Dünya Kupası'nda İran'a bürokratik abluka: 'En çok haksızlığa uğrayan takımız!'
Dünya Kupası'nda Yeni Zelanda ile 2-2 berabere kalan İran'da kriz sürüyor. Maçtan hemen sonra uçakla Tijuana'ya dönmeleri istenilen İran'ın hocası Ghalenoei, "En dezavantajlı takımız" dedi. Bazı futbolcuların ise vize krizi yaşadığı öğrenildi.
GAZETE PENCERE - İran teknik direktörü Amir Ghalenoei, takımının pazartesi gecesi Yeni Zelanda ile 2-2 berabere kalarak turnuvaya başladıktan sadece birkaç saat sonra ABD’den ayrılıp Tijuana’daki kampına dönmesinin emredilmesinin ardından, ekibinin “belki de Dünya Kupası’ndaki en çok haksızlığa uğrayan takım” olduğunu söyledi.
“Bize toparlanmamız için bile zaman tanımadılar” diyen Ghalenoei devamında şunları söyledi:
"Bugünkü maçtan sonra bize ‘Derhal ayrılmanız gerekiyor’ dediler. Bizim için dinlenme süresi çok önemli ama uçağa binip Tijuana’daki kampımıza dönmemiz isteniyor ve bu bizi gerçekten çok rahatsız ediyor.”
Erken ayrılma talimatını kimin verdiğini söylemedi. Takım, normal maç sonrası toparlanma sürecine imkân tanımak için Kaliforniya’da geceyi geçirmeyi beklerken, aniden hemen geri dönmeleri gerektiği bildirildi."
“Açıkçası neden bizi geri gönderiyorlar bilmiyoruz” diyen Ghalenoei, “Bence bu çok garip. Sanki başkaları bizim yerimize plan yapıyor” ifadelerini kullandı.
"TÜM BU SÜREÇ BİZİM İÇİN ADETA BİR FELAKET"
Kaptan Mehdi Taremi, normalde Tijuana’dan Los Angeles bölgesine kısa süren yolculuğun, pazar günü beş saatlik seyahat ve güvenlik kontrollerine dönüştüğünü belirterek, “Tüm bu süreç bizim için adeta bir felaket” ifadelerini kullandı.
İran’ın Dünya Kupası süreci, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı savaş başlatmasının ardından krize dönüştü. FIFA’nın grup aşamasındaki üç maçının ABD dışında oynanması talebini reddetmesinin ardından İran, turnuvaya katılmaya karar verdi.
İran, pazartesi günkü açılış maçında iki kez geriye düşmesine rağmen sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı. Ghalenoei, sonuçtan duyduğu hayal kırıklığına rağmen bu karşılaşmayı “Dünya Kupası grup aşamasının en iyi maçı” olarak niteledi.

'BENİM TAKIMIM DEĞİL'
Inglewood’daki stat dışında ise birkaç yüz İran kökenli Amerikalı, Tahran’da değişim çağrısı yaparak protesto düzenledi. Aynı zamanda, en büyük İran diasporasının merkezinde yer alan stadyuma, takımın maçını izlemek için binlerce kişi akın etti.
Göstericiler, milli takımın Tahran’daki rejimle özdeşleştiğini savunurken, yanaklarına kırmızı ve yeşil boyalar sürmüş taraftarlar tribünlere doğru ilerleyip futbolu siyasetten ayırdıklarını söylüyordu.
Protestocular, bir taraftarın elinden resmi İran bayrağını kaparak yere atıp çiğnedi.
Güney Kaliforniya bölgesi İran dışındaki en büyük İranlı topluluğa ev sahipliği yapıyor; bu insanların önemli bir kısmı 1979 İslam Devrimi’nden sonra bölgeye yerleşti. Los Angeles’ta yaşayan 46 yaşındaki Rameileh Jaffrey, yaklaşık 12 yıl önce İran’dan ayrıldığını ve milli takım oyuncularının İran’daki mevcut rejimle aynı çizgide olduğunu düşündüğünü söyledi.
'DAHA GÜÇLÜ VE DAHA BÜYÜK'
FIFA Başkanı Gianni Infantino maçın ardından İran’ın soyunma odasını ziyaret ederek oyuncuları övdü. Futbolculara “Karşınıza çıkan tüm sorunlardan daha güçlü ve daha büyüksünüz ve dünyaya çok güçlü bir mesaj veriyorsunuz” dedi.
Ghalenoei, takıma gösterdiği ilgi için FIFA’ya teşekkür etti ancak İran’ı “Dünya Kupası’ndaki en dezavantajlı takım” olarak tanımladı.
Los Angeles’ta kalıp dinlenememelerini ve federasyon başkanı Mehdi Taj ile genel sekreter Mohammad Nabi’nin yokluğunu örnek gösteren Ghalenoei, her iki ismin de itirazlara rağmen ABD vizesi başvuruları reddedildiği için turnuvaya gelemediğini belirterek FIFA’dan daha fazla destek istedi.
Tasnim Haber Ajansı, Taremi ile yardımcı antrenör Saeid Alhoei’nin maç sonrası Los Angeles havalimanından çıkışında gecikme yaşandığını, bu nedenle takımın geri kalanının uçakta beklemek zorunda kaldığını bildirdi.
Taremi, “Bizim hedefimiz ve dileğimiz, FIFA’nın da teşvik ettiği değerler olan barış ve mutluluğun peşinden gitmek” dedi.
“Genel olarak kötü bir tablo var ve bu koşullardan çok yorulduk. Son iki ayda pek çok sorunla karşılaştık ve bu da takımı etkiledi” diye devam eden Taremi, “Yine de, FIFA’nın da söylediği gibi, biz buraya barışın peşinden gitmek ve futboldan keyif almak için geldik” ifadelerini kullandı.
Trump’a bir mesajı olup olmadığı sorulduğunda gülümseyen Taremi, “Ben bir futbolcuyum, siyasetçi değilim. Biz buraya futbol oynamaya geldik” dedi.
Öte yandan İran medyasında yer alan haberlerde, savunma oyuncusu Mehdi Torabi’ye takım arkadaşlarına verilen çok girişli vize yerine tek girişli vize verildiği, bu nedenle Yeni Zelanda maçının ardından ekip ABD’den ayrılır ayrılmaz vizenin de süresinin dolduğu belirtildi.
Federasyon, İran’ın bir sonraki maçına kadar yeni bir vize alınabilmesi için çalıştıklarını açıkladı.
İran, önümüzdeki pazar günü Los Angeles’ta Belçika ile karşılaşacak. Takımın ABD’ye tam olarak ne zaman döneceği ise henüz netleşmedi. Grup maçlarının ilk turunun ardından G Grubu’ndaki dört takımın da birer puanı var.
Kaynak:euronews