülerek, utanarak söylüyorum. Maalesef siyaset çok temiz değil. Siyasetin kaynakları çok şeffaf değil. Bu iddialar konusunda tabii ben isim vermiyorum. Fakat bu kadar ayyuka çıkmış iddialar ve ciddi delillerin ortaya konulmasına rağmen bu konularda ciddi bir cevap verilmemesi çok ciddi bir çürümüşlüğü beraberinde getirecektir. Yani rezalet diz boyu değil, rezalet boyu aşmış" dedi.

"Her kim böyle rezil bir işler yapıyorsa, hangi partiye mensup olursa olsun, benim bütün partilerle tavsiyem şudur: Ya bunun grupsal bir pislik olduğunu kabul etmek zorunda kalacaksınız ya da bu pisliği temizleyeceksiniz" diyen Yapıcıoğlu, "Temizleme nasıl olur? Her şeyden önce pislik yapanlarına sahip çıkmayacaksınız. O kişileri partilerinizden uzaklaştıracaksınız hatta bir pisliği gördüğünüzde kendiniz, savcılardan önce kendiniz üzerine gireceksiniz. Ancak bu şekilde milleti inandırabilirsiniz yoksa siz kötülüğünü muhafaza ediyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Yapıcoğlu, ardından serbest bırakılmasına rağmen görevine iade edilmeyen CHP’li belediye başkanları olması ve tutuklu yargılamayı bir hukukçu olarak nasıl değerlendirdiğiyle ilgili soru üzerine ise "Tutuksuz yargılama esas" dedi. Yapıcıoğlu, şunları söyledi:

"Hiç kimse taşıdığı siyasi kimlikten dolayı bir soruşturmaya tabi tutulmamalı. Veya siyasi fikirlerinden dolayı. Ama hiç kimse siyasi etiketinin, siyasi sıfatının arkasına saklanmayarak suç işleme özgürlüğüne de sahip olmaz. Bir şeyde bir iddia varsa o iddialar elbette araştırılıyor. Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değildir. Kişi için talep edilen ceza yüksekliği otomatik olarak o kişi için tutuklu olarak yargılamasını gerektirmemeli. Ama tutuklamanın şartları varsa, örneğin delil karartma gibi, kaçma şüphesi gibi durumlar varsa o zaman kanun tedbirine başvurulabilir.

Sonuçta yüzde 99 ihtimalle mahkum olacak olsa bile henüz kişiler mahkum değildir. Suçu hükmen sabit olunca suçlu muamelesi yapılabilir Eğer şartlar gerekmiyorsa sadece isnat edilmekte olan ceza talebi çoktur gerekçesiyle tutukluluk uzatılmamalıdır."

"KAYYUM UYGULAMASI DOĞRU DEĞİL"

Kayyum uygulamasıyla ilgili ise Yapıcıoğlu, “Bu doğru bir uygulama değildir. Eğer o makamda olmasını sakıncalı görünüyorsa, görevden geçici olarak el çektiriliyorsa, o belediyelerde meclisleri vardır. O meclisler kendi aralarından birini belediye başkanı meclis olarak seçsinler. Önceki kanunda zaten bu yöndeydi” ifadesini paylaştı.

Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu

Öne Çıkanlar