Bir Tablonun Anlattıkları “Tatula / Beyaz Çiçek No:1”

Georgia O’Keeffe, 1887’de Sun Prairie, Wisconsin’de yedi çocuktan ikincisi olarak doğdu. New York Sanat Enstitüsü ve Chicago Sanat Enstitüsü’nde eğitim gördü. Fotoğrafçı Alfred Stieglitz’e ait olan ve Avrupa avant-garde sanatının sergilendiği galeriye 291 eserle katıldı. İlk kez, Auguste Rodin ve Henri Matisse gibi popüler Avrupalı sanatçılarla tanıştı. 1908’de Chicago’da ticari bir amaçla sanatçı olarak görev aldı. Öğretmen olarak West Texas A&M Üniversitesi’nde sanat departmanının başına geçmeye karar verdi.

1912’de Virginia Üniversitesi yaz okulunda bir resim dersine katıldıktan sonra sanatına yeniden başladı. 1924 yılında O’Keeffe, Strand’ın fotoğrafçılığından ve kameranın büyüteç lens gibi davranma yeteneğinden derinden etkilendi. Aynı yıl Alfred Stieglitz ile hayatını birleştirerek dünya evine girdi. 1930’lar ve 1940’larda popülaritesi artmaya devam etti ve 1943’te Chicago Sanat Enstitüsü’nde, 1946’da ise Modern Sanat Müzesi’nde iki retrospektifle onurlandırıldı.

1949’da, Stieglitz’in ölümünden üç yıl sonra, O’Keeffe kalıcı olarak New Mexico’ya taşındı. 1950’lerde Santa Fe yakınlarındaki iki evinden biri olan Abiquiu’daki veranda duvarının ve kapısının mimari formlarını içeren bir dizi eser üretti. 1972 yılında, görme kaybına uğradı. O nedenle artık yağlı boya resim yapamaz oldu ancak 1984 yılına dek kalem ve füzen ile çalışmalarına devam edebildi.1976 yılında, bir sanat kitabı yazdı ve kendisi hakkında bir film yapılmasına da izin verdi.

1977’de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Gerald R. Ford Amerikan vatandaşlarına verilen en yüksek onur ödülü olan Başkanlık Özgürlük Madalyası’nı O’Keeffe’ye sundu. 1985 yılında da Ulusal Sanat Madalyası ile ödüllendirildi. 1986 tarihinde 98 yaşındayken Santa Fe’deki evinde vefat etti, cenazesi isteğine uygun olarak Pedernal Dağı üzerinde yakıldı ve külleri rüzgârda dağıtıldı.

Eserleri arasında 2014 senesinde Sotheby’s Amerikan Sanatı müzayedesinde 44.405.000 dolara alıcı bulan ve bu fiyatıyla bir kadın sanatçıya ait en pahalı eser ünvanını alan meşhur Jimson Weed / White Flower No. 1 (Tatula / Beyaz Çiçek No:1) bulunuyor. Georgia O’Keeffe’in 1932 senesinde yaptığı resimdeki beyaz çiçek, bizim boru çiçeği olarak bildiğimiz Tatula. Sanatçının ulvi bir güzelliğe ulaştırdığı bu güzel ama zehirli, halüsinatif çiçek, 122x102 cm ebatlarındaki tuvalin neredeyse tamamını saf beyaz tonları ve kadifemsi yapraklarıyla dolduruyor.


Burada Tatula sanki üç boyutlu değil de resim yüzeyine bastırılmış, arkasında görünen mavi gökyüzünün üstünde süzülen bir desene benziyor. Bu eserde, her zaman kullandığı standart tuvallerden daha büyük bir tuval kullanan O’Keeffe titizliği ve mükemmel tekniği ile ikonik ve zamansız bir esere imza atmış.

Çiçek resimleri, O’Keeffe’in sanatsal üretiminin sadece yüzde beşini oluşturmalarına rağmen en geniş kitlelere ulaşmış ve sanatçıyla özdeşleşmiş eserleridir. Neden çiçekleri bu kadar büyük çizdiği konusunda çok soru alan sanatçı, 1944’te bir sergi kataloğu için kaleme aldığı yazısında amacını şöyle özetler: “Bir çiçek nispeten küçüktür. Herkesin çiçekle – çiçek fikriyle ilgili çağrışımları vardır. Çiçeğe dokunmak için elinizi uzatırsınız – onu koklamak için eğilirsiniz – belki de neredeyse düşünmeden dudaklarınızla ona dokunursunuz – veya birisini memnun etmek için ona bir çiçek verirsiniz. Gene de – bir şekilde – kimse çiçeği görmez – gerçek anlamıyla – çünkü o çok küçüktür – ve bizim hiç zamanımız yoktur – oysa arkadaş sahibi olmak gibi görmek de zaman alır... O zaman kendi kendime dedim ki: – gördüğümü resmedeceğim – çiçeğin benim için ne anlam ifade ettiğini resmedeceğim - ama onu büyük çizeceğim ve insanlar ona bakmak için zaman ayırdıklarında şaşıracaklar.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
Kubilay Kaptan Arşivi