İstanbul’un orta yerindeki sinema: Krepen’deki Kadir’in yeri ve Yedi Bela Hüsnü...

Krepen’deki Kadir’in yerindeyim. Hemen girişte, sağda köşeye kuruldum. Burası, Yedi Bela Hüsnü’deki o meşhur meyhane sahnesinin çekildiği yer.

İstanbul’un orta yerindeki sinema: Krepen’deki Kadir’in yeri ve Yedi Bela Hüsnü...

GAZETE PENCERE - İstanbul’un orta yerindeki sinema: Krepen’deki Kadir’in yeri.

Evet, Sahne Sokağı’na (Nevizade’ye) daldım.

Şöyle bir 360 derece döndün mü anlarsın: Burası Krepen Pasajı.
Tabii, yok artık.

Sağa sola bakarak ilerlerken, bir yandan da bazı şiirler, bazı türküler mırıldanıyorum.

Son dönemde dilimde hep bir Malatya türküsü var… “Yüksek Ayvanlarda Bülbüller Öter.” İlgilisine dinlemesini öneririm.

Ardı sıra hedefime ulaştım. Krepen’deki Kadir’in yerindeyim.

Hemen girişte, sağda köşeye kuruldum. Burası, Yedi Bela Hüsnü’deki o meşhur meyhane sahnesinin çekildiği yer.

whatsapp-image-2026-03-28-at-11-29-57
YEDİ BELA HÜSNÜ'NÜN SAHNESİNDEN...

En az on yıllık, hatta kırk senedir aynı yerde çalışan emekçilerin yücelttiği bir mekân.

Evveliyatı saygıdır.
Önce saygılı olacaksın, sonra isteklerini iletebilirsin.
Rakıda edep, buranın da birinci kuralı.
Krepen’deyiz ya…

Gözüme beyin salatası ilişti.
Yarımşar aldım.
Yanına balık tarama isteğimi kırmadılar, sağ olsunlar.
Bir de şakşuka…
Ve tam tekmil fava.

Otuz beşlik bir Tekirdağ göbek de hemen yanına.

Bir parantez açayım: Tekirdağ, bu işi göbekle bana göre üst düzeye taşıdı.

Bugünü unutulmaz kılanların başında eşim Zerif Uslu Kara da geliyordu. Yanımdaydı.

Laf lafı açarken yan masalara kesildim.

Bayramın son günü… Televizyonlarda insanı nostaljiye daldıran filmlerin içindeydim sanki.

Nevizade’deki keşmekeşi, içeri girer girmez unutturan ahşap tavanlı Kadir’in yerine mutlaka şans verin.

Önünden geçip gitmeyin; durun, hatta hedefleyip gidin. Yoksa olmuyor.

Siparişlerimizle ilgilenen ağabeyler bugüne ait değil sanki. Güler yüz, bunu söyleten en önemli sebep.

Velhasıl…

Beyoğlu yitip gidiyor. Tabii uğraşıyoruz, gitmesin diye.
Yitip gitmeden, bana göre bu sergiyle hemhâl olmak gerekir.

Buralar var çünkü.
Var.

Ben melankoli severim.

Bir defa üretken olursun.

Öte yandan, buralarda şimdi —yani asıl Krepen’de— uzun süredir sahaflar var.

Küçük bir orkestra…
Bohem…
Madam…
Mösyö…
Şairler…

Gelip geçtiler…
Yeter ki almasını bil.
Görmesini bil.

Ece Ayhan’a bir selam…
Ve hakikaten dediği gibi…

İşte şöyle anlatıyor:

Galatasaray’da, Aynalı Pasaj’ın arkalarında, sanki gözlerden ve maraza çıkaran kadınlardan “karı kuvvetleri”nden gizlenmiş, üstü açık bir Krepen Pasajı.

Yaşayacaksın.

Ama önce İstanbul’da.

*Yazan: Doğuş Can Kara

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar