İmamoğlu'ndan 'para sayma' açıklaması: Adalet Bakanı iddianame hazırlar gibi konuştu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk canlı yayınında yaptığı  açıklamada para sayma kumpasına ilişkin "Her seçim öncesi bir kumpas, bir iftira. Adalet Bakanı iddianame hazırlar gibi konuştu"...

İmamoğlu'ndan 'para sayma' açıklaması: Adalet Bakanı iddianame hazırlar gibi konuştu
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk canlı yayınında yaptığı  açıklamada para sayma kumpasına ilişkin "Her seçim öncesi bir kumpas, bir iftira. Adalet Bakanı iddianame hazırlar gibi konuştu" dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yerel seçimlere sayılı günler kala çalışmalarına devam ediyor.

Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yeşilkaya ve Habertürk'ten Mehmet Akif Ersoy'un sorularını yanıtlayan İmamoğlu, 4,5 yıl önce CHP'nin İstanbul İl binasının alınmasına ilişkin görüntülerin paylaşılması konusuna değinerek ""Malzeme çıkartma çabası. Televizyonda konuşan gazeteciler 'çok yeni görüntü' dedi. Orada il yöneticisi var, onların beyanı var, il başkanlığının açıklaması var. O dönemin il başkan yardımcısı var. İl başkanının basın danışmanı var. Günün sonunda açıklamaları il başkanlığı yaptı. Beni ilgilendiren tarafı şu, bir binanın alınması meselesi yüzünden işi Ekrem İmamoğlu'na götürmek. İşi İBB'ye götürmek" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

"Adalet Bakanı iddianame hazırlar gibi konuştu"

Bir konu vardır, sorarsınız. Böyle bir yaftalamak, karalamak üzerine saldırı. 'Bir şey bulduk Ekrem'e nasıl zarar veririz?' diye girişim yapıldı. Ekrem İmamoğlu ile İBB ile bir ilgisi yok. Tabii bir iş öyle olmaması gerekirdi. Anlatılana göre o gün yapılan tapu işlemi var. İşlemde verilen kapora süreci var. Orası bir hukukçunun ofisi. Hukukçunun bunu servis etmesi meselesi var. Adalet Bakanı çıktı, iddianame yazar gibi konuştu. Bu işlerde en son Adalet Bakanı konuşur. Birkaç saat ara vermeden sağolsun iddianameyi yazdı. Orada tapu işlemi öncesi bir olay var. Usül açısından hatalı, eksik. Günün sonunda ben şurasındayım meselenin topyekün saldırı düzeni içerisinde Ekrem İmamoğlu'na bir leke sıçratalım. İl başkanı da süreci yeni öğrendi. Muhtemelen bu burada bitmez. Bir leke atıyorlar. Bizim hakkımızda dava açıldı, bekliyor duruyoruz. İstinafta yatıyor, bakalım hayırlısı.

 

"Kanal İstanbul'u ağızlarına alamıyorlar"

 

Polemikler her seçimin bir sosudur. Önemli olan polemiğin makul seviyede olabilmesidir. Anlamsız, can yakıcı gereksiz şeyler olsa da genel anlamda benim için çok kötü ortam değil. Şu anda tematik sunumlarımızı yapıyoruz. Bugün ulaşımla ilgili yaptık. Birinci sıraya bu seçimde önümüzdeki 5 yılın hatta daha sonraki yılların öncüsü olacak bütün konularla alakalı projelerini ya da hazırlıklarını sunan süreç ortaya koyuyoruz. En yakın rakibimizin bizim projelerimizi okuması da açıkçası bizim için keyif. Öylesine projelerimiz halkçı, insanları için, ihtiyaçları için statüde ve akışta ki, temel projelerini bile unuttular. Mesela Kanal istanbul'u ağızlarına alamıyorlar. Sanırsınız ki lillahil Fatiha. Düne kadar 'yapacağız' diye hırslı açıklamaların yanı sıra bu seçimde unuttular. Genel seçimde de unuttular. Biz bu işin İstanbul için trajik sona doğru gidiş olduğunu anlattık. Halk zaten Kanal İstanbul'un ne olduğunu bilmiyordu, öğrendi. Yüzde 70'in üstündeki insanımız 'hayır kardeşim Kanal İstanbul işine karşıyım' dedi. Şimdi adını alamıyorlar ağızlarına. Milletin gündeminde olmayan en yuvarlak en vasat tarifler.

"Projelerin büyük kısmı hayata geçti"

 

Her proje net. Yok öyle uydurma. 650 bin konut yapacağım vs. Bugüne kadar yapamadığınız, yanına bile yaklaştığınız kavramlar zaten proje değil. Makul projeler zaten bizim açıklamalarımız. Biz söylediğimiz projelerin büyük kısmını harekete geçirdik. Yüzde 80'ler civarında diyordum ama. Biz 150 kreş hedefliyorduk, 100 tanesini bitirdik. 50'si devam ediyor. 200 hedef koyduk. Bunları eksik yaptık kavramına katmıyorum. Anne kart, halk süt bir sürü projemizin tamamı. Dediğimiz işlerin gerçekten yüzde 20'si, yüzde 15'i başlayamamıştır, engelleri vardır. Parasını bulduk, Sefaköy-Beylikdüzü metro hattı. 18 ay önce ihaleye çıkardık. 550 milyon Euro. Fonu bulmuşuz. Avrupa'da Fransız Kalkanı Bankası, Avrupa'da Yatırım ve Kalkınma Bankası ile protokolümüz var. Yazık, ayıp günah. 10-12 yıllık borçlanmalar. Biz onu aldıktan sonra ki yaklaşık 1 milyar Euro'ya yakın. Bakanlıktan onay çıkmış, sadece Cumhurbaşkanı imzasıyla yatırım planına alınmadığı için bekliyor. Beni en çok üzen işlerden bir tanesi odur. Beni en çok üzen budur. Bunun adı yatırım planına alınması. Plana alındığı anda sizin yurtdışındaki finans kuruluşuna atma yetkisi oluşuyor.

"İstanbul'un ciddi tapu ve plan sorunu var"

Depremle mücadeleyi sadece kentsel dönüşüm olarak da ele alamazsınız. Viyadüklerin iyileştirilmesi, İSKİ, İGDAŞ'ın altyapılarını yapmak, yaya geçitlerinde iyileştirme depremle olan mücadelenizin önemli parçası. İstanbul'un yıllarca yapılan mikro bölgeleme çalışmaları vardır. İstanbul'un hem yapısal hem zeminle ilgili programlamak. Bu aslında İstanbul'da depremle mücadelede en önemli verinin tabanıdır. İstanbul'un ciddi plan ve tapu sorunu var. Planı yoksa yıkamıyorsun, tapusu yoksa hiçbir şey yapamıyorsun. İstanbul'da tapu sorununa çözüm getiren yönetim olduk biz.

"2 bin 200 sosyal konut bitirdik"

16 farklı noktada 12 bin konut tamamlıyoruz. 12 bin konuta ulaşıyoruz. 2200 sosyal konut bitirdik. Çok başarılı gidiyordu aslında. Asgari ücretten daha düşük ve sabitle insanları ev sahibi yapmak. Tuzla'daki yapılar öyle. İzmit'te yaptık, Silivri'de yaptık. Ne yazık ki ülkenin yüksek enflasyonu bizi perişan ettik. Sabit taksit açıklayamaz olduk. Sabit taksitle ilk kez kurum olarak sosyal konut yapan kurumuz biz. Bizim sosyal konut verdiğimiz insanlar bize nasıl dua ediyor biliyor musunuz? Sonra yüksek enflasyon. Böyle olunca yüklenici firmalarla öyle bir statüyü geliştirme sıkıntısı yaşadık. Ekonomi biraz normalleşebilse biz sosyal konutta çağır açarız.

"Bankalar KİPTAŞ'la çalımıyor"

Kayınpederimin evi Üsküdar'da. 'Taşınacaksın, bu bina sıkıntılı' dedim. O binada 20 küsur daire. Uzlaşmaları 3,5-4 sene sürdü. Biz ne yaptık? İstanbul Yenileniyor programını KİPTAŞ üzerinden açıkladık. Bir uyumsuzluk varsa oraya temas edelim diye. İstanbul'un her noktasından talep topladık. İnsanı ilgilendiren noktada başlamaya hazırız. Finansmana birazcık destek. Bankalar KİPTAŞ'la çalışmıyor. İller Bankası belediyelere yardımcı olur. Dünya Bankası'ndan buraya fon geldi. Hala kaldırmamışlar. İlleri yazıyor. Biz bunu talep ettik, bize vermediler. İller Bankası 2009-2019 toplam 946 milyon 554 bin dolar verildi. Kamu bankalarından 677 milyon 458 bin dolar verildi. Toplam 1 milyar 624 milyon dolar verildi. Bize ne kadar verildi; sıfır. Dünya Bankası'ndan gelen fonu bile vermediler. 2019-2024 İller Bankası'nın kaynağı büyük oranda belediyelerin ödeneğinden kesilen paralar. Bizden 6 milyar kesildi. Buna rağmen sıfır. Bir kamu bankası kefilsiz 750 milyon lira ayıplı bir suçtan gayrimeşru adama veriyor. KİPTAŞ, Türkiye'nin en itibarlı, şehircilik şirketine 1 lira kredi vermiyor. Biz o krediyi nerede kullanacağız? Sizin evinizi yenilemekte. Birisi sokakta binalarında uyuşamıyor mu, KİPTAŞ araya giriyor mu, bunu yapacaksınız dedim. İstanbul yenileniyor. İnanılmaz tuttu. İnsanlar kuyrukta, sırada. Bu beni o kadar mutlu ediyor ki.

"Kira desteği veren ilk belediye biziz"

İstanbul Yenileniyor kapsamında 50 bin riskli konutun inşaat maliyetlerinin yüzde 60'ını biz karşılayacağız. Dar gelirli vatandaşlarımız için. Bütün finansman koşullarının sunumlarını dinledim. Bu kriteri tek bir emekli maaşıyla dönüşmek istiyor ama dönüşemiyor onun da yüzde 65'ini karşılayacağız. Dönüşüme giren emekli için yüzde 65'ini biz karşılayacağız. Kira desteği veren ilk belediye biziz. 7 bin 500 liraya çıkarttık. Emeklilere o maaşın reva görülmesi ayrı trajik konu. 9 bin liraya emekliye kira desteğini biz veriyoruz. Devletten 4 bin 500 lira alıyor. Aslında bakanlığın işine destek oluyoruz. Anlattığım seferberlik bu. Emekli meselesi çok önemli. Emeklinin geçen çok güzel lafı oldu 'Ben çalışırken 5 çocuğuma 5 ev yaptım. Şimdi emekli oldum, devlet beni 5 çocuğuma muhtaç etti devlet' dedi. Bu baba için çok ağır bir şeydir. Ben üç nesildir iş yaşamı bu işlerle ilgili aileyim. 70-80'li yıllarda hatta içinde olduğum 90'lı yıllarda millet babama gelirdi 'Hasan abi ev alacağız ama emekli ikramiyemiz var, o gün ödesek sizden şu parayı alabilir miyiz' diye pazarlık ederlerdi. Emekli ikramiyesiyle.

Öne Çıkanlar