Bir başarı öyküsü: Hizan'dan Silikon Vadisi'ne
Çocuk yaşta ailesinden ayrılıp yatılı okula gitti, yıllar sonra yolu Silikon Vadisi’ne çıktı. Nuray Krein Yılmaz şimdi kendi yolunu arayan göçmenlere destek oluyor.
Gülşen Okay
GAZETE PENCERE - Bitlis’in Hizan ilçesindeki okulsuz bir dağ köyünde, 1997'de başlayan hayatı ABD’ye, 12 bin km. uzaktaki Silikon Vadisi’ne uzandı. Nuray Yılmaz Krein, kendi göç hikâyesinin deneyimiyle bugün yolunu arayan insanlara destek oluyor.
Hizan’ın 15 haneli Kayalı köyünde dünyaya gelen Krein, henüz yedi yaşındayken ilçe merkezindeki Gayda Yatılı Okulu’na gönderildi. Annesini küçük yaşta beyin tümöründen, babasını ise 13 yaşındayken akciğer kanserinden kaybetti. Bu büyük kayıplara rağmen eğitimden kopmadı. Gayda Yatılı Okulu’nda satrançla tanıştı. Her yıl satranç turnuvalarına katıldı, şehirlerarası organizasyonlarda yarıştı.
DİL BİLMEDEN BAŞLAYAN ABD MACERASI
Üniversite sınavında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Mühendisliği bölümünü kazandı. Eğitiminin üçüncü yılında kültürel değişim programıyla Kaliforniya’ya gitti. Bir yandan dil öğreniyor, bir yandan geçinebilmek için çalışıyordu. Çocuk bakıcılığı, baristalık, tarım şirketinde satış elemanlığı, insan kaynakları asistanlığı ve yaşlı bakım merkezinde müşteri temsilciliği yaptı. Türkiye’deki üniversite kredilerini transfer edemediği için eğitimine burada yeniden başladı. Seçimi, San José State Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümüydü.
Üniversiteden Aralık 2024’te 28 yaşında mezun olan Krein, yaklaşık 10 ay iş aradı. Sonunda LinkedIn üzerinden kendisine ulaşan bir insan kaynakları uzmanı aracılığıyla, Google reklamlarıyla çalışan Highspring şirketinde içerik/reklam analisti olarak işe alındı.
SİLİKON VADİSİ’NDEKİ GÖÇMENLERİN ORTAK ARAYIŞI
Bugün San Francisco'daki Silikon Vadisi bölgesinde yaşayan Krein, dünyanın farklı ülkelerinden gelen çok sayıda göçmenle tanışma fırsatı buldu. Burası özellikle teknoloji sektöründe çalışmak amacıyla ABD'ye gelen mühendisler ve yetenekli profesyoneller için bir çekim merkezi. Krein'a göre göçmenlerin ortak hikâyesi yalnızca daha fazla para kazanmak değil. Ekonomik zorluklar, hayat pahalılığı, ağır çalışma saatleri ve tükenmişlik gibi nedenlerle ülkelerinden ayrılan insanların önemli bir bölümü daha iyi yaşam ve çalışma koşulları arıyor. Hafta sonlarını çalışarak geçirmek yerine hayatlarını yaşayabilecekleri, emeklerinin karşılığını alabildikleri ve kendilerini daha özgür hissedebildikleri bir düzen peşindeler.

GENÇLER TORPİL YERİNE EMEKLE İLERLEMEK İSTİYOR
Türkiye'deki gençlerin ABD'ye veya başka ülkelere gitmek istemesinin temel nedenlerinden birinin adil bir sistem arayışı olduğunu düşünen Krein, tanıdık veya torpil olmadan yalnızca bilgi ve emekle ilerleyebilecekleri bir gelecek istediklerini dile getirdi. Ona göre göç, kadınlar açısından daha farklı anlamlar taşıyabiliyor. Kadınlar, kendi ayakları üzerinde durabilmek, toplumun biçtiği rollerin dışına çıkabilmek ve güvenli bir yaşam sürdürebilmenin peşinde.
DESTEK GRUBU KURDU, SATRANÇ KİTABI YAZDI
Kendi göç hikâyesinin yanı sıra çevresindeki göçmenlerin deneyimlerinden de etkilenen Krein, bu alanda aktif çalışmalar yürüttü. Mayıs 2025’te “What If You Can...” (Ya Yapabilirsen...) adıyla bir topluluk kurdu. Özellikle kendi yolunu arayan, potansiyelini fark etmek ve kendi hikâyesini yeniden yazmak isteyen kişilere destek olmayı hedefledi. Kurduğu topluluk ve yaptığı çalışmalar sayesinde farklı ülkelerden gelen göçmenlerle yakın ilişkiler kuran Yılmaz, kendi deneyimini başkalarının hikâyeleriyle buluşturuyor.
Eşiyle ABD’de tanışan Krein, çocukluğundan beri ilgi duyduğu satranç üzerine kayınvalidesiyle birlikte Türkçe ve İngilizce “Learn Chess with Jason and Nuray/Satrancı Jason ve Nuray ile Öğren" isimli bir çocuk kitabı hazırladı.
Bundan sonraki hedeflerinden biri, Türkiye'nin doğusundaki çocukların eğitim ve teknolojiye erişimine katkı sağlamak.
Kaynak:Haber Merkezi