20 yıl önce sadece 94 tane kalmıştı: İberya vaşağı bir milyon yıldır dünya üstünde...

Dünyanın en nadir kedilerinden İberya vaşağı yok oluşun eşiğinden döndü.

20 yıl önce sadece 94 tane kalmıştı: İberya vaşağı bir milyon yıldır dünya üstünde...

GAZETE PENCERE - 2002 yılı, tür için bir dönüm noktası oldu. O yıl yapılan sayımlarda doğada sadece 94 İberya vaşağı kaldığı tespit edildi. Bu rakam, onları dünyanın en nadir kedigillerinden biri hâline getirdi. Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN), İberya vaşağını “kritik tehlike altında” kategorisine aldı.

Bu dramatik düşüşün ardından İspanya ve Portekiz’de kapsamlı koruma programları başlatıldı. Bu programlar kapsamında vaşakların yaşam alanları koruma altına alındı, esaret altında üreme merkezleri kuruldu ve doğaya yeniden bırakma projeleri hayata geçirildi. Aynı zamanda, türün temel besin kaynağı olan yabani tavşan popülasyonunu artırmaya yönelik çalışmalar yürütüldü.

POPÜLASYON 2 BİNİN ÜZERİNE ÇIKTI

Koruma çalışmalarının sonuçları zamanla kendini göstermeye başladı. 2024 yılı itibarıyla İberya vaşağı popülasyonu 2 bin bireyin üzerine çıktı. Bu artış, modern koruma tarihinin en önemli başarı hikâyelerinden biri olarak gösteriliyor.

Bugün İberya vaşakları, İspanya’nın Endülüs, Kastilya-La Mancha ve Extremadura bölgeleri ile Portekiz’in bazı koruma alanlarında yaşamını sürdürüyor. Ayrıca tür, daha önce tamamen yok olduğu bazı bölgelere yeniden yerleştirildi.

ANCAK TEHDİTLER DEVAM EDİYOR

Popülasyondaki artışa rağmen tür hâlâ risk altında. Uzmanlara göre en büyük tehditlerden biri trafik kazaları. Her yıl çok sayıda vaşak, araç çarpması sonucu hayatını kaybediyor. Bunun yanı sıra yaşam alanlarının parçalanması ve iklim değişikliği de türün geleceğini tehdit eden faktörler arasında yer alıyor.

Bir diğer kritik risk ise genetik çeşitliliğin sınırlı olması. Popülasyon uzun süre çok düşük seviyelerde kaldığı için genetik havuz daraldı. Bu durum, türün hastalıklara karşı daha savunmasız hâle gelmesine yol açabiliyor.

KORUMA OLMADAN GELECEĞİ BELİRSİZ

Bilim insanları, İberya vaşağının tamamen güvende olduğunu söylemek için henüz erken olduğunu vurguluyor. Türün hayatta kalması, koruma programlarının kesintisiz devam etmesine bağlı. Uzmanlara göre bu örnek, insan müdahalesinin doğayı hem yok edebildiğini hem de doğru politikalarla yeniden iyileştirebildiğini gösteriyor.

Bir zamanlar yok olmanın eşiğine gelen İberya vaşağı, bugün yeniden doğanın bir parçası olmayı sürdürüyor. Ancak bu sessiz yırtıcının geleceği, insanın doğayla kuracağı ilişkinin nasıl şekilleneceğine bağlı olmaya devam ediyor.

1770794437-alexandra-surkova-sony-1-ii-fe-400-mm-f2-8-gm-oss-11250-sn-f4-0-iso-8000

BİR VAŞAK FOTOĞRAFI HAYATINI DEĞİŞTİRDİ: “O AN HER ŞEYİN YÖNÜ DEĞİŞTİ”

Sokak fotoğrafçılığı yaparken tesadüfen karşılaştığı İberya vaşağı, fotoğrafçı Alexandra Surkova’nın hayatını da tamamen değiştirdi. Surkova, İber Yarımadası’nda yaşayan ve dünyanın en nadir kedigillerinden biri olan İberya vaşağını gördüğü anı hâlâ unutamıyor.

“ELLERİM TİTRİYORDU, O GECE UYUYAMADIM”

Surkova’nın hayatını değiştiren karşılaşma, 2020 yılında COVID-19 kapanmaları sırasında gerçekleşti. Kendisine hediye edilen bir telefoto lensle doğaya çıkan Surkova, o günü şöyle anlatıyor:

“Beş yıl önceydi. Fotoğraf çekmek için dışarı çıktım ve vaşağı gördüm. Ellerim titriyordu. Çektiğim karelerin yarısı bulanıktı ama o an hayatımın yönünün değiştiğini hissettim. O gece yaşadığım heyecan yüzünden uyuyamadım. Doğada görülmesi son derece zor, inanılmaz derecede ürkek bir hayvanla karşılaşmıştım. Bugün bile sahada tek başımayken bir vaşak gördüğümde ellerim titriyor. Bu asla sadece bir fotoğraf değil.”

Bu karşılaşmadan sonra Surkova, sokak fotoğrafçılığını geride bırakıp kendini yaban hayatı fotoğrafçılığına adadı. Pek çok türü görüntüledi, ancak vaşak onun için her zaman ayrı bir yerde kaldı.

1770794440-alexandra-surkova-sony-1-ii-fe-600-mm-f4-gm-oss-1320-sn-f4-0-iso-8000

VAŞAKLARIN İZİNİ SÜRMEK GÜNLER SÜREBİLİYOR

İberya vaşakları genellikle geniş zeytinliklerde yaşıyor. Özellikle yaşlı zeytin ağaçlarının gölgeleri, kayalık alanlar ve çalılıklar onlar için doğal bir saklanma alanı oluşturuyor. Ancak bu bölgelerin tercih edilmesinin asıl nedeni besin kaynağı: Tavşanlar. Bu bekleyiş, yalnızca sabır değil, fiziksel dayanıklılık da gerektiriyor. Yaz aylarında zeytinliklerde sıcaklık 40 hatta 50 dereceye kadar çıkabiliyor. Kışın ise sıcaklık sıfırın altına düşüyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar