Urfa, Hakkâri, Antep ve Antalya’nın kadın futbolcuları: Bu hayal mümkün

Batu Aren Baturay, İrem Yılmaz, Sude Topçu ve Emine Yaren Çolak… İkisi gol kraliçesi, biri kalenin bekçisi; diğeri 16 yaşında Beşiktaş’ın, 17 yaşında Fenerbahçe’nin genç yeteneği.

Urfa, Hakkâri, Antep ve Antalya’nın kadın futbolcuları: Bu hayal mümkün

DİDEM ÇAM

GAZETE PENCERE - Batu Aren Baturay, 29 yaşında. Siverek Kadın Spor Kulübü futbolcusu. Futbola, 15 yaşında Diyarbakır'da başladı. Diyarbakır’da futbola ilgi güçlüydü, ama sadece erkekler oynarsa... Kadın futbolu ciddiye alınmıyordu. İmkanlar da sınırlıydı. Diyarbakır ve Amedspor günlerini anlatıyor:

“Sahaya çıktığınızda sadece rakiple değil, önyargılarla da oynuyordunuz. Sadece futbolcu değil, sahada olmayı hak ettiğinizi de ispatlamak zorunda kalıyordunuz. Bu biraz yıpratıcıydı.”

Diyarbakır’da attığı her adımla, bugün geldiği yerin temelini de attığını söyleyen Baturay, “Eksileri çoktu. Ama bana kattıkları, benden aldıklarından fazla oldu. Diyarbakır'da kadın futbolcu olmanın en büyük artısı; karakter kazandırması. O zorlukların içinde büyümek, beni hem sahada hem de hayatta çok daha dayanıklı bir insan yaptı. Mücadeleyi, sabretmeyi, pes etmemeyi o şehirde öğrendim. Kolay bir yoldan gelmedim ama bu durum da beni bence daha güçlü kıldı” dedi.

siverek-sampiyon

DÖRT TAKIM, DÖRT ŞAMPİYONLUK

Kadrosunda yer aldığı dört takım şampiyon oldu. Süper Lig’de ‘gol kraliçeliği’ unvanını aldı:

“Maraşgücü Spor’da yaşadığım şampiyonluk, özellikle de sakatlık sonrası sahalara dönüşümün bir kanıtıydı. Çapraz bağ sakatlığından sonra yeniden sahaya çıkabilmek, benim için başlı başına bir mücadeleydi. 18 golle takımın lig atlamasında pay sahibi olmak bana şunu öğretti: Doğru çalışma, sabır ve inançla her şey yeniden mümkün olabilir. O dönem futbolcu olarak kendime olan güvenimi yeniden inşa ettiğim bir süreçti.

Amed Sportif Faaliyetler’de yaşadığım şampiyonluk, benim için çok daha duygusal bir anlam taşıyordu. Futbola başladığım kulüple, büyüdüğüm topraklarda o başarıyı elde etmek, kendimi borçlu hissettiğim bir yere katkı sağlayabilmek, benim için tarifsiz bir duyguydu. Attığım her golle bu bağı biraz daha güçlendirdim. O şampiyonluk sadece sportif bir başarı değil, benim için vefanın ve aidiyetin bir karşılığıydı.”

“BU DAHA BAŞLANGIÇ”

Giresun Sanayispor’da yaşadığı şampiyonluğun kariyerinin en olgun, en anlamlı dönemine denk geldiğini ifade eden Baturay, “Kaptanlık sorumluluğunu taşımak, sezon başında verdiğim sözü tutup şampiyon olmak, benim için çok özel bir deneyimdi. Attığım 18 gol, sahadaki liderliğim ve takımın başarısı, futbolda sadece bireysel performansın değil, aldığım sorumluluğun ve karakterle oynadığımın göstergesi oldu” dedi. Şu an oynadığı Siverek Kadın Spor Kulübü’nde elde ettiği şampiyonluğu ise şöyle anlattı:

“Sezon başında kimse önümüze kırmızı halı sermedi. Bugün ‘Şampiyon’ yazıyorlar. Ama kimse o yazının arkasındaki gözyaşını bilmiyor. Bu kupa, bir babaya, bir şehre, birbirine inanan bir takıma armağan. Ve söz veriyorum: Bu daha başlangıç! Asıl başarı, şampiyonluklar bittikten sonra ayakta kalabilmek ve her yeni sezona aynı açlıkla başlayabilmek. Benim için bu yolculuk hâlâ aynı inançla devam ediyor.”

Bu sezon TFF Kadınlar 2’nci Ligi’nde şampiyon olarak TFF Kadınlar 1’inci Ligi’ne yükselen Siverek Kadın Spor Kulübü oyuncusu Baturay; kız çocuklarının futbola özendirilmesi gerektiğini söyledi:

“Kadın futbolu ne kadar görünür olursa, o kadar çok genç kız kendini sahada hayal edebilir. Rol modeller çoğaldıkça kızlar çocuklarında cesaretin de arttığını görebilirsiniz. Bir kız çocuğu sahada kendisine benzeyen birini gördüğünde, o yol artık ona daha yakın olur.”

“KARADENİZ’İN HIRÇIN RUHU İÇİN…”

İrem Yılmaz, 25 yaşında. Gaziantep Safir Spor Kulübü futbolcusu. Futbola, 13 yaşında Samsun sokaklarında başladı. Samsun’da kadın futboluna karşı önyargılar da erkek futboluna göre imkansızlıklar da zorlayıcıydı. Ama ailesi, ona hep destek oldu. 20 yaşında Trabzonspor formasını giydi:

“Trabzonspor’da oynarken Karadeniz’in ‘hırçın ruhu’ için oynadığınızı hissediyorsunuz. O forma bana sadece futbolu değil, aidiyeti, dik durmayı ve pes etmemeyi de öğretti. Trabzonspor forması sıradan bir forma değil. Arkasında bir şehir, bir tarih, büyük başarılar taşıyan bir forma."

Giresun Sanayispor’un 2024-2025 sezonunda Süper Lig’e yükselmesinde en önemli kilit faktörlerinden biri de İrem Yılmaz'dı. Normal sezonda 28, play-off maçlarında dört gol atıp; 32 golle sezonu tamamlayarak ‘gol kraliçeliği’ unvanını aldı. O sezon, kariyerinin ilk şampiyonluğunu da elde etti. O sezon, ona sadece bir kupa ve ödül değil; öz güven, sorumluluk, vazgeçmeme ve daha büyük hedefler kazandırdı. Kariyerini Samsun, Ordu, Trabzon, Giresun gibi şehirlerde sürdürdü. Yani, hep Karadeniz’deydi. 2025’te ilk kez bölge dışına çıkıp Gaziantep’te oynadı. Bu da onun için kolay olmadı:

“O şehirlerde futbol oynamak, bana Karadeniz futbol kültürünü çok iyi öğretti. Mücadeleyi, hırsı, pes etmemeyi öğreniyorsunuz. Bu bölgelerde futbol, biraz daha yürek işi. Gaziantep ise benim için hem futbol hem de insan olarak yeni bir sayfa oldu. Adaptasyon süreci kolay olmadı ama alıştım.”

“BOŞ OLURSA ANTRENMAN YAPABİLİRDİK”

Şimdi TFF Kadınlar 1’inci Ligi ekiplerinden Gaziantep Safir Spor Kulübü oyuncusu İrem Yılmaz, “Futbola başladığım dönem ile bugünü kıyasladığımda, gerçekten iki farklı dünya diyebiliriz” dedi. “Futbola başladığımda kadın futbolu görünmezdi” diyen Yılmaz, şunları söyledi:

“O dönemler imkânlar sınırlıydı. Saha bulmak çok zordu. Ancak boş olursa antrenman yapabilirdik. Asla inanç yoktu. Kadın futbol mu oynar? Bugün kadın futbolu çok daha profesyonel bir zeminde. Liglerin daha düzenli olması, federasyonun ve kulüplerin yatırımları, altyapı çalışmalarının artması ve kadın futbolunun medyada daha fazla yer bulması çok önemli.”

KALE GİBİ STOPERDİ, KALENİN SAHİBİ OLDU

Sude Topçu, 25 yaşında. 1207 Antalyaspor Kadın Futbol Kulübü’nün kalecisi. Futbola, 14 yaşında Antalya’da başladı. Kızların futbol oynamadığı bir yerde büyüdü. Ama okul bahçesinde sürekli maç yaptığı için fark edildi, okul takımına seçildi. Beş yıl stoper olarak görev yaptı. Bir antrenmanda, kalecilerinin sakatlanması üzerine ise hocası tarafından kaleye geçirildi. Daha sonra ağların önünden hiç ayrılmadı. Zaten dayısı ve ağabeyi de kaleciydi. Futbol hayatı boyunca hep tek bir kulübün çatısı altındaydı. Elde ettiği başarılar sayesinde, 2 yıl boyunca Azerbaycan Milli Takımı’na seçilme şansı yakaladı. Aynı zamanda birçok kulüpten transfer teklifi aldı. Takımıyla birlikte üç kez, üst lige yükseldi.

sude1

“TATİL MODUNDAN ÇIKAMADIK”

Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nde mücadele eden 1207 Antalyaspor Kadın Futbol Kulübü kalecisi Sude Topçu, “Kadın futboluna verilen önem, geçmişe kıyasla ciddi şekilde arttı. Ancak hâlâ gelişmesi gereken alanlar var” dedi.

Özellikle kadın futbol maçlarının daha fazla spor kanalında yayınlanmasını ve böylece görünürlüğün artmasını çok istediğini dile getiren Topçu, bu sayede hem ilginin hem de desteğin daha da büyüyeceğine dikkat çekti.

Antalya’da kadın futboluna gereken desteğin uzun süre verilmediğini ifade eden genç oyuncu, “Maddi imkânsızlıklar, yetersiz sponsor desteği ve ilginin azlığı nedeniyle birçok zorluğu tek başımıza aşmak zorunda kaldık. Çoğu zaman yalnız bırakıldığımızı hissettik. Fakat şartlar ne olursa olsun, kendi mücadelemizi kendimiz verdik. Bu süreç bizi hem fiziksel hem de mental olarak daha güçlü yaptı” dedi.

Antalya’nın sportif faaliyetlere destek vermesi gerektiğinin altını çizen Sude Topçu, şunları söyledi:

“Turizmin başkentinde, maalesef her spor dalında yapılan faaliyetlerin bir kıymeti olmuyor. Destek ve sponsorluk anlamında, o kadar otellerin, işletmelerin olduğu bir şehirde, sadece kadın futboluna da değil, diğer spor dallarına da olan ilgisizlik son derece üzücü.”

Kulüp olarak hem ulusal hem de uluslararası alanda örnek faaliyetlere imza attıklarını söyleyen Topçu, “Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu (IFFHS) tarafından ödül aldık. Ancak sadece alkışlandık. Daha çok ilgi ile burada daha çok başarıya imza atabiliriz ama Antalya olarak maalesef tatil modundan çıkamadık.”

16 YAŞINDA BEŞİKTAŞ, 17 YAŞINDA FENERBAHÇE

Emine Yaren Çolak, 22 yaşında. Hakkarigücü Spor futbolcusu. Futbola 14 yaşında İstanbul'da başladı. Aslında hentbolcuydu. Çok küçük yaşlarda hentbol oynamaya başlamıştı. Hatta futbolun kadınlar tarafından profesyonel olarak oynandığını da bilmiyordu. Futbolu sadece mahallede oynuyordu. Kısa süre sonra, 16 yaşında Beşiktaş’ta forma giydi. Siyah-beyazlı kulüple şampiyon da oldu. 17 yaşında da Fenerbahçe formasını sırtına geçirdi:

“Babam Fenerbahçeliydi. Vefat etti. Fenerbahçe’ye transfer olduğumu göremedi. Görmesini çok isterdim. En iyi seviyeye ulaştığımı düşünmüştüm. Çünkü, Fenerbahçe çok değerli bir kulüp. Hem Beşiktaş ve hem de Fenerbahçe’de oynamak paha biçilemez bir duyguydu. O formaları giymek çok güzel, çok gurur vericiydi.”

İstanbul’un ardından Ordu Ünye’de oynadı. Ünye küçük bir yer olduğu için herkes onları tanıyordu. Ünye halkı, iç saha maçlarında da takımını hiç yalnız bırakmıyordu. Onlara “Futbolcu kızlar” diye sesleniyorlardı. Bu sezon da Hakkâri'nin yolunu tuttu.

EŞİT ŞARTLAR, SPONSORLUKTAN GEÇİYOR

Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi ekiplerinden Hakkarigücü Spor forması giyen Çolak, Türkiye genelinde neredeyse her kentte, nüfusu az olanlarda bile bir kadın futbol takımının olduğunu söyledi:

“Büyük takımların sponsorluk konusunda imkânları iyi. Bu konuda Anadolu takımlarına da mutlaka destek verilmeli. Çünkü eşitlik olmuyor. Özellikle de sahada. Hakkâri, rakiplerine yıllarca zorluk yaşatmış ve başarılara sahip olmuş bir takım ama maalesef konuşulmuyor. Burası küçük bir yer ve çok fazla destek gördüğümüzü düşünmüyorum. Bu bağlamda, kulüplere maddi manevi daha çok destek verilmeli.”

VE HEDEFLER…

Batu Aren Baturay, ileride antrenör olmak istiyor. Ama bir başka hedefi daha var:

“Kadın futbolunun daha profesyonel, daha yaygın ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için sesimi kullanmak istiyorum. Hikâyemi herkes öğrensin ve ona göre atsın adımlarını. Çünkü hiçbir şey imkânsız değil. Sahada kazandığım deneyimi, saha dışında da kadın futbolunun görünürlüğü ve gelişimi adına değerlendirmek benim için önemli bir hedef. Ben sadece iyi bir futbolcu olarak hatırlanmak istemiyorum. Mücadele eden, vazgeçmeyen ve ardından gelenlere yol açan bir sporcu olarak iz bırakmak istiyorum. Kariyerimin ilerleyen dönemlerinde beni motive eden en büyük şey; bu hikâyenin sadece benimle sınırlı kalmaması.”

İrem Yılmaz’ın en büyük hedefi ise kendisini geliştirmek ve çocukluk hayaline erişmek, yani Galatasaray’da forma giymek:

“İlerleyen yıllarda da futbola yurt dışında devam edip ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum.”

Sude Topçu da kendisini geliştirmek ve yurtdışında forma giymek istediğini söyledi. Yaren Çolak ise şunları anlattı:

“Milli takıma gitmek istiyorum. O formanın tadını hiç almadım. Bu anlamda çok kırgınlıklarım, üzüntülerim var ama inşallah bir gün o milli takım formasını giyip ülkemi en iyi şekilde temsil ederim. Bu benim şu anda en büyük hedefimdir."

yaren3

KIZLARDAN KIZLARA MESAJ: “BU HAYAL, MÜMKÜN VE DEĞERLİ”

Yaren Çolak, futbolcu olmak isteyen kız çocuklarına şu şekilde seslendi:

“Hayallerinizi asla bırakmayın. Bir şeye inanıyorsanız onu gerçekten yapabilirsiniz. Bu sadece futbol için geçerli değil. Bütün kalbinizle inanıyorsanız ve elinizden gelen her şeyi yapıyorsanız, onu mutlaka yaparsınız. Bu yüzden hayallerinizden asla vazgeçmeyin.”

“Biz kadınlar sandığımızdan çok daha güçlüyüz” diyen Sude Topçu da kız çocuklarına, “Hedeflerinize ulaşırken mutlaka zorluklar olacak ama vazgeçmeyin. Hayalleriniz için savaşın” dedi.

İrem Yılmaz ise “Onları motive ederken hem kalplerine dokunan hem de gerçekçi mesajlar vermek çok etkili olur. O yüzden, ‘Hayallerinin peşinden gitsinler ve asla pes etmesinler. Bu hayal, mümkün ve değerli” diye konuştu.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar