Suya tuttum erimedi: Dondurma alırken ambalaja değil içeriğe bakın
Yaz aylarının vazgeçilmezi dondurma sanıldığı kadar “hafif” olmayabilir. Uzmanlar, seçim yaparken ürünün içeriği, şeker ve yağ miktarı ile porsiyonuna dikkat edilmesi gerektiğini belirterek özellikle etiketlerin okunmasını öneriyor.
GAZETE PENCERE- Sıcak havalarda serinlemek isteyenlerin en sık tercih ettiği yiyeceklerden biri olan dondurmada, lezzetin yanı sıra içeriğe de dikkat etmek gerekiyor. Uzman Diyetisyen Betül Merd, dondurmanın sağlıklı ya da sağlıksız olduğuna yalnızca ürünün adına veya görünümüne bakılarak karar verilemeyeceğini belirtti.
Dondurmanın besin değerini kullanılan malzemeler belirliyor. Süt, yoğurt veya krema ile üretilen; gerçek meyve, kakao ve kuruyemiş içeren ürünlerle yoğun şeker, glikoz veya fruktoz şurubu, bitkisel yağ, aroma verici ve çeşitli katkı maddelerinin kullanıldığı ürünler aynı besin değerine sahip değil.
Bu nedenle özellikle market alışverişlerinde ambalajın ön yüzündeki “çilekli” ya da “çikolatalı” gibi ifadeler yerine içindekiler listesinin ve besin değerleri tablosunun incelenmesi öneriliyor.
ŞERBETLİ TATLILARA ALTERNATİF OLABİLİR
Doğal yöntemlerle hazırlanan sade ve sütlü dondurmalar, doğru miktarda tüketildiğinde beslenme düzeninin bir parçası olabiliyor. Bu tür dondurmaların şerbetli ve yoğun şeker içeren tatlılara alternatif olabileceğini belirten Merd, porsiyon kontrolünün ise ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Bir top dondurmanın kalorisi için de tek bir rakam vermek mümkün değil. Kullanılan süt, krema, şeker, çikolata, kuruyemiş ve diğer malzemeler ürünün enerji değerini değiştirebiliyor.
“SUYA TUTTUM, ERİMEDİ” VİDEOLARINA DİKKAT
Sosyal medyada zaman zaman gündeme gelen, suyun altında tutulmasına rağmen şeklini koruyan dondurma videoları da tüketicilerde soru işaretleri yaratıyor. Ancak bir dondurmanın geç erimesi, tek başına ürünün sağlıksız veya doğal olmayan maddeler içerdiğini göstermiyor.
Dondurmanın erime biçiminde yağ miktarı, süt proteinleri, şeker, kuru maddeler, emülgatör ve stabilizatörler, ürünün içindeki hava miktarı, üretim teknolojisi ve saklama koşulları etkili olabiliyor. Mevzuata uygun miktarlarda kullanılan stabilizatör ve emülgatörlerin gıda üretiminde izin verilen bileşenler olduğu belirtiliyor.
DONDURMA ALIRKEN BU 4 NOKTAYA BAKIN
Dondurma seçiminde tüketicilerin özellikle dört noktayı kontrol etmesi öneriliyor. İçindekiler listesinin ilk sıralarında şeker veya şeker içeren bileşenlerin bulunması ürünün yüksek miktarda ilave şeker içerebileceğine işaret ediyor. Kullanılan yağın kaynağı da ürünün besin profilini değiştirebiliyor.
“Şekersiz”, “fit”, “light” veya “meyveli” ifadeleri ise tek başına ürünün sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor. Bu nedenle besin değerleri tablosundaki şeker ve enerji miktarının kontrol edilmesi gerekiyor. Kutulu ürünlerde ambalajın tamamının tek porsiyon olmadığı da unutulmamalı.
“MEYVELİ” YAZMASI YETERLİ DEĞİL
Ambalaj üzerinde “çilekli”, “orman meyveli” veya “mango aromalı” yazması da ürünün yüksek miktarda gerçek meyve içerdiğini garanti etmiyor. Bazı ürünlerde gerçek meyve bulunurken bazılarında yalnızca meyve aroması veya meyve preparatları kullanılabiliyor.
Uzmanlar daha kısa ve anlaşılır içerik listesine sahip, süt ürünü içeren, ilave şekeri daha düşük ve porsiyon kontrolü yapılabilen ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. Yoğurt veya süt ile meyvenin bir araya getirildiği ve ilave şeker miktarının kontrol edildiği ev yapımı dondurmalar da alternatifler arasında gösteriliyor.
Kaynak:Haber Merkezi