/

Yaşasın 1 Mayıs…

1 Mayıs, “işçi sınıfının uluslararası, birlik, dayanışma ve mücadele günü…” Tüm işçilerin uluslararası düzeyde birliğinin, dayanışmasının ve mücadele gücünün ortaya konulduğu, sermayeye karşı bir gövde gösterisi… Sınıf kardeşliğinin vurgulandığı, dünyanın özgürlük ve barış dolu geleceğini yaratacak gücün işçi sınıfı olduğunun altının çizildiği gün…

1 Mayıs, “işçi sınıfının uluslararası, birlik, dayanışma ve mücadele günü…”
Tüm işçilerin uluslararası düzeyde birliğinin, dayanışmasının ve mücadele gücünün ortaya konulduğu, sermayeye karşı bir gövde gösterisi…
Sınıf kardeşliğinin vurgulandığı, dünyanın özgürlük ve barış dolu geleceğini yaratacak gücün işçi sınıfı olduğunun altının çizildiği gün…
•••
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu (DİSK) hariç tutarsak, 1 Mayıs geçmişte sendikal hareket için bir “komünist bayramı”ydı.
Sol örgütler için “ideolojik istismar” alanıydı.
Yıllar boyunca 1 Mayıs’larda yaşanan olaylardan sonra yapılan açıklamalar hep bu yöndeydi.
Son yıllarda büyük bir şevkle 1 Mayıs’ı kutlayanlar, alanları dolduranlar geçmişte adını hayırla ağızlarına almazdı.
•••
Özellikle TÜRK-İŞ ve elbette ki Hak-İş, uzun yıllar boyunca 1 Mayıs’a karşı çıktılar.
TÜRK-İŞ, 1963 yılında çıkarılan yasalarla işçilere tanınan sendika özgürlüğünü gerekçe göstererek 24 Temmuz’u “işçi bayramı” olarak kutlamaya çalışırdı.
1 Mayıs’ı hep reddetti.
•••
1960 yılında şaşırtıcı bir gelişme oldu.
Dönemin başbakanı Adnan Menderes, işçilerin 1 Mayıs bayramını kutladı.
Kimileri bunu, Menderes’in yaklaştığını sezdiği bir askeri darbeye karşı işçilerden destek arayışı olarak değerlendirmektedir.
Menderes, 1 Mayıs 1960 tarihinde yaptığı radyo konuşmasında şöyle dedi:
“Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı, işçi kardeşlerimize elemsiz, kedersiz birçok bayramlar idrak etmelerini ve onların refah ve saadetini temenni ederken, bu gayede kendilerine her zaman yardımcı olmanın en aziz emelimi teşkil ettiğini ifade etmek isterim.”
Menderes, bu kutlamadan 26 gün sonra darbeyle iktidardan gitti.
•••
Sonra işler değişti…
TÜRK-İŞ, 1989 yılında yayımladığı bir bildiriyle, tarihinde ilk kez 1 Mayıs’ı kutladı.
Dönemin TÜRK-İŞ Genel Başkanı Şevket Yılmaz’dı.
O da 1 Mayıs’ın anlamına ilişkin açıklamalar yaptı.
Yayımlanan bildiride; “1 Mayıs, dünyada çalışanların uluslararası dayanışmasının kutlandığı, emeğin yüceliğinin hatırlatılarak anıldığı bir gündür” deniyordu.
•••
1990 yılında 1 Mayıs’ın işyerlerinde ortak bir bildiri okunarak kutlanması kararlaştırıldı.
1991’de TÜRK-İŞ Genel Merkezinde ve Bölge Temsilciliklerinin bulunduğu 9 ilde toplantılar düzenlendi.
Ayrıca tüm işyerlerinde hazırlanan 1 Mayıs Bildirisi okundu.
Bir yıl sonra, üç işçi konfederasyonu genel başkanları, 22 Nisan 1992’de TÜRK-İŞ Genel Merkezinde yaptıkları toplantıda 1 Mayıs’ın birlikte kutlanması kararı aldı. Alınan karar doğrultusunda Karayolları Genel Müdürlüğü salonunda ilk kez üç konfederasyonun katılımıyla kutlama yapıldı.
Ve 1993 yılında, İstanbul Abide-i Hürriyet alanında TÜRK-İŞ yürüyüş ve miting düzenledi.
TÜRK-İŞ 1 Mayıs’ı artık alanlarda kutluyordu.
Bunu 1994 yılında üç işçi konfederasyonun yaptığı miting izledi.
•••
Peki ne olmuştu?
TÜRK-İŞ ve Hak-İş, geçmişte “komünist bayramı” diyerek karşı çıktıkları 1 Mayıs’a neden sahip çıkıyordu?
Sendikal tarih alanında çalışmalarıyla tanınan Aziz Çelik’e göre, soğuk savaşın ardından 1 Mayıs “muhafazakar sağ” için artık bir tehlike değildi.
Kutlanmasında sakınca yoktu.
Bazı araştırmacılar ise, bu gelişmeye, özellikle 1989 Bahar Eylemleri ile yükselen işçi hareketinin neden olduğu görüşünde.
•••
Öyle ya da böyle…
Sonuçta, Çelik’in deyimiyle büyük ölçüde “sağ muhafazakarlar”ın kontrolündeki sendikalar yıllardır 1 Mayıs’ı kutluyor.
Kimi zaman Suriye’ye sınır harekatına destek vermek için Hatay’da…
Bazen konjonktüre uygun bir başka kentte…
İçi boşaltılsa da, amacından saptırılsa da, 1 Mayıs, “sağ muhafazakar” bir iktidar döneminde artık “Emek ve Dayanışma Bayramı” olarak yasalaştı, resmi tatil ilan edildi.
•••
Yarın 1 Mayıs…
Covid-19 salgını nedeniyle, çok uzun zaman sonra ilk kez alanlarda kutlanamayacak.
Konfederasyonlar az sayıda katılımcıyla Taksim’e çıkacak.
Kazancı Yokuşu başındaki anıtın önünde, 1977 katliamında yaşamını yitirenler anılacak.
Atatürk anıtına çelenk konacak, saygı duruşunda bulunulacak.
Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşmalar yapılacak.
Geçmişte “komünist bayramı” diyerek 1 Mayıs’ı lanetleyenler, konuşmalarını “Yaşasın 1 Mayıs” diyerek bitirecek.
İşçiler, hastalık tehdidi altında canları pahasına çalışırken, milyonlarcası işlerini kaybederken, ücretsiz izne zorlanırken…
2020 yılı 1 Mayıs’ında, kelimenin tam anlamıyla yasak savılacak ve 1 Mayıs “kutlanmış” olacak.

0  0,00
Whatsapp Destek
1
Merhaba ;
Sizlere nasıl yardımcı olabilirim ?